Rize Cezaevinde tutsaklar: Nefes alamaz duruma geldik

  • 09:03 28 Mayıs 2020
  • Güncel
MARDİN - Rize L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan oğlu Necdet Terlak'ın telefon görüşmesinde cezaevinde baskılar nedeniyle nefes alamaz duruma geldiklerini ifade ettiğini söyleyen Nure, " Kaç defa dilekçe verdik, cezaevini gündeme getirdik ama buna rağmen baskılar bir an olsun dinmiyor" dedi.
 
Türkiye ve Kürdistan cezaevlerinde Koronavirüs( Covid-19) salgınına rağmen yaşanan hak ihlalleri dur durak bilmiyor.  Koğuşların sürekli basılarak aranması, darp, işkence, sürgün, sağlık hakkına ulaşımın engellenmesi, kelepçeli muayene, çıplak arama başta olmak üzere daha birçok hak ihlalleri haber gündemlerinin ilk sırasını oluşturuyor. Bu haberler ile gündemden düşmeyen cezaevlerinden biri olan Rize L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutsaklar aileleri aracılığıyla çağrı yaparak, baskı nedeniyle nefes alamaz duruma geldiklerini belirttiler.
 
'Adli tutsaklar onlara sürekli hakaret ediyor'
 
21 yıldır cezaevinde olan oğlu Necdet Terlak'ın son telefon görüşmelerinde yaşadıkları baskıyı anlattığını ve kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulunduğunu ifade eden Nure Terlak, telefon görüşmesinde "Belki bir daha ki telefona çıkmamıza bile izin vermezler" sözlerini sarf ettiğini söyledi. Koronavirüs( Covid-19) nedeniyle üç aydır görüşe gidemediklerini ifade eden Nure, "Rize uzak olduğu için zaten düzenli olarak görüşe gidip gelemiyoruz. Üç aydır sadece telefon üzerinden haberlerini alabiliyoruz. Oğlum her aradığında artık nefes almamıza bile izin vermiyorlar diyor. Adli suçlular ile karşı koğuşlara konuldukları için sürekli onların hakaretlerine maruz kalıyorlar. Kendi yerlerinden sürekli siyasi tutsakların olduğu alana çatal kaşık gibi şeyler fırlatıyorlar. Oğlum oraya gittiğinden bu yana cezaevinde görmediğimiz şey kalmadı. Her gün yeni bir şey yaşanıyor" diye konuştu.
 
'Gardiyanlar günde 3-4 kez koğuşlara gelip arama yapıyorlar'
 
Siyasi tutsaklarla, adli tutsakların aynı anda telefona çıkarıldığını bununda provokatif bir tutum olduğunu dile getiren Nure, "Telefon konuşmasına bazen aynı anda çıkarıldıkları diğer adli tutsaklar bilerek kalabalık yaparak onların konuşmasına bile izin vermiyor. Oğlum bunu defalarca yönetime söylemesine rağmen,  cezaevinin bir şey yapmadığını söyledi. Eskiden kameralar ile izlenen koğuşları gardiyanlar şimdi günde 3-4 kez gelerek arıyor ve kontrol ediyorlarmış. Virüs nedeniyle onlara temizlik malzemesi bile verilmiyormuş. Biz daha önce cezaevine defalarca dilekçe yazdık, İnsan Hakları Derneği’ne gittik ama bir ilerleme yaşanmadı. Aylardır bu baskılar bu şekilde devam ediyor. Orada kalanlarda insan çocuklarımıza bu işkenceleri yapmayı bıraksınlar" diye konuştu.