Kadınlardan ‘çocuk istismarına af yasasına’ karşı zincir eylemi
- 13:42 20 Mayıs 2020
- Güncel
ANKARA - Meclis'e getirilmek istenilen ‘çocuk istismarına af yasasına’ ilişkin zincir eylemi yapan Ankara Kadın Platformu, “Türkiye, çocuğa yönelik cinsel istismarda dünyada 3'üncü sırada. Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye'de çocuk istismarıyla ilgili dava sayısı son 10 yılda 3 kat arttı” dedi.
Ankara Kadın Platformu, AKP-MHP ittifakı tarafından Meclis'e getirilmek istenilen ‘çocuk istismarı af yasa tasarısına’ ilişkin Çankaya Belediyesi önünde bir araya geldi. Mor kurdele ile zincir eylemi yapan kadınlar fiziksel mesafeyi de dikkate aldı. “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz”, “AKP kirli ellerini çocuklarımızın üzerinden çek” sloganları atılan açıklamada kadınlar, “İstismarın affı olmaz”, “Çocuk yaşta evlilik şiddettir” ve “Çocuk istismarını aklama yargıla’ dövizlerini taşıdı. Kadınlar adına açıklamayı platform üyesi Dilek Yıldız okudu.
‘Tecavüz faili suçsuz diyor’
Dört yıldır hükümetin, çocuk istismarı faillerini “evlilik affı” adı altında salıvermek için yasa çıkarmaya çalıştığını söyleyen Dilek, söz konusu tasarının her seferinde kadınların mücadelesi sonucu durdurulduğunu kaydetti. Dilek bu kez de tasarının Ramazan Bayramı’ndan sonra Meclis gündemine getirilmeye hazırlanıldığına dikkat çekerek, “Yasa tasarısı, bir çocuk cinsel istismar failiyle evlendirildiyse, çocuğu istismar eden kişi çocuğun kocası olarak eve döner diyor. Çocuk ve istismar faili arasında 15 yaş fark olabilir diyor. Yani 30 yaşında bir erkek 15 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz etti ve çocuk, tecavüz edenle evlendirildiyse, tecavüz faili artık çocuğun kocası olduğu için suçsuzdur diyor” dedi.
‘2002’den bu yana 18 yaşın altında 440 bin çocuk doğum yaptı’
‘Bu yasa tasarısı kimi koruyor, kimi cezalandırıyor?’ diye soran Dilek, tasarının tecavüz faillerini koruduğunu, cinsel istismara maruz bırakılmış çocukları cezalandırdığını vurgulayan Dilek aynı zamanda tasarının Meclis’ten geçmesinin çocukların devlet eliyle sistematik olarak tecavüze mahkûm edilmesi anlamına geldiğinin altını çizdi.
Dilek, şöyle devam etti: “Türkiye, çocuğa yönelik cinsel istismarda dünyada 3'üncü sırada. Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye'de çocuk istismarıyla ilgili dava sayısı son 10 yılda 3 kat arttı. Türkiye'deki cinsel suçların yüzde 46'sı çocuklara karşı isleniyor. 2002'den bu yana 18 yaşın altında 440 bin çocuk doğum yaptı. 15 yaşın altında cinsel istismara uğratılarak doğum yapan çocuk sayısı 15 bin 937 olarak kayıtlara geçti.”
İktidarın bu yasanın bir sefere mahsus olacağını söylediğini ifade eden Dilek, bir tek çocuğun bile zarar görmesine göz yummayacaklarını kaydederek bir an önce yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
“* Yasa tasarısı, yalnızca akran ilişkisinden kaynaklı yaşanan mağduriyetleri giderecek biçimde düzenlenmeli,
* Cinsel istismarı önlemek için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı,
* Aile rızasıyla 17, mahkeme kararıyla 16 olan evlilik yaşı, hiçbir gerekçeyle esnetilemeyecek biçimde 18 yaş altına yasaklanmalı,
* Devletin sorumluluğunun, tecavüzcüleri değil çocukları korumak olduğu unutulmamalıdır.”
‘İstismarı destekleyen açıklamalar ile nabız yoklanmaya çalışılıyor’
Kadın ve çocukların şiddetten korunmasını ve şiddetin soruşturulmasını amaçlayan İstanbul Sözleşmesi’nin şiddet uygulayan erkekleri ve AKP'yi rahatsız ettiğine işaret eden Dilek konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Kadına yönelik şiddetle mücadele ettiğini söyleyen hükümet ise tüm bu rahatsız erkekleri sessizliğiyle destekliyor. Bu sessizlik kadına yönelik şiddeti savunan, cinsiyetçi, istismarcı, şiddet uygulayan erkeklerin artık bizlere yer verilmesi yasaklanan TV programlarında, gazete köşelerinde sesini yükseltmesiyle sonuçlanıyor. AKP’nin kirli zihniyetinin yansıması AKİT TV’de açık açık istismarı destekleyen açıklamalar ile nabız yoklanmaya çalışılıyor.”
‘Kadınların güvenli olacağı zamanlar için virüse rağmen buradayız’
“Evden çıkmayın” söylemleri ile çocukların ve kadınların ev içinde maruz bırakıldığı şiddete yönelik tek bir önlem alınmadığına da değinen Dilek, son olarak şu şekilde konuştu: “Sığınma evlerine kabulleri durduranlar, kadına ve çocuğa yönelik şiddetle mücadele kanununun uygulanmasını sınırlandırmaya çalışanlar. Cinsel istismar failleri affedilmeye çalışılırken, İstanbul Sözleşmesi uygulanmazken, yasalar çocukları ve kadınları korumazken, maruz kaldığımız şiddet, bizim için sokaktaki virüsten daha tehlikeli! Güvenle evimizde kalabilmek için, evlerde de sokakta da çocukların ve kadınların güvenli olacağı zamanlar için virüse rağmen bugün buradayız. Aklınızdan bile geçirmeyin, Çocuklardan elinizi çekin.”
Açıklama, zılgıt ve alkışlarla sona erdi.







