‘Saldırılar karşısında topyekün mücadele etmeliyiz’
- 11:02 9 Haziran 2020
- Güncel
DİYARBAKIR - Kürt siyasetinin ve kadın mücadelesinin yapılan operasyonlarla hedef alındığını söyleyen kadınlar, topyekün mücadele çağrısında bulundu.
Diyarbakır ve birçok ilde son 1 ay içerisinde yapılan ev baskınları ile Kürt siyaseti ve kadın mücadelesine yönelik baskılara her gün bir yenisi ekleniyor. Bugün de sabah saatlerinde Diyarbakır’da Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) ile birlikte birçok eve baskın düzenlenirken çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Son 20 gün içerisinde Diyarbakır’da 24 kişi tutuklanırken, çok sayıda kişi de gözaltında. Bu süre zarfında iki kadına ise ev hapsi verildi.
Kadınlar ise baskınlara, gözaltı ve tutuklamalara tepki gösterdi.
‘Kürtler de bu ülkenin siyahileridir’
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il Eşbaşkanı Seval Gülmez, operasyonlar kapsamında Kürt siyasetine darbe yapılmak istendiğinin altını çizerek, Kürtlerin hedefte olduğu bir süreci daha yaşadıklarını belirtti. Bugün Türkiye’de her şeyin meşruluğunu yitirdiğine işaret eden Seval, “Ülke bir iki kişinin inisiyatifine bırakılmış durumda. Bunun kabul edilemez olduğunu belirtmek istiyoruz. Sadece Kürtlerin değil, Türkiye halklarının da iradesi yok sayılmaktadır. Baskı ve saldırılarla bizleri sindirmek istemekteler. Özellikle kadınlar hedef alınıyor ve çalışmalarda, Meclis’te, kurumlarda kadın iradesi yok sayılıyor. Kadın düşmanlıklarını nereye kadar sürdürecekler? Bugün ABD’deki ırkçılıktan bahsediliyor ama bugün Kürtler de bu ülkenin siyahileridir. Şunu çok iyi bilsinler ki asla pes etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz. Baskılara ve saldırılara karşı mücadele edeceğiz” sözlerini kullandı.
‘Geri adım atmayacağız’
Leyla Güven’in gözaltına alınmasını ve siyasi soykırım operasyonlarını değerlendiren HDP Kadın Meclisi üyesi Bahar Karakaş Uluğ, bu baskı ve saldırıların Kürt halkını sindirmeye ve korkutmaya yönelik baskılar olduğunu söyledi. Bahar, “Leyla Güven direnişi ve mücadelesiyle Kürt halkının mücadelesinde ve kadınların mücadelesinde öncü olmuştur. Leyla Güven’e yönelik saldırı politikalarını her süreçte devreye sokuyorlar. Siyasi soykırım operasyonları ile çok sayıda arkadaşımızı gözaltına alıp, tutukladılar. Her dönem bu baskı ve saldırıları devreye sokuyorlar. Bu saldırılara karşı topyekün mücadele etmekten başka yolumuz yok. Her dönem Kürtlere saldırarak yönetemediklerini, bu işi yapamadıklarını halktan gizlemeye çalışıyorlar. Bizler her alanda mücadelemizi yükseltmeye devam edeceğiz. Geri adım atmayacağız” ifadelerini kullandı.
‘Bu saldırılarla yeni tanışmıyoruz’
TJA aktivisti Jiyan Taş da Kürt halkına direnmekten başka yol bırakılmadığını dile getirerek, kadınların her alanda mücadelesini yükseltmesi gerekliliği üzerinde durdu. Jiyan, hükümetin Kürtleri yok etme politikasını her geçen gün biraz daha derinleştirdiğini belirterek, “Leyla Güven şahsında tüm kadın mücadelesi esir alınmak istenmiştir. Aynı zamanda Kürt kadınların siyasetteki yerine saldırı olmuştur. Rosa Kadın Derneği’ne yönelik baskılar devam ediyor. Neredeyse tüm üyeleri gözaltına alındı ve tutuklandı. Kürtler olarak bu saldırılarla yeni tanışmıyoruz. Artan saldırılara karşı mücadelemiz de artacak” dedi.
