Sur sürecinin psikolojik sonuçları: Çocukların yüzde 80’i etkilendi 2018-10-07 16:05:14   DİYARBAKIR - Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nin Sur’da yaşanan çatışmalı sürecin çocuk haklarına etkilerine ilişkin yaptığı alan araştırması raporuna göre, Sur'da yaşanan çatışmalardan çocukların yaklaşık yüzde 80'i etkilendi.   Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi tarafından Sur ilçesinde yaşanan çatışmalı sürecin çocuk haklarına etkilerini değerlendirmek amacıyla hazırlanan alan araştırması raporu, Radisson Blu Otel'de yapılan basın toplantısıyla açıklandı. Toplantıya, kentteki sivil toplum örgütleri (STÖ), sendika, oda ve dernek temsilcileri katıldı.    Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen’in yaptığı konuşmanın ardından Diyarbakır Barosu’nun stajyer avukatları ve psikologlar tarafından ilçedeki mahallelerde ve çatışmalar sonrasında göç etmek zorunda bırakılan ailelerin yaşadıkları mahallelerde yüz yüze görüşmeler yoluyla gerçekleşen alan araştırmasının sonuçları aktarıldı.   ‘En belirgin sorun kadın, yoksulluk ve kimlik sorunu’   Alan araştırmasını yaptığı sunum ile paylaşan Prof. Dr. Melek Göregenli, Sur’da yaptıkları araştırmanın 561 aileyle bilimsel yöntemlerle gerçekleştirildiğini söyledi. Sur’da devam eden sokağa çıkma yasaklarında kadın, yoksulluk ve kimlik sorunun belirginleştiğini dile getiren Melek, Sur’daki ailelerin desteğe ihtiyacı olduğunu kaydetti.   Melek, yaptıkları alan araştırması sonuç raporunda yer alan belli başlı maddeleri şöyle paylaştı:    * Çocukların yüzde 40’a yakını okula gitmemekle, eğitim ortamının dışında bulunmaktadır; ayrıca yüzde 6’sı ise yeni okul ortamında yaşanan sorunlar nedeniyle eğitim ortamının dışında kalmıştır. Diğer nedenler de eklendiğinde çocukların önemli bir bölümünün eğitim hakkından yararlanmadığı görülmektedir.    * Çocukların yüzde 15’inde özel bir sağlık ve eğitim ortamında bulunmasını gerektiren özel gelişimsel özellikler bulunmaktadır. Yüzde 20’sinde yine özel sağlık ve eğitim ortamları gerektiren fiziksel engellilik durumu vardır.    * Katılımcılarımız, çocuklarının Sur’dan ayrılma süreci ve sonrasında ortaya çıkan sağlık sorunlarını değerlendirmişler, tümüne yakını çocuklarının fiziksel ve psikolojik sorunları olduğunu yüzde 68’i ise çocuklarının psikolojik sorunları olduğunu belirtmiştir.    * Çatışmalar sürecinde Sur’dan ayrılan katılımcılarımızın yüzde 80’e yakını evlerini, çocuklar da okullarını değiştirmek durumunda kalmışlardır. Bu değişiklik örneklemin yüzde 65’e yakını için ikiden fazla sayıda yaşanmıştır. Çocukların yüzden 70’ten fazlası iki ve daha fazla sayıda okul değişikliği yaşamıştır.   * Katılımcılarımız çatışmalı süreç sonucunda çoğunlukla şehir değiştirmemişlerdir. Başka bir yerde yaşamak zorunda kalan katılımcılarımızın oranı yüzde 15.4’tür.    * Sur’da yaşanan çatışmalı süreç sırasında ya da sonucunda çocukların yaklaşık yüzde 27’si anne ya da babasından ayrı kalmış, yüzde 15’i hem annesinden hem babasından ayrı kalmıştır. Çocukların ailelerinden ayrı kalmalarının nedenleri arasında en büyük oranı, çocuğun yaşam koşullarını güvence altına almak amacıyla başka bir yere, yakınlarının yanına gönderilmesidir.   * Araştırmamızın katılımcıları, Sur’da yaşananlar sonucunda çocuklarının genel olarak olumsuz etkilendiğini düşünmektedirler. Bir yakını kaybından evlerinin yıkılmasına kadar, çocukların yaşam koşulları fiziksel ve psikolojik koşulların bütünüyle değişmesi sonucu daha da olumsuzlaşmıştır. Sur’da yaşayan nüfusun ekonomik olarak oldukça kötü koşullar içinde bulunduğu göz önüne alındığında, çocuklar açısından sadece psikolojik etkiler değil, fiziksel yaşam koşullarının da kötüleştiği söylenebilir.   * Soru formunun bir bölümünde katılımcılara çocuklarının farklı yaşam alanları açısından, çatışmalar öncesi ve sonrası değişiklikler konusunda görüşlerini belirtmeleri istenmiştir. Bütün boyutlarda çocuklar için koşulların kötüleştiği açıkça görülmektedir. Sağlık hizmetlerine erişim ve yaşadıkları evlerin koşulları açısından görece daha küçük olan olumsuz değişimler, diğer boyutlarda çok büyük oranlarda ortaya çıkmaktadır. Çevre güvenliği boyutunda yapılan değerlendirmeler, Sur’dan sonrası yaşama çevrelerinin oldukça güvensiz algılandığını göstermektedir. Soru formlarımızda bulunan açık uçlu sorulara verilen yanıtlarda da aileler tarafından en sık belirtilen şikayetlerden biri budur: Sur’daki çatışmalar sonucunda çocukların yeni yaşama mekanlarında yeterli oyun alanı bulunmadığı, yeni okul ve yaşama çevrelerine uyum sorunları yaşandığı dolayısıyla çocukların yalnızlaştığı belirtilmiştir.   * Araştırmamızda kullanılan soru formunda, ebeveynlerden oluşan katılımcılara, Sur'da yaşanan çatışmalı süreç sonrasında, aradan uzun zaman geçmiş olmasına karşın, çocuklarının son iki haftada, bu olaylarla ilgili yaşadıkları psikolojik sorunlarla ilgili gözlemleri sorulmuştur. Önceki araştırmalarda ve psikoloji literatüründe sıklıkla kullanılan 13 maddelik bir ölçeği iki çocukları için işaretlemeleri istenmiştir. Aşağıda bu ölçeklerden elde edilen toplam sonuçlar sunulmuştur. Katılımcılarımıza ‘Lütfen son 2 haftadır aşağıda anlatılan durumları çocuğunuzun ne kadar yaşadığını söyleyiniz’ şeklinde bir yönerge verilerek çocuklarının şu anki durumlarını değerlendirmeleri istenmiştir.    * Katılımcılarımızın değerlendirmeleri genel olarak çocuklarının Sur'da yaşanan çatışmalı süreç ve deneyimleri sonucunda yaşadıkları psikolojik etkilerin aradan oldukça uzun bir zaman geçmesine karşın devam ettiğini göstermektedir.    * Nerdeyse bütün maddelerde, uyku sorunları dışında-çocukların yaklaşık yüzde 75 ile yüzde 80'i açısından psikolojik olumsuz sonuçlar devam etmektedir. Psikolojik olarak olumsuz sonuçlar gözlenmeyen çocuklar, büyük ölçüde Sur'da yaşanan çatışmalar sırasında yaşları çok küçük olan, olayları bilinçli olarak algılayamayan çocuklardır.   * Araştırmanın ikinci grup katılımcılarını Sur'da yaşanan çatışmalı süreç sırasında 16-17 yaşlarında olan gençler oluşturmaktadır. Gençlerin kendileriyle görüşülüp Sur'da yaşananlar sırasındaki tanıklıkları ve deneyimleri konusunda değerlendirmeleri alınmıştır. Önceki akademik çalışmalarda kullanılan farklı yaşam olaylarına tanıklıkları ve deneyimleri belirlemeyi amaçlayan bir soru formu aracılığıyla, gençlerden hem kendi önceki yaşamlarında deneyimledikleri hem de Sur sürecindeki yaşantılarını ve tanıklıklarını ifade etmeleri istenmiştir.    * Araştırmamıza katılan gençlerden sadece yüzde 5'e yakını, çatışma ortamında bulunmadığını belirtmiştir, daha küçük bir grubu ise çatışmalardan haberdar olduğunu ama doğrudan tanık olmadığını ifade etmiştir. Bu gençler, çatışmalar sırasında Sur'dan uzaklaşan, aileleri tarafından gönderilen çocuklardır. Gençlerin yüzde 50'si çok sık olarak çatışmalı ortamda bulunduğunu belirtmiştir.    * Gençlerin yüzde 10'a yakını şiddet içeren ve ölümle sonuçlanan saldırılara doğrudan tanık olmuştur, yüzde 21.4'ü ise bir yakınının beklenmedik ölümüyle karşılaşmıştır. Bu kayıpların ne kadarının Sur’daki çatışmalı süreç sırasında yaşandığına ilişkin bilgi bulunmamaktadır.   Katılımcılarımız, kendilerinin yol açtığı ve başkalarına zarar veren deneyimlerini ifade ederken yüzde 5'e yakın genç bir başkasına zarar verecek eylemlerde bulunduğunu belirtmiştir.   * Gençlerin yüzde 50'ye yakınının yaşadığı ev saldırıya uğramış ya da yıkılmıştır. Bu deneyimi yaşamayan gençlerin oranı yüzde 38'tir. Gençlerin yüzde 22'ye yakını ise çocukluk dönemlerinde bu deneyimi birden çok kez yaşadıklarını ifade etmişlerdir.   * Gençlerin evlerinin saldırıya uğraması ya da yıkılmasına benzer sonuçlar, okullar konusunda da görülmektedir. Gençlerin okullarının yıkılması ya da saldırıya uğraması birden fazla kez yaklaşık yüzde 10 oranında yaşanmış ve gençlerin en az yüzde 40'ı bu deneyime doğrudan ya da dolaylı olarak bir şekilde tanıklık etmiştir.   * Bir başka çarpıcı bulgu da çatışmalı süreç sırasında biber gazına maruz kalmayla ilgili deneyimler konusundadır. Gençlerin çok küçük bir bölümü, biber gazına hiç maruz kalmadıklarını belirtirken, büyük çoğunluğu birden çok kez biber gazına maruz kaldığını ifade etmiştir.