Nusaybin’de Newroz ateşi yakıldı: Nusaybin’in tarihi Efrin’e ışık tutuyor 2018-03-21 13:25:21   MARDİN - Nusaybin’de iki yıl aradan sonra Newroz ateşi “Biji berxwadana Efrin’e”  sloganıyla yakıldı. Seçilmişlerin cezaevlerinden gönderdiği mesajda, “Nusaybin tarihi Efrin’de ki direnişe ışık tutuyor. Dün nasıl ki o ruh Kobane’de birleşti bugün de o ruh Efrin’de mücadele ediyor” denildi.    Mardin’in Nusaybin ilçesinde iki yıl aradan sonra gerçekleştirilen Newroz kutlaması devam ediyor. Cigerxwin  Parkı’nın yanında “Newroz’da direnişini büyütelim, Efrin’de zaferi kazanılım” şiarıyla gerçekleştirilen kutlama, Newroz ateşinin yakılmasıyla doruğa ulaştı. Heronların da takip ettiği alanda ilk olarak HDP Mardin İl Eşbaşkanı Ferhat Kut, konuştu. Newroz için yapılan hazırlıklara değinen Kut, “İki senedir yapılmayan Newroz’un bu yılda yapılmamasını istediler. Ama biz buna izin vermedik. Nusaybin halkı buna izin vermedi. Bugün de bütün baskı ve zulümlere rağmen bu alanda toplandık” dedi. Daha sonra konuşan HDP İl Eşbaşkanı Ali Sincar, bütün baskı ve engellemelere rağmen halkın alanı doldurduğunu vurgulayarak, Nusaybin halkının Newroz’unu kutladı.   Nusaybin’in tarihi Efrin’e ışık tutuyor   Sonrasında Kocaeli Kandıra F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP Mardin Milletvekilli Gülser Yıldırım’ın Nusaybin Newrozu’na gönderdiği mesaj okundu. Gülser’in mesajı şöyle: “Direniş ve özgürlükle anılan kentin Newroz Bayramı’nı kutluyorum. Nusaybin tarihi boyunca bir an bile zulme ve baskılara boyun eğmedi. İki yıldır yapılanlara da eğmedi. Bugün eminim ki her şeye rağmen o alanları yeniden doldurdunuz. Kürtleri yok etmek isteyen sanıyor ki Kawa sadece bir insandır. Ama Kawa yüreği özgürlük ateşi ile atan herkestir. Nasıl ki Kawa o meşalesi ile özgürlüğü halka sunduysa bugün de biz onun mirasını asla yerde bırakmayacağız. Onun özgürlük ateşini her zaman büyüterek mücadeleye devam edeceğiz. Nusaybin tarihi Efrin’de ki direnişe ışık tutuyor. Dün nasıl ki o ruh Kobane’de birleşti bugün de o ruh Efrin’de mücadele ediyor. Bugün o direniş sesimiz Efrin’den çıkıyor. Bugün Kürdün toprağına el koymak yağmalamak isteyenlere karşı direnişimiz bir olsun dinmeyecektir. Dehaklara karşı Kawa’nın direnişi sonuna kadar devam edecektir.”   Nusaybin tarihiyle direnmeye devam edecek   Daha sonra Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Nusaybin Belediye Eşbaşkanı Sara Kaya’nın mesajı okundu. Sara’nın mektubunda da şu ifadelere yer verildi: “Nusaybin halkının Newroz’u kutlu olsun. Gözlerinde güneş ve ışık olan Nusaybin’in gençleri ve çocukları. Sizin direnişiniz ve iradeniz karşısında eğiliyorum. Her ne kadar yanınızda olamasam da alanlarda yine coşkuyla her şeye rağmen direndiğinizi biliyorum. Umut ediyorum ki çok yakın bir zaman da o alanlarda birlikte Newroz’u kutlayacağız.”   Newroz ateşi yakıldı.   