Ankara katliamı davası öncesi açıklama: Öfkeliyiz 2018-07-30 13:36:25   VAN - KESK, DİSK, TMMOB ve TTB tarafından yarın görülecek olan Ankara Garı katliamı davasına ilişkin yapılan açıklamada, "Katliamın milyonların ruhunda, yüreğinde yarattığı yaralar hala geçmedi. Evet, acımız tarifsiz, hasretimiz derin. Öte yandan öfkemiz de büyük" denildi.    Ankara Gar'ında 10 Ekim 2015 tarihinde gerçekleştirilen bombalı saldırının kara duruşması yarın Sincan Cezaevi Kampüsü Mahkeme Salonu'nda yarın görüşülmeye başlanacak. Duruşma öncesi Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK),  Türk Tabipler Birliği (TTB) Van-Hakkari Odası, Türkiye Maden Mühendisleri Odaları Birliği (TMMOB) Van İl Koordinasyon Kurulu basın toplantısı gerçekleştirdi. KESK binasında gerçekleşen toplantıda açıklamayı okuyan, KESK Van Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Sezer Örenç, 10 Ekim Ankara katliamının karar duruşması 31 Temmuz-2 Ağustos günlerinde Sincan Cezaevi Kampüsü Mahkeme Salonunda gerçekleştirileceğini söyledi.    'Acımız tarifsiz'   Yaşamını yitirenleri anarak konuşmasına başlayan Sezer, "DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından 10 Ekim 2015'te düzenlenen "Emek, Barış Ve Demokrasi Mitingi"ne yönelik saldırıda 103 arkadaşımız yaşamını yitirdi. 500'e yakın arkadaşımız ise yaralandı, çok sayıda arkadaşımız farklı uzuv kayıplarına rağmen hayatlarını devam ettiriyor. Katliamın milyonların ruhunda, yüreğinde yarattığı yaralar ise hala geçmedi. Evet, acımız tarifsiz, hasretimiz derin. Öte yandan öfkemiz de büyük" diye konuştu.    'Kokteyl terör' eylemi iddiası   Acı ve öfkelerinin şiddetle bastırılmak istendiğini belirten Sezer, dönemin başbakanının "Saldırının ardından oylarımız yükseliyor" diyerek bu saldırıdan siyasi kazançla çıktıklarını ifade ettiğini hatırlattı. Devletin en tepesinden alelacele yapılan açıklamalarda katliamın birçok örgüt tarafından ortak gerçekleştirilen "kokteyl terör" eylemi olduğunun iddia edildiğini belirten Sezer şöyle devam etti:  "Ancak soruşturma ve mahkeme sürecinde bu konuda hiçbir bulgu olmadığı açığa çıkmış, bu açıklamanın devletin soruşturmayı saptırma bulandırma amacı taşıdığı netleşmiştir. Katliama göz yuman, soruşturmayı bulandıran, sorumluluğu bulunan hiçbir kamu görevlisi yargılamaya dahil edilmeyerek devletin sorumluluğunun üstü örtülmüştür. Müfettiş raporlarına ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin kararına rağmen sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hukuksuz biçimde korunmuştur. Aynı devlet 10 Ekim katliamına ilişkin haber yapan gazeteciler, katliamı protesto eden yurttaşlar ve avukatların ifadelerini almış, haklarında ceza istemiyle davalar açmıştır. Duruşmalarda 'katliam' tanımını bile duymak istememişlerdir."   Tüm delillere, dosyaya sunulan bilimsel görüşlere rağmen sanıkların insanlığa karşı suç yönünden cezalandırma talebinin göz ardı edildiğini belirten Sezer, "Katliamla ilişkili, yöneticilik konumunda olan sanıkların bir kısmı için sadece üyelikten ceza talep edilmiştir" ifadesini kullandı.    'Bu dava sürecek'   Soma katliamı davasında karar duruşmasına dair ertelemeyi hatırlatan Sezer, bu davada ise yer değişikliği söz konusu olduğunu kaydetti. Sezer, "10 Ekim katliamının karar duruşmasının Sincan'a kaçırılması manidardır. Bu davayı savcılığın oldukça eksik ve kabul edilemez mütalaasındaki bu haliyle kapatmaya çalışanlar bilsinler ki, ağıtlarımız, gözyaşımız, acılarımız ve öfkemizle yoğrulan adalet mücadelemiz hiç bitmeyecek! Katliamın tüm sorumluları yargılanana ve hak ettikleri cezayı alana kadar bu dava sürecek" diyerek açıklamayı sonlandırdı.