Ablukaların 3'üncü yıldönümü: Yasak ve ablukalar toplumsal depreme sebep oldu 2018-12-14 15:13:16   HABER MERKEZİ- Bölgede ilan edilen ablukaların 3'üncü yıldönümüne ilişkin bir çok kentte yapılan basın açıklamalarında, “AKP hükümetinin izlediği savaş politikaları nedeniyle yüzlerce sivil yaşamını yitirdi, kitlesel göç yaşandı. Bu politika yüzünden tarihsel hafıza yok edilerek etkileri uzun yıllar devam edecek olan toplumsal bir depreme sebep oldu” denildi.    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır, Dersim, Van ve Hakkari İl Örgütleri bölgede ilan edilen yasaklar ve  sonrasında oluşturulan ablukaların 3'üncü yıldönümüne ilişkin basın açıklamaları gerçekleştirdi. Diyarbakır'da HDP İl binasında gerçekleştirilen açıklamaya HDP kent milletvekilleri Remziye Tosun, Musa Farisoğulları, HDP ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il ve ilçe örgütleri, Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Amed Barış Anneleri Meclisi ve Tevgera Jınên Azad (TJA)  katıldı. Açıklamada, “Çı dıbe bıla bıbe dê encam muhteşem bê” pankartı taşındı. Basın açıklamasını okuyan Remziye Tosun, 14 Aralık 2015 tarihinde bölge kentlerinde aylarca süren ablukaların üzerinden 3 yıl geçtiğini hatırlattı.   ‘Çok kapsamlı saldırı devreye konuldu’   Remziye, AKP hükümetinin izlediği savaş politikalarının yüzlerce sivilin hayatını kaybetmesine, kitlesel göçertme, yerleşim yerlerinin yakılıp yıkılması, tarihsel hafızanın yok edilmesi ve etkileri uzun yıllar devam edecek olan toplumsal bir depreme sebep olduğuna dikkat çekti. Kürt siyasal hareketinin özellikle çok güçlü olduğu kentlerin sosyo-politik yapısını değiştirmek amacı ile “kent soykırımlarının” hayata geçirildiğini kaydeden Remziye, söz konusu kentlerin muhalif dinamiklerini yok etmek amacı ile çok kapsamlı bir saldırı politikası devreye konulduğunu belirtti.   ‘1’i çocuk 4 sivil kadın katledildi’   Efrîn saldırılarının ardından Maxmur ve Şengal’e yapılan saldırılara da değinen Remziye, “AKP hükümeti içeride olduğu gibi dışarıda da Kürtlere dönük inkâr ve imha politikalarına devam etmektedir. AKP 1’i çocuk olmak üzere 4 sivil kadını katletmiştir. AKP-MHP şer ittifakının Kürtlere yönelik soykırım politikaları ile gerçek niyetlerini bir kez daha açığa çıkarmıştır” dedi.     ‘Öpmeye kıyamadığımız evlatlarımızdı’   Remziye Cizre, Silopi, Silvan, Nusaybin, Gever ve Sur’da hayatını kaybedenlerin yakınları ve tanıdıkları olduğuna vurgu yaparak, “Onlar mahallenin çocuklarıydı, öpmeye kıyamadığımız evlatlarımızdı. Aynı sofrayı paylaştığımız, ekmeğimizi bölüştüğümüz insanlardı. İnkâr ve imha politikalarına karşı direnen; Mehmet Tunç, Asya Yüksel, Seve Demir, Pakize Nayır, Berjin Demirkaya, Aziz Yural, Rohat Aktaş, Rozerin Çukur, Taybet Ana, Helin Şen, Halil Tüzülerk, Mehmet Demirel, Sezgin Demirok, Şoreş Mehmet Mutlu, Cüneyt Yeni, Aziz İlhan, Melek Apaydın, Turgay Girçek, Gündüz Akmeşe, Hakan Aslan, Murat Menekşe, Erhan Keskin, Fatma Ateş, Gülistan Aysal, Furkan Erkaplan, Çekvar Çubuk, Cihat Morgül, Yusuf Yürümeyen, Uğur Burakmak ve isimlerini sayamadığımız direniş sembolü yüzlerce arkadaşımızın anısı önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz. ‘Diz çökmedik, bizimle gurur duyun’ diyen Mehmet Tunç ve yoldaşları ile gurur duyuyoruz” şeklinde ifade etti.   Açıklama kadınların zılgıtları ile son buldu.   