‘Tecrit topluma her alanda zarar veriyor’

  • 09:12 18 Şubat 2019
  • Güncel
AĞRI - PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kadından, ekolojiye ve insan haklarına kadar topluma her alanda zarar verdiğini belirten HDP PM üyesi Zelal Yerlikaya, Kürt halkının elzem talebinin tecridin kaldırılması olduğunu ifade etti. 
 
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven'in PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik tecridin kaldırılması talebiyle 8 Kasım 2018 tarihinden bu yana sürdürdüğü süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi 103’üncü gününde. Tahliye edildikten sonra eylemine evinde devam eden Leyla’nın sağlık durumu 13 Şubat’ta ağırlaşarak hastaneye kaldırılırken,  farklı cezaevlerinde 51’i kadın 291 tutsağın açlık grevi eylemi de 65’inci gününde sürüyor.
 
Açlık grevlerini değerlendiren HDP PM üyesi Zelal Yerlikaya, tecridin ülkeye zarar verdiğini vurguladı.
 
‘Tecrit insan haklarına, kadına ve ekolojiye zarar veriyor’
 
Açlık grevlerinin kritik noktada olduğuna işaret eden Zelal, tecrit kalkmadan eylemlerin son bulmayacağı kararlılığını vurguladı. Cezaevleri ve dışarıda ölüm haberi gelmeden, geç kalınmadan bir an önce taleplere yanıt verilmesi gerektiğini kaydeden Zelal, “2015 yılından sonra Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin ağırlaştırılması ve süreklileştirilmesi ile Türkiye farklı bir duruma evrilmiştir. Biz HDP olarak ağırlaştırılan tecridin kaldırılması için mücadele yürütüyoruz. Mücadelemizdeki tek amaç barışın sağlanması ve tecridin kaldırılmasıdır. Tecrit insan haklarına, kadına ve  ekolojiye zarar vermektedir” dedi. 
 
‘Tecrit devam ettikçe insan hakları da ayaklar altına alınacaktır’
 
Tecride karşı sadece Kürt halkının değil insan hakları mücadelesi yürüten tüm kurum ve kuruluşların ortak bir mücadele vermesi gerektiğini belirten Zelal, “İçerisine girdiğimiz süreç bunun çok açık göstergesidir. Leyla Güven ve tutsaklar ilk günkü kararlılık ve azimle eylemlerini sürdürmektedir. Seçim çalışmalarında da Kürt halkının elzem talebi tecridin bir an önce son bulmasına yönelik. ‘Tecrit sonlandırılmalıdır’ sloganıyla Diyarbakır’a hareket eden birçok HDP’li gözaltına alınmış ve milletvekilleri darp edilmiştir. Tecrit devam ettikçe insan hakları da ayaklar altına alınacaktır” diye konuştu. 
 
‘Tecrit en çok da kadınları etkiliyor’
 
2013 ve 2015 yılları arasında yürütülen görüşme süreçlerinde Türkiye’nin barışa ne kadar çok ihtiyacı olduğunun net bir şekilde görüldüğünü söyleyen Zelal, “Sayın Abdullah Öcalan avukatlarıyla bir an önce görüştürülmelidir. Bugün insanlık mücadelesi yürüten bütün halkların talebi budur. Tecrit kabul edilecek bir durum değildir ve insan haklarına aykırı bir durumdur. Tecrit en çok da kadınları etkiliyor. Biz kadınlar olarak da bu tecridin bizim yaşamımızla bire bir bağlantılı olduğunu ve bundan dolayı da tecridin bir an önce son bulması çağrısında bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.