İlham Ehmed Britanya Parlamentosu'nda konuştu

  • 14:01 21 Şubat 2019
  • Güncel
HABER MERKEZİ - MSD Eşbaşkanı İlham Ehmed, Britanya Parlamentosu'nda konuştu. İlham, Parlamento'da yaptığı konuşmada, Türkiye'nin saldırı tehditleri, DAİŞ ile mücadele gibi konular başta olmak üzere birçok konuda düşüncelerini paylaştı.
 
İngiltere'nın başkenti Londra'da diplomatik temaslarını sürdüren Suriye Demokratik Meclisi (MSD) Eşbaşkanı İlham Ehmed, dün akşam Britanya Parlamentosu'nda konuştu. Londra merkezli faaliyetlerini yürüten Kürt Çalışmaları Merkezi (Centre For Kurdish Progress) tarafından organize edilen toplantıya aralarında Milletvekili Sandy Martin, gazeteci ve politikacıların da olduğu çok sayıda dinleyici katıldı. "Ortadoğu'da ilerici demokrasiyi inşa etmek: Kuzey ve Doğu Suriye'deki özerk yönetimin geleceği" adı altında yapılan toplantının ev sahipliğini yapan İşçi Partili Milletvekili Lloyd Russell-Moyle, birkaç ay önce Kuzey Suriye'ye yönelik gerçekleştirdiği ziyaretteki gözlemlerini anlattı. 
 
'Çözüm konusunda sorumluluk alınmalı'
 
Ardından Suriye Demokratik Meclisi Eşbaşkanı İham Ehmed, Kuzey Suriye'de inşa edilen toplumsal sistem hakkında verdiği brifingden sonra güncel siyasi gelişmeleri değerlendirdi. Son dönemde tüm Avrupa ülkeleri özellikle de Britanya tarafından tartışılan Suriye Demokratik Güçleri'nin (QSD) elindeki tutuklu DAİŞ'liler ilgili bilgi veren İlham, vatandaşları oldukları ülkelerin mutlaka çözüm konusunda sorumluluk almaları gerektiğini belirtti.
 
İlham, devamında şunları aktardı:
 
"Şu anda mevcut 4 bin civarında DAİŞ üyelerinin aileleri ve 800 civarında DAİŞ üyesi var elimizde. Bu 800 DAİŞ'li 47 farklı ülkenin vatandaşı. Biz bunların vatandaşları oldukları ülkelere teslim edilmelerinden yanayız. DAİŞ'e karşı savaşta 8 bin şehit verdik, binlerce yaralı ve gazimiz var. Biz bu savaş ve bedellerle hem kendi güvenliğimizi sağladık, hem de tüm Avrupa'nın güvenliğini. Ama şunu da söyleyebiliriz; halen DAİŞ tehdidi tümden ortadan kalkmış değil. Halen Reqa gibi şehirlerde bombalı saldırılar gerçekleştiriyorlar. Bu yüzden DAİŞ'e karşı mücadele aralıksız devam etmeli. Fiziken sona gelmiş olabilir ama ideolojik olarak da mücadele sürmeli. En önemlisi de bu bölgenin güvenli kalması ve istikrarın devam etmesidir. Bu Suriye'nin demokratikleştirme garantisi olacaktır.''
 
'Türkiye sınırı DAİŞ'liler için geçiş güzergahı'
 
Türkiye'nin saldırılarını ve tehditlerini değerlendiren İlham, "Türk devletine dönük Rojava'dan hiçbir saldırı gelişmedi, aksine hep kendileri bize saldırdı. Amerika'nın çekilme kararından sonra Türk devleti saldırı tehditlerini arttırdı. Şimdi de güvenli bölgenin kendileri tarafından kontrol edilmesini talep ediyorlar. Türkiye'nin güvenli bölge algısı tüm Rojava'nın işgali demektir. DAİŞ'in bu kadar güçlenmesinde Türk devletinin payı da büyüktür. Türk sınırları DAİŞ'liler için geçiş güzergahı oldu" dedi. 
 
'Kürtlerin irade olması istenmiyor'
 
Türkiye'nin DAİŞ ile mücadele ettiği iddialarına da değinen İlham, şöyle konuştu: "Türk devleti terörle savaştığını iddia ediyor. DAİŞ terörüne karşı savaşan SDG'yi terör örgütü görüyor. Aslında Türk devletinin gözünde her Kürt bir teröristtir. Kürtlerin kendi kendisini yönetmesini, irade olmasını istemiyor. Görüyorsunuz 20 milyon Kürdün olduğu kendi ülkesinde 6 milyon oy olan HDP'ye ve seçilmişlere nasıl saldırıyor, nasıl zindana atıyor. 
 
'Sorun terör sorunu değil'
 
Şu an yüzlerce insan aylardır açlık grevinde ama Türk devleti bunları bile görmezden geliyor. Sorun terör sorunu değil, Kürdün en doğal haklarına kavuşması sorunudur. Sayın Öcalan'ın üzerinde ağırlaştırılmış bir tecrit var. Tüm haklarından yoksun bırakılmış. Bu yaklaşım aynı zamanda Kürt halkına da yaklaşımdır. Şimdi de Rojava'ya saldırma tehdidi yapıyor. Eğer bir saldırı olursa durum tekrar eski boyutuna gelmiş olur. Büyük göçler yaşanacak. DAİŞ tekrar toparlanma ve güçlenme fırsatı bulur. Hatta yeni DAİŞ'ler de ortaya çıkar.''
 
İki saat süren toplantı soru-cevap bölümünden sonra sona erdi.