Özgürlükçü Demokrasi okuru: Bu bizim değil onların sonu 2018-03-30 09:45:01   İZMİR - Kayyım atanan Özgürlükçü Demokrasi okurlarından Alev Özkeleş, Efrin'den sonra iktidarın rahatsızlığının daha da arttığını belirterek, “Hiç umutsuz değiliz. Bu bizim değil onların sonu. Ne kayyıma ne de bu sürece alışmayacağız” dedi.    İstanbul Beyoğlu'nda önceki gün Engin Basın Yayın San. Tic. Ltd. Şti. bünyesinde çıkan Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin merkez bürosu ve gazetenin basımının yapıldığı Gün Matbaacılık Reklam Film Basın Yayın Tanıtım San. Tic. Şti'ye yapılan baskın sonrası Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konulması ve kayyım atanmasına ilişkin toplumun her kesiminden tepkiler gelmeye devam ediyor.   Gazetenin İzmir'deki okuyucusu, Alev Özkeleş, son dönemlerde muhalif tüm kesimlere yönelik artan baskılara dikkat çekti. Basına dönük baskıları “Tek tipleştirme çabası” olarak nitelendiren Alev, Efrîn’e dönük saldırılardan sonra çıkan haberlerin iktidarı rahatsız ettiğini söyledi. İktidarların her sıkıştığında basını hedef aldığının altını çizen Alev, "Hiç umutsuz değiliz. OHAL süreci bize birçok şeye alışma süreci gibi lanse edilse de kayyıma alışılması anlamına gelmiyor bu. Acılarımız ortak, bu nedenle alışmanın yerine tepkilerimizi net bir şekilde ortaya koymamız gerekiyor" dedi.   ‘Efrin’den sonra rahatsızlıkları arttı’   Basını susturma yoluyla gerçeklerin görülmesine engel olunmak istendiğini vurgulayan Alev, tepki gösterilmezse halkın daha da üzerine gidileceğini uyarısında bulundu. Alev, şöyle devam etti: "Birçok belediyeye kayyım atandı. Şimdi de gazetelere atanıyor. Bu aslında tecridin kolaylaştırılması için yapılan bir şey. Kayyımlar halk tarafından isteniyormuş gibi yansıtılıyor. Benim istediğim ve fikrim bu. Siz de bunu okuyacaksınız' demek tek tipleştirme politikasıdır. Bunu da bütün devlet organizmasıyla yapıyor. Cezaevlerinde, dışarda, kadın üzerinde, basın üzerinde uyguluyor. ‘Bıçak kemikte’ diye bir şey var. Bu bizim değil onların sonu. İnanılmaz derecede ekonomik sorun ve kimlik sorunu var. Hele Efrîn meselesinden sonra yapılanlardan rahatsız ki böyle bir yol izliyor.’