Cezaevlerinden gönderilen mesajların ardından HDP Diyarbakır Milletvekilli Feleknas Uca’nın da aralarında bulunduğu heyet, alanda bulunan Newroz ateşini zılgıt ve “Biji berxwadana Efrin’e” sloganıyla yaktı. Sonrasında Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanları Sebahat Tuncel, Mehmet Aslan, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Leyla Güven ve TJA aktivisti Ayla Akat Ata ile diğer tutsak vekillerin Nusaybin Newrozu’na gönderdiği mesaj okundu.    Yanmayı bilmeyenler doğmayı bilmezler   Mesajda şöyle denildi: Bir kez daha savaşa, zulme inat direniş ve baharın bayramında buluştuk. Efrin’den İstanbul’a kadar her yerde ve özgürlük için atan her yürekte Newroz ateşinin sıcağı var. Kürt halkının nice acılar, ölümler ve büyük direnişlerin ikliminden geçerek yaşama ve bahar yeniden kavuşmasına tarih tanıktır. Newroz, yaşama, bahara sevdalı bir halkın ve tüm Mezopotamya halklarının küllerinden yeniden doğuşudur. Yakılan her ateşin kıvılcımında, alevinde yeniden yükselişidir. Yanmayı bilmeyenler, doğmayı bilemezler. Her Newroz ateşi ile yanan ve yeniden doğan halkımız bir kez daha var olmanın taze ruhuyla yaşama ve tarihe selam duruyor. Zalim krallar, sultanlar, diktatörler zamanın karanlığını göçüp giderken geleceğin aydınlığına yürüyen halklardır.   Halklar tarihini kendi yazıyor   Yüzyıllar boyunca harlanan Newroz ateşi, bu hakikatin şahididir. Bugünün zalim Dehaqları da ait oldukları karanlığa gömülecek ve halklarımız Newroz’laşarak bugünün ve geleceğin parlayan hakikati olacak. Türkiye’de, Kürdistan’da, Suriye’de her yanı savaş, ölüm, sürgün zulmüne boğan zalim iktidarlar, Dehaqların tarihini yeniden yazmak için uğraşıyor. Ama artık zalimler de mazlumlar da eskisi gibi değil. Başta Kürt halkı olmak üzere bölgenin özgürlüğe, insanca yaşama susamış halkları, kaderini kendi belirliyor, tarihini kendi yazıyor. İşte bugün Efrin’de kadınıyla, çocuğuyla, yaşlısıyla, genciyle halk az görülür bir zulüm ve saldırganlık karşısında geleceğini belirleme hakkından vazgeçmiyor. Hiçbir ordu, istila ve zalimlik, halkların varoluş iradesini kıramaz. Bugün Kürt halkına karşı düşmanlıkla güç devşirdiğini sananlar bir halkın ölümü ve acısına alkış tutup, sevinç naraları atanlar bilmeli; Tarih onları asla affetmeyecek ve gelecek hakkı tanımayacak. Her yerde ve her yürekte Efrin için, özgür halk, özgür yaşam için yanan ateş Firavunları, Nemrutları, Dehaqları kül ettiği gibi, bugünün zalim iktidarını da külleri ile birlikte geçmişe savuracak.   Bu yıl Newroz ateşinin en güzeli  Efrin’de işgale, zulme, günümüzün Dehaqlarına karşı halkların yaktığı direniş ateşi oldu. Toprağını korumak ve özgürlüğünü sağlamak için Efrin halkının yaktığı ateş, tarihi direniş, dünya halklarının umudunu büyüttü. İnsanlık onuru için direnen halklara selam olsun.    Birlik olunursa kazanım büyük olur   Kürt halkının varlığına, özgürlüğüne yönelik, Kürdistan’ın dört parçasında büyük saldırılar yaşanmaktadır. Ortadoğu’da Kürdistan halklarının kendi kendini yönetmesi ve statü elde etmesi, AKP-MHP faşist ittifakı tarafından engellenmek istenmektedir. Buna karşı verilecek en iyi cevap, Kürt halkının ulusal birliğinin bir an önce sağlanması olacaktır. Eğer Kürtler birlik olursa kazanımları da o kadar büyük olacaktır. Newroz bunun için bir dönüm noktası, yeni bir başlangıç olabilir, olmalıdır.    