Kadınlar Kültür Üniversitesi’nde: Alara’nın ölümünde sorumlu kim? 2018-03-30 15:14:37   İSTANBUL – Üniversiteli Kadın Meclisleri, şüpheli olarak hayatını kaybeden Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Alara Karademir için üniversitenin Şirinevleri’deki kampüs kapısına karanfil bıraktı. Alara’nın hocası Yrd. Doç. Dr. Hasan Attila G.’nin odasında bulunduğunu, ancak Hasan Attila’nın “intihar etti” iddiasında bulunduktan sonra serbest bırakıldığını hatırlatan kadınlar, “Alara’nın ölümünden kim sorumlu?” diye sorarak adalet istediklerini belirtti.   İstanbul Üniversiteli Kadın Meclisleri, Ankara’da bir okul gezisi sırasında akademisyen odasında yaralı halde bulunan ve ardından yoğun bakıma alınan ancak tüm müdahaleleri rağmen hayatını kaybeden Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Alara Karademir’i üniversitenin Şirinevler’deki Hukuk Fakültesinde andı. Alara’nın ölümünde odasında bulunduğu aynı fakülteden hocası Yrd. Doç. Dr. Hasan Attila G.’nin gözaltına alındıktan sonra “intihar” iddiasını öne sürdüğü ifadesinin ardından serbest bırakılmasını protesto eden kadınlar, ellerinde Alara’nın fotoğraflarını ve karanfiller taşıyarak  “Alara için adalet arıyoruz”, “Alara için susmayacağız” sloganları attı.   Sorumlu kim?   Üniversiteli Kadın Meclisleri adına basın açıklamasını okuyan Beyza Aksoy, Alara’nın “intihar ettiği” iddiasına dikkat çekerek, olayın tam olarak aydınlatılmasını istedi. “Alara’nın ölümünden kim sorumlu?” diye soran Beyza, “Şüpheler var. Biz orada neler yaşandığını bilmiyoruz. Alara’nın bulunduğu odada neler yaşandı? Biz bunun peşindeyiz. Gerçeğin açığa çıkarılmasını istiyoruz. Her eksilişimizde sesimizi daha da gür çıkartacağız. Durmayacağız. Üniversitelerde, hayatın her alanında kadına yönelik her türlü düşmanca tavrın karşısında bir arada olup mücadelemizi yükselteceğiz” dedi.   ‘Kadınlara yapılanlara sessiz kalmadı’   Alara’nın kadın mücadelesi içinde olduğunu hatırlatan Beyza, “Daha birkaç gün önce sosyal medyada Gülay’ın uğradığı mobbinge karşı çıkıyordu. Ona ‘diren’ diye seslenmişti. Alara kadınların uğradığı haksızlıklar karşısında sessiz kalmadı, biz de kalmayacağız. Adalet mücadelesinde Alara’nın ailesinin ve arkadaşlarının yanında olacağız. Olayın ayrıntıları açığa çıkarılsın. Alara için adalet istiyoruz. Bu olayın peşini bırakmayacağız” diye konuştu.   Kadınlar açıklamanın ardından ellerindeki karanfilleri ve Alara’nın resimlerini üniversitenin kapısına bırakırken, yoldan geçen kadınlar alkışlarla gruba destek verdi.   Ne olmuştu?   İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Başak Alara Karademir, geçen hafta okulun Ankara’ya düzenlediği gezide, hocası Yrd. Doç. Dr. Hasan Atilla G.’nin odasında yaralı halde bulunmuştu. Alara hastaneye kaldırılırken, gözaltına alınan akademisyen, “Kapıyı açamazdım. İçeriden kilitliydi” iddiasında bulunmuş, savcılığın tutuklama talebine karşılık çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Hasan Attila G.’nin serbest bırakılmasına itiraz ettiklerini söyleyen Alara’nın ailesinin avukat Aslan Abid Uğuz ise “H.A.G. ‘Kapıyı açamazdım. İçeriden kilitliydi’ demişti. Ama o kapı dışarıdan da açılabiliyor. Bunu test ettik. Kavga sesleri duyulmuş. Kızın özür dilemesiyle ilgili H.A.G. bir şey demedi. Bu şüphelerin aydınlanması gerekiyor” demişti.   Şüpheli kadın ölümleri ve intihara sürüklenme   Kadınlar, kadın intiharlarının “intihar” denilerek geçiştirilemeyeceğinin, bu tür ölümlerini mutlaka şüpheli kadın ölümleri olduğunun altını çiziyor. Konuya ilişkin yapılan araştırmalarda “intihar süsü” verilen şüpheli kadın ölümlerinde kadınların büyük çoğunluğunun yakını erkekler ya da tanıdıkları erkeklerce katledildiği ortaya çıkarken; kendi kararıyla yaşamına son vermiş kadınlarda ise intiharın bir sonuç olduğuna vurgu yapılarak, intihara sürüklenmenin altı çiziliyor.