Sabahattin Ali'nin akıbeti soruldu: Susmaktan hiç utanmadınız mı? 2018-03-31 13:10:52   İSTANBUL - Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 679'uncu haftasında 70 yıl önce gözaltında kaybedilen gazeteci, yazar ve edebiyatçı Sabahattin Ali'nin akıbeti sorulurken, kızı Filiz Ali, gönderdiği mektupta,  "Sabahattin Ali 70 yıldır kayıp. Susmaktan hiç utanmadınız mı?" diye sordu.    Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerden hesap sormak için 679'uncu kez Galatasaray Lisesi önünde bir araya geldi. Eylemde, "Failleri belli kayıplar nerede?" yazılı pankart açıldı ve karanfiller bırakıldı. Eylemde bu hafta, 70 yıl önce gözaltında kaybedilen gazeteci, yazar ve edebiyatçı Sabahattin Ali'nin akıbeti soruldu. Sabahattin Ali'nin fotoğraflarının yer aldığı eyleme CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren, ÖGİ Sözcüsü Hakkı Boltan,  HDP İstanbul il yöneticileri ve çok sayıda gazeteci katıldı.    'Sabahattin Ali bugün en çok okunan edebiyatçılardan'   Eylemde konuşan 1980'lerde kaybedilen Hayrettin Eren'in kardeşi gazeteci Faruk Eren söz aldı. 70 yıl önce Sabahattin Ali'nin kaybedildiğini söyleyen Faruk, "Topluma sanat ve estetik bulaştırmanın sosyalist olmanın bedelini canı ile ödeyen aydınlarımızdan biriydi.  Sabahattin Ali kaybedildiği dönemde baskı vardı yine basının üzerinde bugün olduğu gibi baskılar vardı. Bugün dışarıda kalan birçok gazeteciye ilham olan bir gazete çıkardılar Marko Paşa. Bu gazetelerin adı değişse de hakikati anlatmaya devam ettiler. Onlar bu gazeteleri çıkardılar. Onlar ısrarla topluma hakikati anlatmaya devam etti. Tıpkı bugün olduğu gibi birçok gazeteci arkadaşımız bugün tutuklanıyor, baskı altına alınıyor.  Son olarak Özgürlükçü Demokrasi'ye kayyım atandı. Sabahattin Ali bugün en çok okunan edebiyatçılardan. Unutulmasın. Bugünün medyası da yarına hakikatleri bırakıyor" dedi.   Ardından Sabahattin Ali'nin kızı Filiz Ali'nin gönderdiği mektup okundu. Mektupta Filiz, Sabahattin'in ölüm haberini neredeyse bir yıl sonra aldıklarını ifade ederek, her şeyin usulüne göre hazırlandığını gördüklerini belirtti. Filiz mektubunun devamında, "Sabahattin Ali gibi tanınmış, sevilen bir yazarın hunharca öldürülmesinin yarattığı dehşet ve korku, toplumu suskunluğa sevk ederken öte yandan her türlü muhalefeti sindirmeyi vazife bilen karanlık güçlere de cesaret verdi" dedi.    Her 10 yılda bir tekrarlanan askeri darbelerle "karanlık güçler" denilen  aslında içimizden birilerinin diğerlerini yok etmeye devam ettiğini söyleyen Filiz, "Öldürülen gazeteciler, yazarlar, sanatçılar, bilim insanlarının ardından toplumda git gide derinleşen ve hiçbir biçimde tedavi edilemeyecek yaralar açıldı" diye belirtti.   'İnsan hafızası unutmaz'   "70 yıl sonra gelinen noktada toplum, pasifize edilmiş, her türlü haksızlık, hukuksuzluk, cinayet ve dehşeti kanıksamış durumdadır" diyen Filiz, "Ne var ki, güneşin her sabah doğması kadar doğal ve değişmez bir gerçek var evrende. Hafıza. İnsan hafızası, kaybolan, yok edilen hiçbir değerimizi unutmaz. Onlar, bu kayıp değerler, hiç umulmadık bir yerde, umulmadık şekilde toplumun karşısına çıkar ve, 'Susmaktan hiç utanmadınız mı?' diye sorar" dedi.   'Sabahattin Ali'nin ölümüne ilişkin gerçekler anlatılmalı'   Eylem, Cumartesi İnsanları'ndan Gönül Sonbahar'ın basın açıklamasını okumasıyla devam etti. Gönül, Sabahattin'in akıbetinin bugüne kadar ortaya çıkartılmadığını belirterek,  "Sabahattin Ali'nin 70 yıldır gözaltında kaybedildiği ortada. Cenazesi de ortada değil, mezarının yeri açıklanmadı. 70 yıldır devam eden bu zulüm sona erdirilmeli. Sabahattin Ali'ye ilişkin gerçekler kamuoyuna anlatılmalıdır. Sabahattin Ali'nin başına gelenler 70 yıldır tüm açıklığı ile bilinmese de onun bir devlet komplosu sonucunda öldürüldüğü ve bedeninin kaybedildiği herkesin bildiği bir sır olmaya devam etti" diye konuştu.    'Sabahattin Ali ile ilgili  bilgiler kamuoyuna açıklanmalı'   Gönül, son olarak şöyle dedi: "70 yıldır süren bu inkâr ve adaletsizlik artık son bulmalı; zamanaşımı zırhının arkasına gizlenmeden Sabahattin Ali'nin mezar yeri açıklanmalı ve kaybedilme süreci tüm açıklığıyla gözler önüne serilmelidir. Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'nde bulunan gizli dosyalardaki Sebahattin Ali ile ilgili bilgiler kamuoyuna açıklanmalıdır. Sabahattin Ali'nin 'Aldırma Gönül' şiirini yazdığı tarihi Sinop Cezaevi, 'Sabahattin Ali Müzesi' olmalı, kendisi ile ilgili devlet arşivlerindeki tüm 'sırlar' gün yüzüne çıkarılıp, burada sergilenmelidir. Ceza yargı sistemini muhaliflere karşı bir silah olarak kullanma geleneği son bulmalıdır. Hiç kimse hem iç hukuk hem de uluslararası hukukun güvencesi altında olan hak ve özgürlüklerini kullandıkları için ağır ihlallere maruz bırakılmamalıdır. Sevdikleri Sabahattin Ali'nin akıbetine uğrayan kayıp aileleri, Sabahattin Ali'nin okurları, onun özgür, eşit ve adil bir Türkiye idealinin takipçileri olarak hakikat ve adalet mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz."   Açıklamanın ardından eylem, Cizre ve Yüksekova'da bir araya gelemeyen kayıp yakınları ile Tahir Elçi'nin katledilmesinin hatırlanması ile  "Kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz" mesajının verilmesiyle sona erdi.