Kayıp yakınları 476.haftada kayıplarının akıbetini sordu 2018-03-24 15:29:07     DİYARBAKIR - İnsan hakları savunucuları ve kayıp yakınlarının 476’ıncı haftasında sürdürdüğü “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eyleminde bu hafta, 1995 yılından gözaltına alındıktan sonra kaybedilmesi nedeniyle AİHM’in Türkiye’yi mahkum ettiği Ali İhsan Dağlı’nın akıbeti soruldu.   Diyarbakır’da, İnsan Hakları Derneği (İHD) yöneticileri ve kayıp yakınlarının her hafta düzenlediği “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” başlıklı oturma eyleminin 476’ıncısı gerçekleştirildi. İHD Şube binasında yapılan eyleme çok sayıda kayıp yakını katıldı. Salona farklı tarihlerde kaybedilenlerin resminin yer aldığı pankart serilirken, aileler ise ellerinde kaybolan yakınlarının fotoğrafını taşıdı.   Eylemde konuşan İHD Kayıp Komisyonu üyesi Adnan Örhan, 476 haftadır aynı taleplerle eylemlerini gerçekleştirdiğini ifade etti. Örhan, “Bıkmadan usanmadan adalet yerini buluncaya kadar yakınlarımızın akıbetini sormaya devam edeceğiz. Bizler yakınlarımızın alınmasına hep karşı çıktık fakat o faşistler bir şekilde yakınlarımızı bizden aldılar. OHAL nedeniyle 80 haftadan fazladır eylemimizi bina içerisinde gerçekleştiriyoruz. Çok demokratik bu talebin dışarıda yapılmasına izin vermiyorlar. Ne şart ve koşul olursa olsun oturma eylemimizi devam ettireceğiz” diye belirtti.    Cezaevinde yaşanan hak ihlalleri soruldu   Derneklerine yapılan başvurularla, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin arttığına dikkat çeken Örhan, hiç kimsenin tutukluların haklarını gasp etme hakkına sahip olmadığını kaydetti. Örhan, Adalet Bakanlığı’na çağrıda bulunarak cezaevlerinde yaşanan ihlallerin son bulmasını istedi.    Eylemde bu hafta, Diyarbakır’ın Silvan ilçesine bağlı Eşme köyünde, 1995 yılında gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Ali İhsan Dağlı’nın akıbeti soruldu. İHD Kayıp Komisyonu üyesi Hasan Yalçın, Ali’nin kaybedilme hikayesini şöyle paylaştı:    ‘Ali’den bir daha haber alınamaz’   “Ali İhsan Dağlı, 14 Nisan 1995 tarihinde köylerinde çıkan bir çatışma sonrasında 7 PKK’li ile birlikte gözaltına alındı. Gözaltına alınmasına şahit olan köy muhtarı aktarımlarına göre Dağlı önce Hişkamergê Köyüne götürüldü. Yarım saat burada bekletildikten sonra ise bir helikoptere bindirilerek Silvan Jandarma Komutanlığına götürüldü. Dağlı’nın köyden çıkartılırken kurşun yarasından dolayı gömleğinin kanlı oluğuna şahit olunur. Köy muhtarı ertesi gün serbest bırakılır. Ancak Ali İhsan Dağlı’dan bir daha haber alınamaz.     Dağlı’nın gözaltına alınmasının ardından ailesi her türlü girişimde bulundu, ancak sonuç alınamadı. 24 Nisan 1995 yılında babası Mehmet Dağlı tarafından DGM Savcılığı’na yapılan başvuruya, oğlunun gözaltına alınmadığı yanıtı verilir. Yine Evrensel Gazetesi’nin 11 Ekim 1995 tarihli haberine göre, ailenin İHD’ye başvurmasından dolayı köy güvenlik güçleri tarafından basılır ve aile askerler tarafından tartaklanır.”   ‘AİHM Türkiye’yi mahkum eder’   Gazetenin, Ali’nin gözaltında çekilmiş fotoğrafına yer vererek,  “İşte Kayıp” başlığıyla servis ettiği haberi ile Ali’nin gözaltına alındığının belgelendiğini söyleyen Hasan,  “Yayınlanan fotoğrafta Dağlı’nın sol elinin sarılı vaziyette olduğu görülür. Ailesi çekilmiş bu fotoğraf dışında kayıp Ali İhsan Dağlı’ya ilişkin başka bir somut bilgiye ulaşmaz. 16 Ekim 1995 tarihinde bu fotoğraf şubemize gelen ailesi tarafından teşhis edilir. Aile, Ali İhsan Dağlı’nın kaybedilmesine ilişkin davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) götürür. AİHM, Türkiye’yi Ali İhsan Dağlı’nın kaybedilmesinden dolayı mahkûm eder” diye devam etti.      Eylem beş dakikalık oturma eylemi ile sona erdi.