Tutsaklar: Can güvenliğimiz yok
- 09:03 28 Nisan 2020
- Güncel
VAN - Koronavirüs salgını sürecinde cezaevlerindeki önlemlerin yetersiz olduğunu ifade eden tutsak yakınları, tutsakların “can güvenliklerinin olmadığını” aktardı. Aileler, cezaevlerindeki yakınları için endişelerini dile getirdi.
Koronavirüs salgını nedeniyle hızlandırılarak AKP-MHP oylarıyla Meclis’ten geçen “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”da siyasi tutsakların kapsam dışı bırakılmasına dönük tepkiler de kaygılar da sürüyor. Buna karşı hükümetin cezaevlerinde aldığı önlem ise sadece görüşleri yasaklamak oldu. Birçok cezaevinde tutsaklar, aileleri ile yaptıkları görüşmelerde hijyen malzemelerinin verilmediğini, beslenmenin yetersiz olduğunu ve hak ihlallerinin sürdüğünü ifade ediyor.
‘Telefon görüşmeleri çok kısa’
Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Abdullah Orhan’ın eşi Zekiye Orhan, salgın kapsamında telefon görüşmelerinin 20 dakikaya çıkarıldığını ancak yeteli olmadığını belirtti. Zekiye, “Annesi çok hasta bu nedenle onu arıyor genellikle. Beni aradığı zamanlar ise çocuklar babalarını çok özlediği için bana sıra gelmiyor. Eşimle doğru düzgün konuşamıyorum. Bu haftaki konuşmam sadece 5 dakika sürdü. ‘Nasılsınız’ diye sorabildim. Yeme, içme, temizlik konusunda yeni bir gelişme yok” diye konuştu.
‘Nasıl beslendiğini bilmiyorum’
Rize Kalkandere L Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Hüseyin Karabulut’un eşi Rengin Karabulut da koşulların sağlıklı olmadığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Gastrit rahatsızlığı var. Nasıl beslendiğini bilmiyorum. Salgından sonra da yemeklerde bir değişiklik yok. Bulunduğu koğuşta yaşlı tutsaklar da vardı. Eşim yaşlı tutsakların ayrı bir koğuşa alındığını söyledi. Cezaevinde koronavirüs vakalarından haberdar olmadığını söyledi.”
‘Burada can güvenliğimiz yok’
Van F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Necdet Abi’nin kardeşi Meral Abi, abisinin “Burada can güvenliğimiz yok” dediğine dikkat çekti. Meral de 20 dakikalık telefon görüşmesinin yeterli olmadığını ifade ederek, “Abim, durumların giderek kötüye gittiğini, yan koğuşlarının karantinaya aldığını söyledi. Yaşanan durum karşısında ister istemez psikolojik olarak etkilendiklerini, bu durumdan büyük endişe duyduklarını söyledi” dedi.







