4 Nisan'a hazırlanan Amara'dan seslendiler: Engelleri tanımayacağız 2018-04-03 09:12:39   URFA - PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın yaş günü dolayısıyla adeta ablukaya alınan Amara köyünden seslenen kadınlar, misarfirlerini ağırlamaya hazır. Kardeşi Fatma Öcalan, köylerinin her yıl ablukaya alındığını belirterek, "Hiçbir zaman engelleri tanımayacağız ve bu 4 Nisan'da da Öcalan'ın doğum gününü kutlayacağız. Her zaman önderliğin ve hakikatin izin de olacağız" dedi.    Urfa'nın Halfeti ilçesine bağlı Ömerli  (Amara) köyünde 4 Nisan 1949 tarihinde doğan PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın yaş günü dolayısıyla hazırlıklar devam ederken, yakınları ve köydeki kadınlar Abdullah Öcalan ile olan paylaşımlarını anlattı.    Abdullah Öcalan'la anılarını paylaşan Gülsüm Toygur, Abdullah Öcalan ile çocukluk yaşlarından itibaren tanıştıklarını dile getirdi. Abdullah Öcalan'ın annesi Uveyş Öcalan'ın yaşamı boyunca büyük zorluklarla karşı karşıya kaldığını belirten Gülsüm, annesinin Abdullah Öcalan üzerinde büyük bir etki yarattığını söyledi. Abdullah Öcalan'ın çocukluğun itibaren kadınlara farklı bir yaklaşımı olduğunu kaydeden Gülsüm, "Serok Apo kadınlara farklı bir anlam yükleyerek yaklaşırdı. Bizler çocuk olmamıza rağmen evlerden dışarı çıkarılmaz, belli bir yaşa gelince de hemen evlendirilirdik. Serok Apo bu durumu hep sorguladı ve kadınların bugün özgürlük peşine düşmesinin yolunu açtı. Biz kadınlar onun sayesinde kendi kimliğimizle tanıştık" dedi.   Abdullah Öcalan'ın 69'uncu yaşını Kürt halkıyla kutlaması gerektiğinin altını çizen Gülsüm, Kürdistan ve Türkiye'de huzurlu günlerin ancak Abdullah Öcalan'ın özgürlüğüyle mümkün olduğunu söyledi.    'Kürt halkı 4 Nisan'da tıpkı toprak gibi canlanacak'   Abdullah Öcalan'ın kitaplarını okudukça kendisinden daha fazla etkilendiğini dile getiren Hamdiye Göktaş, kadın çözümlemelerinin kendisinde büyük değişimler yarattığını aktardı. Abdullah Öcalan sayesinde kadın çalışmalarında yer aldığını belirten Hamdiye, "Önderlikle görüşmelerin önü kesilmediği süreç içerisinde ülke huzur içindeydi. Ancak görüşmelerin kesilmesiyle birlikte yine savaşlar başladı. Türkiye bugün kaos içerisindeyse bunun tek nedeni önderliğin sözlerinin halka ulaşmamasından kaynaklanmaktadır. Önderliğin halk üzerinde büyük etkisi var ve bunun görülmesi gerekiyor. Savaşın önüne geçilmek isteniyorsa derhal İmralı kapıları açılmalı ve müzakere sürecine yeniden başlanmalıdır" diye konuştu.   Kürt halkının 8 Mart'ta ve Newroz'da verdiği mesajın iyi okunması gerektiğini vurgulayan Hamdiye, alanlarda tecride ve Efrin'e dönük saldırılara karşı verilen mesajın net olduğnu söyledi. Hamdiye, Türkiye'de yürütülen kirli savaşın bugün Suriye toprağının bütünlüğüne sıçradığını ve Efrîn şahsında büyük bir soykırımın hayata geçirildiğini ifade etti. 4 Nisan'da toprak gibi Kürt halkının da canlanacağını dile getiren Hamdiye, "Savaşı istemeyen herkes Önderlik için elini taşın altına koymalıdır. Bu kapsamda tecridi kırarak görüşmelerin önünün açılması için herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Tüm kadınlar 4 Nisan'da Amara'ya akarak Önderlik için özgürlüğü bir kez daha haykırmalıdır" diyerek herkesi köye davet etti.    