Dersim hala 38’i yaşıyor: Mücadele etmezsek Munzur akmayacak 2018-05-06 09:01:01   Melike Aydın    İZMİR - Dersim’in hala 38’i yaşadığını belirten İzmir’deki Aleviler, “Dersim’de her zaman isyan, acı ve zulüm var. Atalarımızın verdiği mücadeleyi vermezsek Dersim yok olacak. Munzur akmayacak” dedi.    Bakanlar Kurulu tarafından 4 Mayıs 1937 tarihinde alınan kararla Dersim’de başlatılan askeri harekâtta halk soykırımdan geçirildi.  Üzerinden 81 yıl geçmesine rağmen devletin aynı zulme devam ettiğini belirten Bornova Dersimliler Derneği Yöneticisi Hanım Songül Uzundağ, devletin soykırım ve asimilasyon politikalarıyla Dersim’in doğasına ve kutsalına zarar verdiğini söyledi.    ‘Dersim’de hala isyan, baskı ve gözyaşı var’   Seyit Rıza’nın torunları olarak soykırımı ne unutacaklarını ne de unutturacaklarını vurgulayan Songül, Dersim’de hala isyan, baskı ve gözyaşı olduğunu kaydetti. Dersim’de yaşananların hala devam ettiğini söyleyen Songül, “Bu yaşa geldik hala o günlerin baskısını yaşıyoruz. Bizim suçumuz neki çocuklarımız kendi coğrafyasında rahat yaşamasınlar? Çocuklarımızı orada okula vermek istemiştik. Köylerimiz boşaltıldı ve aynı 37-38 tarihlerini 92’lerde 93’lerde yine uyguladılar” dedi.   ‘Mücadele etmezsek Munzur akmayacak’   Dersim soykırımının acısını Dersimlilerin her gün yaşadığını vurgulayan Songül, “Köylerimize giderken geçiş verilmiyor. Kutsallarımıza neden gidemiyoruz? Biz birlik beraberlik içinde olmazsak, atalarımızın verdiği mücadeleyi vermezsek Dersim yok olacak. Munzur akmayacak. Ne bir söz yaşadıklarımıza derman olabilir ne bir kalem yazabilir. Acılarımız çok büyük” diye konuştu.    Dersim’de insanların açık cezaevi koşullarında yaşadığını ve çoğu insanın her gün denetimli serbestlik yasası gereğince imza verdiğini dile getiren Songül, “Barajlar, kayyımın merkezde çocukların başını okşaması, iyi davranması, gölgesel bir gösteri var orada. Dersim’de lale resimleri ve Osmanlı yazıları asılmıştı. Dersim’i asimile etmek istiyorlar şu anda. Şehir merkezinde dolgularla parklar yapıyorlar. Oysa oralar bizim inancımızdır. Olduğu gibi bırakmalarını istiyoruz” ifadelerini kullandı.   ‘Barajlar ve orman yangınları 38’in devamıdır’   Vali’nin sempatik görünme çabasının aldatıcı olduğunu ifade eden Songül, şöyle dedi: “Barajlara kesinlikle karşı çıkılmalıdır. Orada bizim kanımız döküldü, binlerce insanımız öldü. Biz kanımızın son damlasına kadar gerekirse karşı duracağız. Barajlar 38’in devamıdır. Yine kan dökülüyor. 90’larda köyler boşaltılıp, ormanları, böcekleri yakmaya devam ediyorlar. Biz gerçekten 38’i halen yaşıyoruz. Dersim’de her zaman acı var, zulüm var, isyan var. Halen kendi yurdumuzda rahat bir yaşam yaşayamadık. Geçen gittik köyümüze aynı sorunlar yine yaşandı.”    ‘Dernekler daha fazla çalışmalı’   Dersim’den 1976 yılında göç ettirildiklerini kaydeden İzmir Dersimliler Derneği Yöneticisi Songül Duman ise, o dönem çocuk olduğunu belirtti. İzmir’e ilk geldiklerinde Dersimliler olmadığı için kendi kültürüne yabancılaştığının altını çizen Songül, “Dejenerasyona karşı Dersimlilerin öncelikle birliklerini kaybetmemeleri, örgütlenmeleri gerekiyor. Dersim’de barajlar yapılmaya çalışılıyor, oradaki mücadele tek başına yetersiz, burada da ses çıkarılmalı. Kendi kültürümüzü unutmamak için de derneklerimiz var. Buralarda dil kursları çeşitli paneller, dersler verilebilir. Dersimliler burada çok kopuk yaşıyorlar. Dernekler görevini daha çok yapmalı. Bir araya getiren faaliyetlerin arttırılması şart” dedi.   ‘Korku birleşerek aşılır’   Dersimli olmanın birçok yerde risk taşıdığını dile getiren Songül, birçok yerde ırkçı ve muhafazakâr yaklaşımların Dersimlilerin kendini inkara sebep olduğunu söyledi. Songül, “İki Dersimli bile birbirinin Dersimli olduğunu bilmeyebiliyor. Bu korkudan kaynaklı. Sistem dinci ve ırkçı. Bunu ancak bir araya gelerek güçlenerek aşarlar” diye konuştu.