Dersim   Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim İl Örgütü, 14 Aralık 2015 tarihinde bölge illerinde yaşanan sürece dair basın açıklaması yaptı. Açıklamaya HDP Dersim İl Örgütü üyeleri ve sivil toplum örgütü temsilciler katıldı. Açıklamayı okuyan HDP Dersim İl Eş Başkanı Hıdır Çiçek, 2013 yılında Kürt sorununun diyalog ve müzakere temelinde çözülmesini hedefleyen ve “çözüm süreci” olarak adlandırılan sürecin tarihsel bir sorunun barışçıl yollarla çözülmesi umudunu arttırdığını söyledi. Hıdır, “AKP iktidarı, Kürt halkının barış umudunu taşıdığı bir süreçte ‘çöktürme planı’ adını verdiği bir yıkım projesini hazırlamıştır. Kent ablukaları, yaşanan sivil ölümler, kentlerin yıkılması, siyasi kırım operasyonları, göçertme politikaları ‘çöktürme planı’nın bir gereği olarak uygulanmıştır" ifadelerini kullandı.   ‘Ağır insanlık suçları işlendi’   Hıdır son olarak , "Kürt kentlerinde yaşatılan vahşeti, insanlık suçlarını unutmadığımız gibi bu zulme karşı ortaya konulan direnişi de unutmadık, unutmayacağız. Kürt halkı AKP iktidarının zulmünü ve bu zulüm karşısında direnenleri hafızasına kazımıştır. Ablukalar boyunca ağır insanlık suçları işlenmiştir. Bu suçların hesabı elbet bir gün gerek ulusal gerek uluslararası hukuk nezdinde sorulacaktır" dedi.   Açıklama yaşamını yitirenler adına yapılan saygı duruşunun ardından sona erdi.    Hakkari   HDP Hakkari İl Örgütü, yasakların ve ablukaların 3.yıldönümü nedeniyle HDP il binasında basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya, HDP ve DBP il ilçe örgütleri katıldı. HDP il yöneticisi Orhan Keskin tarafından yapılan açıklamada, yaşatılan zulmün unutulmayacağı belirtildi.    Van    HDP Van İl Örgütü de yasakların ve ablukanın 3. yıldönümüne ilişkin partilerinin il binasında basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya, HDP Van Milletvekili Murat Sarısaç, HDP ve DBP il ve ilçe örgütleri, Van Barış Anneleri Meclisi ve TJA aktivistleri katıldı. Açıklamada aralarında ablukalarda katledilen Mehmet Tunç Taybet İnan'ın da bulunduğu birçok kişinin adının yer aldığı "Me serî netewand bi me serdbilind bin" ve "Em bi we serbilind in!" yazılı pankart açıldı. Murat Sarısaç tarafından yapılan açıklamada, 14 Aralık 2015'te Kürt kentlerinde büyük yıkımlara neden olan bir sürecin başladığı belirtilerek, bu üç yıllık süreçte dünyada eşi benzeri görülmemiş büyük vahşetlerin yaşandığı kaydedildi.    Açıklamada, "2013 yılında Sayın Abdullah Öcalan'ın zor koşullarda başlattığı süreçte Türkiye halklarında büyük bir barış umudu ortaya çıktı. Bu süreçte tek bir eve cenaze gitmedi, ancak AKP hükümeti çöktürme planıyla bu süreci bitirerek bir yıkım sürecini başlattı. Bu süreçte kentlere uygulanan abluka ile ağır silahlarla vurulmadık tek bir Kürt evi kalmadı" sözleri kulanıldı.    'Diz çöktürme politikalarını kabul etmiyoruz'   DTK Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven'in PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması için başlattığı açlık grevinin 37.gününde olduğunun hatırlatıldığı açıklamada şöyle denildi: "Sayın Abdullah Öcalan üzerinde 3 yıldır ağırlaştırılmış tecrit uygulanmaktadır. Sayın Güven'in de tecrit politikalarını protesto etmek için başlattığı açlık grevine destek olmak amacıyla ilimizde açlık grevleri başlatıldı. Dünyanın her yerinde en masum eylem biçimi olarak bilinen açlık grevine yönelik müdahaleler yaşandı. Anayasada ve evrensel hukukta suç olmayan açlık grevlerine yönelik saldırılar ne yazık ki sürüyor. Arkadaşlarımızın yeniden barışın olması ve tecridin bitmesi için başlattıkları açlık grevlerine hukuksuz bir şekilde saldırılar oldu. İl binalarımız basılıyor ve arkadaşlarımız gözaltına alınıyor. Halkımız bugün de direnmeye devam ediyor. Halkımız diz çöktürme politikalarını kabul etmiyor. Bizde bugün kaybettiğimiz Mehmet Tunç ve arkadaşlarının anısı önünde saygıyla eğiliyoruz."