Kadınlar alarmda: Acil Önlem Eylem Planı
- 09:02 8 Haziran 2020
- Güncel
Safiye Alağaş
İSTANBUL - Pandemi süreci ile kadınların iş yükü artarken, maruz bırakıldıkları şiddete karşı önlem alınmaması, fiziksel, ekonomik ve psikolojik ihtiyaçlarının karşılanmamasına karşı “Acil Önlem Eylem Planı” kampanyası başlatıldı. Kampanyayı anlatan kadınlar, destek çağrısı yaptı.
Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı bileşenleri, kadına yönelik şiddetle mücadele için “Acil Önlem Eylem Planı” kampanyası başlattı. Mor Çatı ve Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV) kampanyanın yürütücülerinden. Mor Çatı gönüllüsü ve Kurultay Sekreteryası’ndan Elif Ege, kadına yönelik şiddetle mücadele eylem planının her zaman talep ettiklerini, özellikle salgın döneminin bunda itici güç olduğunu dile getirdi. Her hangi bir acil durumda kadınları unutmayacak eylem planlarına ihtiyaç olduğunu belirten Elif, “Alınan önlemlerin kadınların hayatını ve güvenliğini tehlikeye atacak şekilde olmadığı bir düzen kurulması lazım. Bunun için bir eylem planı kampanyası başlatmaya karar verdik. En ufak bir salgın olduğunda gördük ki sığınaklar açılmadı. Sığınağa sadece fiziksel şiddet gören ve darp raporu olanlar alınabiliyordu. 6284 yasasına göre zaten darp raporu istenmiyor olması lazım. Kadınlar sadece fiziksel şiddete uğramıyor. Bütün bunları göz önüne alarak, kadınların sosyal yardımını düşünerek, online destek vererek, ALO 183’cü güçlendirerek bir süreç yürütülmeliydi” dedi.
‘Kadınlar 183’e ulaşamıyor’
Salgın sürecinde kadınların maruz bırakıldığı uygulamalara dikkat çeken Elif, 183’cü arayanların yoğunluktan dolayı kimseye ulaşamadıklarını söyledi. Elif, telefona cevap veriliyorsa dahi ilgilenilmediğini belirterek şöyle konuştu: “Yanlış, eksik, caydırıcı bilgi veriyor. Kadınlar karakola gidiyorsa çeşitli senaryoları düşünmemiz gerekiyor. Kadınların bir kere arama şansı olabilir. O yüzden o telefonların hemen açılması lazım. Örneğin KADES işlevli bir uygulama ama polisin gelmediği durumlar veya geldiğinde faydalı olmadığı durumlar oldu. Bir kriz anı ve bir sürü yere ayrılan değişik kaynaklar krizler ile ilgili bir şeylere aktarılıyor. Tabi biz bunlar nereden alınıyor nerelere veriliyor baktığımızda hep kadınlardan alınıp başka yerlere verildiğini görüyoruz.”
‘Kadınları yönlendirdiğimiz mekanizmalardan bir karşılık alamadık’
Salgın başladığında hızlıca neler yapılabileceğini sorguladıklarını aktaran Elif, her yerelin kendi koşuluna göre bir süreç işlettiğini dile getirdi. Bu süreçte telefonların açık olduğunu ve başvurular almaya devam ettiklerinin altını çizen Elif, “Bileşenlerimiz arasında 7/24 telefonu açık olan da var. Dolayısıyla o destekler verilmeye devam edildi. Esas deneyimimiz kadınları yönlendirdiğimiz mekanizmalardan bir karşılık alamadık. Bizim görevimiz kadınları devletin sağladığı mekanizmalara yönlendirmek. Onlara destek olmak, onlarla dayanışmak, nerelere başvurabileceğini onlarla paylaşmak. Bu koşullar altında 155’e yönlendirdiğinizde yanıt alamıyorsunuz. Kaymakamlığa sosyal destek için yönlendirdiğinizde yanıt alamıyorsunuz. Yaşadığınız şey, destek mekanizmalarının işlevsizliğini birinci elden görmek oldu” diye konuştu.
‘Alternatif barınma denildi ancak öyle bir şey yok’
Kadına yönelik şiddetle mücadelede her zaman uzun bir talep listeleri olduğunu hatırlatan Elif, şöyle konuştu: “Bu hafta Alo 183’ün sadece kadına yönelik şiddete karşı destek veren bir hat olmasını istedik. Gazilere, yaşlılara, engellilere aynı hattı açtığınız zaman özgün çalışmak mümkün değil. Sadece kadınlar alanında çalışan ve 7/24 hizmet veren bir hat olmasını talep etti. İkinci temel talebimiz sığınaklarla ilgili gerekli önlemlerin alınması. Bakanlık bu süreçte ‘alternatif barınma imkanları var’ dedi ama yönlendirdiğimizde bir yanıt alamıyoruz. 3’üncü talebimiz sosyal yardımlarla ilgilidir. Maddi yardım, kreş desteği olabilir. Bütün bu sosyal yardımlar aslında kadınların şiddetten uzaklaşabilmeleri için hayati mekanizmalar.”
‘Herkesi destek olmaya çağırıyoruz’
Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın da bağımsız kadın örgütlerini dinleyerek hareket etmesi gerektiğini ifade eden Elif, “Herkes kampanyaya destek olabilir. Özellikle kadın örgütleri. Bileşen olan olmayan herkes destek olabilir. Birçok örgüt imzaladı kampanyayı. Dile getirdiğimiz şeyler alandan topladığımız deneyimlerden oluşuyor. Herkesi destek olmaya çağırıyoruz” diye ekledi.
‘Kampanya sadece bu günü gören ihtiyaçlar listesi değil’
KADAV temsilcisi Günce Beyazer de kampanyanın salgın sürecinde ev içi şiddetin artması sebebiyle acil eylem planı olarak öne çıktığını belirtti. Ancak kampanyadaki taleplerin sadece bugünü gören ihtiyaçlar olmadığının altını çizen Günce, devamında şunları söyledi: “Kadın hareketinin çok daha öncesine dayanan bir deneyimi var. Sığınaklar kurultayının 22 yıllık bir birikimi ve mücadelesi sonucu ortaya çıkan taleplerdir. Ama bu süreçte bu kadar acil bir şekilde böyle bir çağrıda bulunmamızın sebebi gelen şiddet vakalarında bir artış olmasıdır. Fiziksel şiddet olmasa dahi toplumsal cinsiyetin kadınlara yüklediği sorumluluklar kadınları çok daha zorlu bir noktaya ulaştırdı. Bununla ilgili çok başvuru aldık. Fiziksel şiddet görmeyen kadınların bu süreçte sığınma evlerine alınmaması belki potansiyel katilleriyle aynı eve kalmaları anlamına geldi. Yine infaz yasası düzenlendi. İnfaz yasasıyla daha önce kadınlara şiddet uygulayan erkekler evlerine geri döndüler. Kadınlar tekrar şiddete açık hale getirildi ve o durumda bırakıldılar. Kadın örgütlerinin dayanışması ile bunların üstesinden gelinmeye çalışılıyor. Buradaki tüm sorumluluğu devlet görse de görmese de kadınlar örgütlenmiş durumda. Bu yüzden ivedilikle sorumluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.”







