ÖHD ve TUHAY-DER Covid-19 Cezaevleri Raporu’nu açıkladı

  • 15:07 11 Mayıs 2020
  • Güncel
İSTANUL - ÖHD İstanbul Şubesi ve TUHAY-DER’in hazırladığı Marmara Bölgesi Hapishaneleri Covid-19 Raporu’nda, tutsakların salgından korunması için acil önlemlerin alınması gerektiği vurgulanırken, “Bu süreç tutsaklar için tecrit, aileleri içinse ciddi endişeye sebep oldu” denildi.
 
Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi ile Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Marmara bölgesindeki cezaevlerine ilişkin koronavirüs salgını (Covid-19) raporu hazırladı. Açıklanan raporda AKP-MHP oyları ile Meclis’ten geçen infaz yasasına dikkat çekilerek, Covid-19 salgınında cezaevlerinin büyük risk barındırdığı ve bu riskin ortadan kaldırılması için alınan önlemlerin yetersiz olduğu belirtildi. Salgın döneminde birçok ülkede cezaevlerinde isyan çıktığı, Türkiye’de de Batman Cezaevi’nde isyan çıktığı hatırlatılan raporda, isyanda yaralananların olduğu ve tutukluların başka cezaevlerine sevk edilirken darp edildikleri vurgulandı.
 
‘Salgın cezaevlerinde hızla yayılıyor’
 
13 Nisan tarihinde Adalet Bakanlığı tarafından 5 açık cezaevinde 17 tutuklu ve hükümlünün Covid-19 testinin pozitif çıktığı yönünde yaptığı açıklamaya dikkat çekilen raporda, şunlar vurgulandı: “21 Nisan 2020 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada Buca Kapalı Hapishanesinde toplam 65 mahpusun koronavirüs testinin pozitif çıktığı belirtilmiştir. 28 Nisan 2020 tarihinde Konya E Tipi Kapalı Hapishanesinde mahpuslar ve infaz koruma memurları dahil toplam 32 kişinin koronavirüs testinin pozitif çıktığı duyurulmuştur. 08 Mayıs 2020 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada Silivri 7 Nolu L Tipi Hapishanesinde toplam 44 mahpusun koronavirüs testinin pozitif çıktığı, 40 mahpusun ise testleri negatif çıkmışsa da pozitif olan mahpuslarla temas halinde oldukları için karantina koğuşlarında tutuldukları açıklanmıştır. Basında yer alan bilgiler doğrultusunda Mardin E Tipi Kapalı Hapishanesinde görevli 6 infaz koruma memurunun koronavirüs testinin pozitif olduğu iddia edilmektedir. Görüldüğü üzere Covid-19 salgını hapishanelerde hızla yayılmaktadır.”
 
Nisan ve Mayıs aylarında ÖHD ve TUHAY-DER tarafından yapılan cezaevi ziyaretlerinde tutuklular ile yapılan görüşmelere yer verilen raporda, sorunlar şöyle sıralandı:
 
“* Mahpusların açık ve kapalı aile görüşleri hala yaptırılmamaktadır. Avukat görüşleri kapalı görüş şeklinde yaptırılmaktadır. Mahpusların ortak alan etkinlikleri de iptal edilmiştir.
 
* Hastane sevklerinin acil durumlar dışında yaptırılmadığı yapılması halinde ise hastane dönüşü 14 günlük karantina uygulanacağı, hapishanede revir doktoru bulunmaması nedeniyle mahpusların revire çıkarılmadığı, ancak kullanmakta oldukları ilaçların verildiği tarafımıza iletilmiştir.
 
* Kantin stoklarında zaman zaman sıkıntı yaşandığı, mahpusların almak istedikleri ürünlere ulaşamadığı, salgın öncesi dış kantinden yumurta satın alınabilirken, salgınla beraber yumurta satışlarının durdurulduğu, özellikle açık hapishanelerdeki  mahpusların tahliyesinden sonra yemeklerin çok kötü olduğu,
 
* Salgının ülkede görülmeye başlanmasından bu yana hasta mahpusların kaldığı odanın sadece 1 kere kabaca dezenfekte edildiği, başkaca hiçbir önlem alınmadığı, temizlik ve hijyen malzemelerinin mahpuslar tarafından ücreti karşılığında kantinden temin edildiği belirtildi.
 
* İçeride görevli infaz koruma memurlar 15 günlük vardiya sistemi ile çalışmaktadır. Dışarıdaki infaz koruma memurları ise eldivensiz ve maskesiz olarak çalışmaktadır. Hapishane girişinde ve avukat bekleme odasında herhangi bir dezenfektan bulunmadığı görülmüştür.
 
* Sayımların koridorda yapıldığı, infaz koruma memurlarının koğuşlara girmediği, havalandırma kapılarının ara sıra açıldığı ancak genellikle mahpusların havalandırmaya çıkmasına izin verilmediği, hapishanede sıcak suya erişimle ilgili sıkıntı olduğu, mahpusların kantinden almak istedikleri ürünlerin stokta olmadığı gerekçesiyle verilmediği tarafımıza iletilmiştir.”
 
‘Bu süreç tutsaklar için tecrit aileler için endişeye sebep oluyor’
 
Raporun sonuç kısmında, tutsakların aileleri ile görüştürülmemelerinin, ziyaretlerin ertelenmesi, tutsakların salgın hastalıktan korunmadığı gibi bu sürecin tutsaklar için tecrit, aileleri içinse ciddi endişeye sebep olduğu dile getirildi.
 
Raporda, “Her ne kadar hapishanelerin iç kısımlarında görevli olan infaz koruma memurlarına yönelik karantina uygulaması getirilmiş ve memurların da dış dünya ile ilişkileri sınırlandırılmışsa da alınan tedbirlerin mahpusların yaşam ve sağlık haklarını güvence altına almaya yeterli olmadığı açıkça görülmektedir. Uzun süre dış dünya ile teması kesilmiş olan mahpusların zayıf bağışıklık sistemleri ile mahpusları virüslere daha açık hale getirmektedir. Bu nedenle mahpusların virüs yayılırken hapishanelerde tutulmaları sağlık ve yaşam hakkının ihlali noktasında geri dönülemez zararlar vereceği endişesi her geçen gün artmaktadır” vurgusu yapıldı.
 
Raporda, tutsakların CMK 100’üncü maddesinde yer alan ‘’katalog suç’’ ayrımı yapılmaksızın CMK 109’uncu maddede yer alan adli kontrol hükümleri ile tahliyelerin sağlanması çağrısında bulunuldu.