‘Tedbirler alınsaydı Ayşegül de birçok kadın da yaşayacaktı’
- 09:20 7 Haziran 2020
- Güncel
Gülistan Azak
İSTANBUL - Muharrem Eralp’in katlettiği Ayşegül Aktürk’ün çalışma arkadaşları ve komşuları hükümete, “Önleyici tedbirler geliştirilseydi arkadaşımız ve katledilen birçok kadın yaşıyor olacaktı” diye tepki gösterdi.
Ajansımızın 3 Haziran’da yayımladığı şiddet çetelesine göre İçişleri Bakanlığı’nın “Katledilen kadınların sayısı azaldı” söylemlerinin aksine mayıs ayında 31 kadın katledildi. Kadınlar kendilerine dönük artarak devam eden erkek şiddetine tepki göstermek üzere kadınların katledildiği yerlerden, meydanlardan ve sosyal medyadan eylemlerle ses çıkarmayı sürdürüyor.
Kadın katliamı sayacına geçtiğimiz 5 Haziran günü bir kadının daha ismi yazıldı. İstanbul Maltepe’de Muharrem Eralp, işe gitmek üzere evden çıktığı sırada Ayşegül Aktürk’ü kesici aletle katletti. Kadın Meclisi’nin çağrısıyla dün (7 Haziran) Ayşegül’ün katledildiği evinin önünde bir araya gelen çok sayıda kişi gerçekleştirdiği eylemde, artan kadın katliamlarına dikkat çekerek “önleyici tedbirler geliştirmesi konusunda” hükümeti göreve çağırdı.
Biz de katledilen Ayşegül Aktürk’ün çalışma arkadaşları ve komşularına mikrofon uzattık.
‘Herkes katledilmesine karşı tepkili’
Ayşegül’ün çalışma arkadaşı Hanife Koç, “Hepimiz kadınız. Ayşegül’e yaşatılanlar bizlere de yaşatılabilir” vurgusu yapıyor. Ayşegül’ün katledilmesinin kendilerini de yaraladığını ifade eden Hanife, “Ayşegül’ün görev yaptığı hastanede bulunan tüm doktor ve çalışanlar yaşananlar karşısında çok tepkili. Çok sevilen bir insandı. Yaşananlara hiçbir kadının maruz kalmasını istemiyoruz. Olayın katledilen Ayşegül’ün iki çocuğunun gözleri önünde yaşanması çok üzücü. Erkek şiddetinin artık durdurulması gerekiyor. Hükümetin bu konuda gerekeni yapması gerekiyor” diyor.
‘6284 sayılı kanun uyulansın’
Artan kadın katliamlarının son bulması için 6284 sayılı koruma kanununun etkili kullanılması gerektiğine dikkat çeken Ayşegül’ün çalışma arkadaşlarından Sevim Gündü, kadın katliamındaki artışın nedeni olarak “hükümetin kadın politikalarındaki yetersizliğe” işaret ediyor. Sevim, şunları belirtiyor: “Hükümet tarafından önleyici tedbirler yeterince geliştirilmiş olsaydı arkadaşımız Ayşegül ve katledilen kadınlar yaşıyor olacaktı. Daha kaç kadının katledilmesi gerekiyor? 6284 sayılı koruma kanunu uygulansın, kadınlar yaşasın istiyoruz. Ataerkil zihniyetin son bulmasını istiyoruz.”
‘Önleyici tedbirler geliştirilmeli’
Ayşegül’ün komşularından Hülya Kalaycı da kadına yönelik şiddet ve kadınların katledilmesinden hükümeti sorumlu tutarak şunları ifade ediyor: “Kadınların hayatları bu kadar ucuz olmamalı. Bir kadın şiddete maruz kalıyor veya ölümle tehdit ediliyorsa yaşamı için yetkililer tarafından önleyici tedbirler geliştirmeli. Artan kadın katliamının son bulmasının bir yolu da kadınların ekonomik ve sosyal olarak güçlendirilmesidir. Kadınların sesi öldükten sonra değil, ölmeden önce dile getirilmeli. Artık tahammülümüz kalmadı. Bir daha Ayşegüller ölmesin, çocuklar katliama tanık olmasın. Katledilen kadınların çocukların ellerinden hayallerini, yaşamlarını aldılar. Hükümet sorumluluğunu yerine getirsin.”







