Kürt kadın siyasetçiler Kızıltepe'de anıldı 2019-01-09 14:46:24   MARDİN - Paris’te 2013 ve Silopi’de 2015 yılında katledilen 6 Kürt kadın siyasetçi Kızıltepe’de anıldı. Anmada konuşan HDP’li Ebru Günay, her birinin ortak bir noktası olduğuna dikkat çekerek, “Her biri ayrı ayrı Sayın Öcalan etrafında kenetlenerek, Sayın Öcalan şahsındaki tecride karşı durarak bir mücadele geleneği yaşattılar” dedi.   Mardin Kızıltepe ilçesinde, Fransa’nın başkenti Paris’te 9 Ocak 2013’te gerçekleştirilen bir suikast sonucu katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez ile Silopi’de 4 Ocak 2015’te sokağa çıkma yasakları sırasında katledilen Kürt kadın siyasetçiler Seve Demir, Pakize Nayır ve Fatma Uyar anıldı. Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Tevgera Jinên Azad (TJA) öncülüğünde gerçekleştirilen anmaya HDP Mardin Milletvekili Ebru Günay ve çok sayıda yurttaş katıldı. 6 Kürt kadının mücadelesini anlatan sinevizyon gösteriminin yapıldığı anmada, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunuldu.   HDP Kadın Meclisi’nden Ceyla Eser yaptığı açıklamada, Paris’te katledilen 3 Kürt kadınının bilinçli olarak hedef alındığına dikkat çekti. Katledilmelerinin ardından devam eden soruşturmada tek zanlının da cezaevinde şüpheli bir şekilde öldüğünü kaydeden Ceyla, katliamın aydınlatılmadığına vurguladı.2015’te Silopi’de de benzer bir katliamın gerçekleştiğini kaydeden Ceyla, katliamların birbirinden bağımsız olmadığını belirtirken, “Biz ne bu katliamları ne de katledilen yoldaşlarımızı unutmayacağız. Anılarına ve mücadelelerine her zaman sahip çıkacağız” ifadelerini kullandı.   ‘Her birimiz tecride karşı durmalıyız'   Açıklamanın ardından HDP’li Ebru Günay söz aldı. Ebru, Sakine Cansız’ın kadın özgürlük mücadelesinin ilk adımını atanlardan olduğunu belirterek, “Direnişini Amed zindanından alarak adım adım Kürdistan’ın mahallelerindeki, sokaklarındaki kadınlara ulaştırdı. Amed zindanındaki direnişi ile işkence politikalarını boşa çıkardı. Mücadele ve direniş ruhumuzu onlardan alıyoruz” dedi.   Paris’te ve Silopi’de katledilen kadınların her birinin ortak bir noktası olduğuna dikkat çeken Ebru, “Her biri ayrı ayrı Sayın Öcalan etrafında kenetlenerek, Sayın Öcalan şahsındaki tecride karşı durarak bir mücadele geleneği yaşattılar. Seve arkadaş 2012 açlık grevlerinde bedenini açlığa yatırarak, Sayın Öcalan üzerindeki tecride karşı aktif mücadele etti ve Sayın Öcalan’ın çağrısı ile açlık grevini bıraktı. Bugün ise Leyla Güven aynı taleple açlık grevini sürdürüyor. Leyla arkadaş Amed zindanından tekrar böyle bir taleple açlık grevine çıkıyor. Bunun özelliği şu; Leyla arkadaş kendisi için bir taleple açlık grevinde değil. Heval Leyla Kürt halkının özgürlüğü için herkesin etrafında kenetlenmesi gereken bir taleple açlık grevinde. Biz de Amed zindanında devam eden açlık grevini kendimize rehber alarak her birimiz bulunduğumuz yerden tecride karşı durmalıyız.”   ‘Yarın çok geç olabilir'   “İmralı adasındaki tecrit kalkmadığı sürece, İmralı adasında özgürlük kapıları açılmadan yapabileceklerimiz sınırlıdır” diyen Ebru, Abdullah Öcalan tecrit altında tutulurken halklara verilecek tek şeyin katliam ve kaos olacağının altını çizdi. Ebru, “Her birimizin İmralı tecridine karşı aktif mücadele etmemiz gerekiyor. İmralı tecridi kalkmadan biz Kürtler özgürleşmeyeceğiz. Bu bir gerçeklik, bu bir realitedir. Yarın çok geç olabilir. Bıkmadan, yılmadan mücadele etmeye devam etmeliyiz” ifadelerini kullandı.   Ebru'nun açıklamasının ardından Koma Jinên Azad grubunun söylediği ezgilerle anma sona erdi.