'Kadınlara özgürlüğün yolunu gösterdi'   Abdullah Öcalan'ın yeğeni Elif Öcalan da, "Yine bir 4 Nisan daha geliyor. 4 Nisan kendisinin doğum günü ve insanlar onun için buraya gelip doğum gününü kutluyor. 4 Nisan'da yüzlerce insan devletin baskısına rağmen köye gelip doğum gününü kutluyor. Ben henüz 3 yaşındayken başkan bir halkın özgürlük mücadelesini vermek için buradan gitti. Ben onu sadece gazetelerden, kitaplardan ve televizyonlardan gördüm. O her zaman halkı için liderlik yapmış. Çünkü o halkının özgür olmasını istiyor. Özellikle de kadınların başkanı. Çünkü başkan kadınlar için çok şey yaptı ve kadınlara özgürlüğün yolunu gösterdi. Başkan 40 yıldır Kürt halkının özgürlüğü için savaşıyor. Kalıcı bir özgürlük için önce önderliğin özgür bırakılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.    'Görüşmeler kesilince savaş tırmandı'   Kardeşi Fatma Öcalan ise, Abdullah Öcalan üzerinde son süreçte ağırlaştırılan tecride dikkat çekerek, ailesi olarak son 3 yıldır herhangi bir görüşme gerçekleştiremediklerini anımsattı. Biran önce tecridin kaldırılması ve müzakerelerin yeniden başlaması gerektiğini söyleyen Fatma, Türkiye'nin kaostan çıkmasının tek yolunun bu olduğunu vurguladı. Fatma, "Kardeşim Öcalan ile görüşmeler kesildikten sonra saldırılar, savaş, gözaltı ve tutuklamalar çoğaldı. Bütün bu sorunları sadece Öcalan çözebilir. Biz bu saldırıların artık son bulmasını istiyoruz. Biz Kürt halkı olarak sadece özgürlüğü istiyoruz. Özgürlük herkesin hakkıdır. Bunun için de kardeşim Öcalan Kürt halkının özgürlüğü için ayağa kalktı. O her zaman zulme karşı başkaldırdı. Türk devleti özgürlük olmasın diye Öcalan'ı cezaevine koydu" dedi.    'Kadınlara dönük saldırılardan çok rahatsız olurdu'   Abdullah Öcalan'la birlikte geçen yıllarını anlatan Fatma, o yılları şu şekilde anlattı: "Bizim küçüklüğümüz birlikte geçti. O her zaman her şeyini birileri ile paylaşırdı. Biz küçükken hep beraber oynardık. O çok iyi bir insandı ve hiç kimsenin kalbini kırmazdı. O küçüklerle küçük, büyüklerle de büyük olurdu. Öcalan özelliklede kadınlara çok önem verirdi. Çünkü kadınlar her zaman ezilirdi ve onlara işkence yapılırdı. Bu durum onu çok rahatsız ederdi. Oda bu zulme karşı çıkarak kadınların var olduğunu gösterdi. Kadınlara bir yol göstericisi oldu ve kadınların özgür olmasını istedi. Eğer bugün kadınlar başkaldırıyorsa o da Öcalan sayesinde oldu."   'Engelleri tanımayacağız'   Kardeşini son olarak 3 yıl önce gördüğünü ifade eden Fatma, her görüşmede köy yaşamından bahsettiğini ve üzerine çözümlemeler yaptığını kaydetti. Fatma, "Çiçekler çıkmış mı, ağaçlar yeşermiş mi diye sorardı. Doğa yeşerdiği zaman çok mutlu olurdu. Aynı zamanda Öcalan her zaman 'Kürt halkının, kadınların ve gençlerin örgütlenmesi ve bir olması gerekiyor' derdi. Her yıl Amara da doğum günü kutlanır ancak her yılda devlet tarafından köyümüz büyük bir ablukaya alınıyor. Biz hiçbir zaman engelleri tanımayacağız ve bu 4 Nisan'da da Öcalan'ın doğum gününü kutlayacağız. Her zaman önderliğin ve hakikatin izin de olacağız. En kısa zaman da Öcalan'ın üzerindeki tecridin kalkmasını istiyoruz. Bu 4 Nisan'ın Abdullah Öcalan'ın özgür olacağı bir yıl olmasını temenni ediyorum" diyerek konuşmasını sonlandırdı.