'Roza'dan Sara'ya her türlü sınırları aşan bir kadın buluşması elzemdir' 2019-01-09 10:30:47   DİYARBAKIR - DTK Kadın Komisyonu Paris'te Kürt siyasetçi kadınlar Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in katledilmesinin 7'nci yılına girmesi nedeniyle yaptığı açıklamada, "Roza'dan Sara'ya; her iki suikast- katliam zaman- mekan ve modernitenin açmazları bağlamında düşünüldüğünde dünya kadın enternasyonalinin geliştirilmesi ve her türlü sınırları aşan bir kadın buluşması elzemdir" dedi.   Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Kadın Komisyonu, Fransa'nın başkenti Paris'te 9 Ocak 2013'te katledilen Kürt siyasetçi kadınlar Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'e ilişkin yazılı bir açıklama yayınladı. Açıklamada, "Diyarbakır zindan vahşetine karşı devrimci duruş ve direnişi ile Kürt kadın özgürlük mücadele tarihinin yapıcılarından olan Sakine Cansız ve beraberinde Paris'te 9 Ocak 2013'te katledilen Fidan Doğan, Leyla Şaylemez'i şahadet yıl dönümde kendilerini saygıyla anıyoruz. Kürt sorununda çözümün Türk hükümeti ve devleti ile müzakere edilmeye başlandığı bir süreçte yaşanan bu suikast, devlet ve de devletlerin, Kürtlerin haklı mücadelesine yaklaşımının da  göstergesi olmuştur" diye belirtildi.   Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:    "Bilinmektedir ki her suikast, yani siyasi cinayetlerin faili bellidir. Devlet ya da devletlerdir. Yine bilinmektedir ki hiç bir siyasi cinayetin - suikastın faili bulunamamaktadır. Var olan tetikçinin öldürülmesi ise 'el koyucu' devletin korunmaya alınmasından başka bir şey değildir.   'İlk düşürülen sınıf kadın olmuştur'   Dünya sistem krizinin yaşandığı siyasi  konjonktüründe, ulus üstü hegemonik devletçi yapılar ile statükocu  ulus - devletler arasında yaşanan iktidar kavgasının, paylaşım savaşının bedelini,  her zaman olduğu gibi en ağır şekliyle  direnen kadınlar ,halklar, çocuklar ve nitekim  toplumsallık ödemektedir. Zira ilk düşürülen sınıf ilk ulus kadın olmuştur. Dolayısı ile bu kriz -kaos durumu yeni değildir. Kadının üretime, paylaşıma, özgürlüğe, adalete ve dayanışmaya dayalı geliştirdiği  toplumsallığa karşı  bir sapma , bir karşı devrim olarak gelişen  beş bin yıllık ata erkil devletçi sistemin bütün insani, toplumsal değerlere 'el koyarak' kurumsallaşan devletin , yani 'tecavüz kültürünün' hem nedeni, hem de sonucudur.   '21'inci yüz yıl kadın yüz yılı olacaktır'   Ortadoğu ve Kürdistan özgülünde gelişen 3. dünya paylaşım savaşı, aynı zamanda beş bin yıllık iktidarcı - devletçi, cinsiyetçi ve milliyetçi sitemin toplumsallık karşıtı olan ve köleciliği en derinden geliştiren kapitalist modernite'nin de iflasının açık göstergesidir. Kapitalist modernite'ye karşı,  genelde Ortadoğu ve Kürdistan halklarının toplumsallıktaki ısrarı, özelde Kürt kadının toplumsal ve kültürel değerlerini koruyarak geliştirdiği kimlik mücadelesi, belirleyici olmakla beraber, ahlaki - politik toplum örgütlenmesinde de kadının rolünün  başat olduğunu göstermektedir. Kadının özgürlün, eşitlik ve adalet mücadelesinde görülen gelişmeler 21. yüz yılın kadın yüz yılı olacağını ve dolayısıyla dünya halklarının, ezilenlerin ve devlet dışı kalmış tüm kesimlerinde zaferini belirleyeceği aşikardır.   Gerek kadın gerekse ulus kimliği ile bin yıllıların çelişkisini kendi devrimci yaşam kavgasında somutlaştıran, Kürt özgürlük mücadelesinin öncülerinden Sakine Cansız'ın(Sara) yaşam direnişi de erkek egemen sisteme; ulus - devletçi hegemonik yapılara karşı olduğunu belirtmek mümkündür. Bundandır ki, kapitalist hegemonyanın merkezlerinden birisi olan Paris'te, iki kadın yoldaşı ile katledildiler.   'Kadın buluşması elzemdir'   Son iki yüzyılın ilk başlarında, Ocak ayında Avrupa'da iki devrimci öncü kadın katledildi; Roza Lüksemburg ve Sakine Cansız! Bu katliamlarda göstermektedir ki; Kadın sorunu ve mücadelesi tarihsel, toplumsal bağlamında dünyanın sorunu olduğu ve doğudan, batıya dönemsel olmayan kesintisiz bir mücadele ve örgütlenme ile; ata erkil, monist, ulus devletçi ve hegemonik  güçlere   karşı kesintisiz bir  mücadele ile devamlılığı gerekmektedir. Roza'dan Sara'ya; her iki suikast- katliam zaman- mekan ve modernitenin açmazları bağlamında düşünüldüğünde dünya kadın enternasyonalinin geliştirilmesi ve her türlü sınırları aşan bir kadın buluşmasının elzem olduğu da görülmektedir.   'Söz veriyoruz'   Bu temelde Kürt kadının özelde kendi ulusal birliğinin gelişmesinde ve  dünya enternasyonal buluşmasında  rolünü oynayacağı inancıyla, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren tüm kadıları Sakine Cansız şahsında bir kez daha saygı ile anıyor ve mücadelelerini sürdüreceğimizin sözünü veriyoruz."