Değerli halklarımız ve değerli emek, demokrasi güçleri, sevgili kadınlar, gençler, çocuklar;   Newroz umuttur, Newroz direniştir ve çağrıdır. Newroz ateşi en karanlık, en zor anlarda çıkışı gösteren umut, inanç ve direnç meşalesidir. Halklarımız karanlık ve dar bir koridordan geçiyor olabilir ama bu yürüyüş durmaz, durdurulamaz. Yarına ve halkların bahar ve zafer bayramına, karanlığa inat ateşi ve güneşi avuçlarında taşıyanlar, durmadan yürüyenler ulaşabilir ancak Newroz bu yürüyüş ve direncin sözüdür, eylemidir. Kürt halkı ve demokrasi güçleri Newroz ateşinde parlayan ölümsüz şehitleri unutmayacak. Halkların özgürlüğü, onurlu barışı için yıllardır tecrit ve işkence düzenine direnen Sayın Abdullah Öcalan’ı ve çekilen acıları ödeyen büyük bedelleri aklından çıkarmayacak. Halklarımız geleceği için güvenle, cesaretle yürüme ve özgür ülke, demokratik birliğe ulaşma mücadelesinden vazgeçmeyecek. İnanıyoruz ki direnen ve birleşen halklar kazanacak.   Halkların eşit ve özgür geleceğine yönelik AKP ve MHP faşizminin yürüttüğü işgal saldırıları her ne kadar ortak geleceğimizi tehdit ediyor olsa da zulmün olduğu her yer de özgürlük bilinci ve inancı ile kendini donatan çağdaş Kawalar bu faşizme karşı her ne pahasına olursa olsun direnecektir. 5 Nisan 2015 tarihinden bu yana, Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan’a uygulanan ağırlaştırılmış insanlık dışı tecrit politikaları ile birlikte halklarımızın özgür geleceği susturulmaya çalışılarak teslimiyet dayatılmaktadır. 5 Nisan 2015 tarihinden beri tecrit politikası ile ülkemiz ve halklarımız adeta bir savaş yaşamaktadır. Eğer bu savaş Sayın Öcalan üzerinde sürdürülen tecrit ile başladıysa Sayın Öcalan’ın üzerinde ki tecrit ve esaretin kırılması ile coğrafyamız barışa ve huzura erişebilir. Bunun için savaşa karşı tüm Türkiye halkları öncelikli olarak Sayın Abdullah Öcalan'ın üzerinde ki ağırlaştırılmış insanlık dışı tecrit politikalarına karşı çıkarak AKP ve MHP'nin savaş ve işgal operasyonlarına karşı durmalıdır.    Barış halaylarında buluşacağız   Bu temelde direnişin, dirilişin ve baharın coşkusu ile tüm halkımıza ‘Mutlaka kazanacağımızın’ sözünü veriyoruz. İçeride de olsak, dışarıda da olsak özgürlük mücadelemizin iradesini dimdik ayakta tutuyoruz. Halkımızla barış halaylarında buluşacağımız bizler de beton duvarlar arasında yaktığımız Newroz ateşleriyle, zılgıtlarımızla, halaylarımızla, sloganlarımızla katılıyoruz aranıza. Her yer bahar oluncaya, özgürlük bayramında buluşuncaya kadar her yer direniş, her yer Newroz. Hepimizin yeni günü, direniş ve diriliş bayramı kutlu olsun. Newroz’a we piroz be.”   Okunan mesaj sırasında sık sık “Biji Serok Apo” sloganı atıldı.    