Tecride karşı Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı'nın harekete geçmesi istendi
- 16:14 29 Ocak 2019
- Güncel
GÜNCEL…
Tecride karşı Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı'nın harekete geçmesi istendi
İSTANBUL - İHD İstanbul Şubesi, cezaevindeki siyasi tutsakların PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin son bulması talebiyle sürdürdüğü açlık grevlerinde can kaybı olmadan talebin kabul edilmesi için Cumhurbaşkanlığı ve Adalet Bakanlığı'na mektup gönderdi.
PKK Lideri Abdullah Öcalan'a dönük uygulanan tecridin son bulması talebiyle cezaevlerindeki siyasi tutsakların başlattığı açlık grevi eylemi 45'inci gününde. Sürdürülen eylemin can kaybı olmadan sona ermesi için çaba gösteren İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, tecridin son bulması yönündeki talebin kabul edilmesi konusunda Cumhurbaşkanlığı ve Adalet Bakanlığı'na mektup gönderdi.
Sirkeci Cağaloğlu'nda bulunan Sirkeci PTT Merkezi'ne (Büyük Postane) gelen dernek üyeleri, mektupların postalanması öncesinde ellerinde "Tecridi kaldırın, hapishanelerde ölüm istemiyoruz" pankartı ile bina önüne açıklama yaptı. Hazırlanan basın metnini İHD İstanbul Şube Sekreteri Leman Yurtsever paylaştı.
'Bakanlık genelgesinde haklar mevcut'
İmralı Cezaevi başta olmak üzere birçok cezaevinde uygulanan tecridin kaldırılması için tutsakların açlık grevinde olduğuna dikkat çeken Leman Yurtsever, Leyla Güven'in başlatmış olduğu açlık grevinin ise 83'üncü gününde olduğunu hatırlattı.
İnfaz sisteminde tutukluların aile ve avukatlarıyla görüştürülmesinin uzun süreli olarak yasaklanmasına dair bir hüküm bulunmadığının altını çizen Leman, "Yüksek güvenlikli hapishanelerde dahi mahpusların haftada 10 saat, en az 10 mahpusla bir araya gelmesi gerekli. Sohbet ve spor faaliyetlerine katılmaları Bakanlık genelgesiyle hak olarak düzenlenmiştir. Bu genelgenin uygulaması zorunlu olmakla birlikte İmralı Hapishanesi'nde hiç uygulanmamaktadır" dedi.
'Tecridin kaldırılmasını istiyorlar'
Leman, cezaevlerindeki tutsakların başka yöntemlerle duyuramadıkları seslerinin açlık grevleri ile duyurmaya çalıştıklarını da vurgulayarak, "Mahpuslar mahkemelerde anadillerinde savunma yapmak istiyorlar, avukat ve aileleriyle kısıtlama getirilmeksizin görüş hakkını kullanmak istiyorlar, İmralı cezaevinde bulunan ve 8 yıla yakın bir süredir avukatlarıyla görüştürülmeyen Abdullah Öcalan'a uygulanan tecrit koşullarının kaldırılmasını istiyorlar" diye konuştu.
Tutsakların taleplerinin aynı zamanda insan hakları savunucularının da talebi olduğunu söyleyen Leman, "Buna benzer bir süreci daha önce 1996'da, 19 Aralık 2000 ve devamında yaşadık. Şimdi bir kez daha bir acıyı yaşamak istemiyoruz" ifadelerini kullandı.
Yapılan açıklama sonrası kaleme alınan mektuplar, postaya verildi.
Cumhurbaşkanlığı ve Adalet Bakanı'na ithafen yazılmış mektuplarda şu ifadeler yer aldı:
"Sayın Bakan, tutukluluk uluslararası standart kurallarında da belirtildiği gibi ayrı bir cezaya dönüştürülemez. Oysa tecrit uygulamasıyla yapılan tam da budur. Ayrıca çatışma ve kaos tüm toplumu tehdit etmektedir. Bu tehdidin barış ve demokrasi ile önlenebileceği ve barış hakkının bir insan hakkı olduğunu belirterek: Açlık grevlerinde geri dönülmez bir noktaya gelinmemesi ve taleplerin bir an önce karşılanması yönünde Bakanlığınızı somut adımlar atmaya çağırıyoruz."