‘Kazanımlarımıza saldırıyorlar’
Kürt halkının örgütlü mücadeleye geçmesi gerektiğini söyleyen MEBYA-DER üyesi Ayşe Çelikbilek, “Kürt özgürlük mücadelesine ve kadın hareketlerine yönelik operasyonların yapılması mevcut sisteme karşı duran örgütlü yapıların çalışmalarını terörize etme, iradesizleştirme psikolojik savaşın sonuçlarındandır. Kadın çalışmalarını iradesizleştirmek istediklerindendir ki gözaltındaki erkek arkadaşlarımızı kadın kurumunun gizli üyesi olarak gösteriyorlar. Toplumun meşru hiçbir ihtiyacını karşılayamayan iktidar çözümü toplumsal değerlerle oynamakta buluyor. Bir yandan insanlık dışı uygulamalarla gündeme gelen mezarlıklara saldırı diğer taraftan mücadeleyle elde edilen kazanımlarımıza saldırı gerçekleşiyor” diye belirtti.
‘Kazanımlarımızı bırakmamızı beklemesinler’
Ayşe, şöyle devam etti: “Kadın direnişinde ve özgürlük mücadelesinde büyük emeği olan Leyla Güven arkadaşımızın vekilliğinin düşürülmesi akabinde hiçbir olayda bu kadar hassasiyet göstermeyen savcılıkların acil olarak tutuklama kararı vermesi, pandemi döneminde belediyelere kayyım ataması ve belediye eşbaşkanlarının tutuklanması Kürt düşmanlığının örneklerindendir. Mücadele eden kadınları değil tacizcileri, tecavüzcüleri ve katilleri yargılayın. Mevcut iktidar toplumsal değerlerle tüm bağını koparmışken yaşamın kadın ekseninde örülmesini kabullenemiyor ve çözümü de kadın kazanımlarına saldırmakta buluyor ama biz bu kazanımlarımızı erkek egemen sisteme karşı direnerek kazanmışız kimse kolay kolay bırakmamızı beklemesin. Bir kadın da kalsak “jin, jiyan, azadî’ diyerek mücadeleye devam edeceğiz.”
‘Boşalan yerler Dilgeşlerle, kadınlarla dolduruluyor’
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesi ve TJA aktivisti Ceylan Aslan ise “Kadının değiştirici, dönüştürücü gücünden korkuyorlar. Bu erk anlayışı geçmişte de kadını eve, kapalı alana sıkıştırmaya çalışıyordu bugün de 'Ya evinde otur, erkeğe itaat et ya da ben seni gerek ev hapsi ile evde oturturum gerek tutuklar dört duvar arasına atarım’ diyor. İnfaz yasası ile cezaevlerinden tacizciyi, tecavüzcüyü, katili dışarı salan anlayış, boşalan yerleri Dilgeşlerle, direnen kadınlarla, kendisine muhalif kesimlerle dolduruyor” sözleri ile gözaltı ve tutuklamalara tepki gösterdi.
‘Mücadelemizi büyütme gücümüz var’
Serbest bırakılan faillerin yeni katliamlar gerçekleştirmeye, taciz ve tecavüz suçlularının kaldığı yerden korku salmaya devam ettiğini vurgulayan Ceylan, şöyle konuştu: “Bugün 156 gündür Gülistan Doku'yu bulamayan, bulmak istemeyen anlayış haksız hukuksuz pratikler sergilemekten geri durmuyor. Bölgede tüm bunlara ses çıkaran, ‘Gülistan Doku Nerede’ diye sormaktan çekinmeyen Rosa Kadın Derneği’mize yapılan bu saldırılarla derneğimiz kriminalize edilmeye çalışılıyor, kadınlar susturulmaya, sindirilmeye çalışılıyor. Kadına yönelik şiddete karşı hiçbir önlem alınmazken katiller, tecavüzcüler adeta korunuyor, teşvik ediliyor. Cezaevlerinde onlarca çocuk, kadın rehine var. Ne olursa olsun direnmekten vazgeçmeyeceğiz. Tarihten bu yana elde ettiğimiz kazanımlarımıza daha yenilerini eklemeye, mücadelemizi büyütmeye gücümüz var. Direniş yolunda yıldız olanlara da sözümüz var. Onların ardılı olmaya devam edeceğiz.”