Sonrasında Koma Rosida Müzik Grubu sahneye çıktı. “Her yer Efrin her yer direniş” sloganı eşliğinde çekilen halayların ardından HDP'li vekil Feleknas Uca konuşmasını yapmak üzere sahneye çıktı.   Feleknas: Nusaybin halkına borçluyuz   Uca, yıllardır bu halk ve özgürlük için bedel verenlerin bu alanda olduğunu ifade ederek, “Newroz Mazlum Doğandır, özgürlük günüdür, Newroz Efrin’dir, Newroz Diyarbakır’dır ve Newroz Kürt halkının günüdür. Özgürlük ateşinin yakıldığı bu gün hepimize kutlu olsun. Özgürlük için evlerini toprağını bırakmayan katliamlara karşı ayakta duran Nısêbinâ Rengin sizin direnişiniz önünde eğiliyoruz. Biz Nusaybin halkına borçluyuz. Yürekleri acı ile dolan ama yine de bu alanda olmaktan anneler iyi ki varsınız. Sizde biliyorsunuz ki Nusaybin tarih boyunca Newroz’u kutladı, yaşadı. 90’lardan bu yana Nusaybin halkı hala direniyor halen ayakta ve baskılara karşı boyun eğmiyor. Sizi ne katliamlar ne de bu saldırılar durdurdu. Bunlara karşı da varız, vardık var olacağız demeye devam ediyor. Bizim sizle başımız dik. Bizler size ve direnişinize hayranız. Biz Gülser Yıldırım ve Eşbaşkan Sara Kaya şahsında zindanda dört duvar arasında bulunan bütün vekillerin ve seçilmişlerin Newroz’unu kutluyoruz. Biz hepimiz bu günleri beraber göreceğiz. O zindanların kapısı açılacak. Sayın Öcalan üzerinde ki tecritte kalkacak” dedi.   Ankara barış isteseydi İmralı’ya giderdi    Bu direnişin sonuna kadar süreceğini kaydeden Feleknas, şöyle devam etti: “Baskı ve zulümlerle sesimizi kısmak istiyorlar. O yüzdendir bu saldırganlıkları ama biz de onlara diyoruzki; Biz Kürdüz bizim başımız dik. Biz kimsenin lafına göre Kürt değiliz, biz kendi kimliğimiz kendi direnişimiz ile Kürdüz. Bizim başımız sizin varlığınız ve fikirlerinizle her zaman dik. Bize ‘Köle olun diyorlar, kendi dilinizden vazgeçin’ diyorlar. Biz de onlara bu kefeni çoktan yırtık diyoruz işte bu yüzden bugün ayaktayız. Ne katliam ne zindan ne de işkencelerle Kürt halkının iradesini kıramazlar. Ayağa kalkıp bu özgürlüğü getirecek olan bu halktır. Bu halk barışı da zindanların kapılarını da açacaktır. O kadar acı ve katliam gördünüz ama devam edecek olan direnişle gelecek olan barış ve özgürlük günlerini hep birlikte göreceğiz. Eğer ki Ankara barış isteseydi İmralı’ya giderdi. Çünkü barış sadece Sayın Öcalan’ın elinde. İki üç yıl önce verilen mesajlar yeniden okunsun ve ona göre dersler alınsın. Efrin Nusaybindir, Efrin Diyarbakır’dır. Bu yüzden onlarca ulus orada yıllarca yaşadı. ÖSO Şengal’de Kobane’de yaptığı katliamı bugün Efrin’de yapmak istiyor. Kimse Efrin halkını toprağından çıkaramaz. Gün gelecek o topraklarına geri dönecektir.  Bugün Newroz Kawa Dehaklara karşı direndi, bugün Kawa milyonlarca insanla yaşıyor ve Dehaklara karşı ayakta direniyor. Bu yüzden siz ne kadar Efrin’de Kawa’nın heykelini yıksanız da Kawa bugün milyonlarca insanı yüreğinde var. Onun o direniş ve özgürlük ateşi milyonlarca Kürt gencinin içinde atıyor. Hepinizin Newroz’u kutlu olsun. Ne oyunlara ne de provokasyonlara gelelim. Hep birlikte özgürlük halayları çekelim.”