Kadınlar kararlı: İstismar yasasına izin vermeyeceğiz

  • 09:06 10 Haziran 2020
  • Güncel
İSTANBUL - Kadına ve çocuğa yönelik suç işleyenlerin infaz yasası kapsamında tahliye edilmesinin ardından “istismar yasası” yeniden gündeme getirildi. Tepkilerini yükselten kadınlar kesinlikle izin vermeyeceklerini belirterek, “Bu apaçık istismarın meşrulaştırılmasıdır” dedi. 
 
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 1990 tarihinde yürürlüğe konan Çocuk Hakları Sözleşmesi, Türkiye’de 1995’te uygulanmaya başlandı. Sözleşmenin 36’ncı maddesinde, “Taraf devletler, güvenliğine herhangi bir biçimde zarar verebilecek her türlü sömürü karşısında çocuğu korurlar” diyerek devletlere yükümlülük veriyor. Türkiye ise çocukların evlendirilmesi konusunda en tartışmalı ülkelerden biri durumunda.
 
Nisan ayında TBMM'ye getirilen ve AKP-MHP oyları ile kabul edilen İnfaz Yasası görüşmeleri sırasında “çocuk istismarına evlilik yoluyla af” yeniden gündeme geldi. İnfaz düzenlemesine ilişkin teklifin kabul edildiği sıralarda çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin AKP’li vekil tarafından bir teklif verildiği belirtildi. Kadın örgütlerinin sosyal medyada örgütlenerek verdiği tepki sonrası teklif yasaya geçmedi. Daha önce 2016 yılında da gündeme getirilen “istismar yasasının” AKP tarafından yeniden Meclise getirileceği belirtiliyor. O dönem Türkiye’nin her yerinde örgütlenerek sokağa çıkan ve tasarıyı geri çektiren kadınlar, tepkilerini yeniden yükseltiyor. 
 
Konuya ilişkin mikrofon uzattığımız kadınlar, çocuk istismarı faillerini koruyacak her türlü yasa ve uygulamanın karşısında olacaklarını vurguladı. 
 
‘Faşizm yenilir kadınlar kazanır’
 
Kadınların Kurtuluşu’ndan Burcugül Çubuk, eril zihniyetin tahakkümü altına alınmaya çalışılan yasalarca, çocukların çocuk olduğu gerçeği reddedilerek istismarın meşrulaştırılmaya çalışıldığını söyledi. Çocukların ‘evlilik’ adı altında istismara zorlandığını ifade eden Burcugül, kadınların faşizm, baskı ve saldırı dayatmalarına karşı kazanan tarafta olduğunu vurguladı. Burcugül, “Her gün TV programlarıyla bir yenisi eklenen çocuk istismarını meşrulaştıran söylemlerle kendilerine alan açmaya çalışıyorlar. Erkek devlet karşısında biz yasaları ve uygulamaları değiştirdik. Biz kazandık. Bugün de kazandıklarımızı geri vermeyeceğiz. Asıl telaşları bu yüzden. AKP MHP faşizmi için en büyük tehdit kadınların örgütlü gücü. Çünkü kadın düşmanı politikalar ile erkek iktidarları sürdürme arayışındalar. Bir yandan asla vazgeçmeyecek kadınların örgütlü gücü bir yandan da faşizm. Faşizm her zaman yenilir, kadınlar ise kazanır” diye konuştu.
 
‘Bu apaçık çocuk istismarını aklamaktır’
 
2016’dan bu yana kadınların “korkunç yasa tasarılarıyla” karşı karşıya bırakıldıklarını belirten Kadınlar Birlikte Güçlü'den Feride Eralp da, çocuk istismarı faillerine af tasarısının daha önce kadınların örgütlü mücadelesi sonucu  geri çekildiğini hatırlattı. Yeniden gündeme getirilerek yasalaşmasının hedeflendiğini belirten Feride, “Kız çocuklarının evlendirilmesi ve annelik sorumluluğunun yükleneceği bir af tasarısından bahsediyoruz. Bu yaşta ne rıza olur ne isteyerek evlenmek olur. Bu apaçık 13 yaşındaki çocukların maruz kaldıkları istismarı aklamaktır. Bunu asla kabul etmiyoruz” dedi.
 
‘Kabul edilemez’
 
Kadın, çocuk ve LGBTİQ+’lara dönük koruma hükümlülükleri içeren 6284 sayılı kanunun ve İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmaya açılmasına karşı da direnişlerinden taviz vermeyeceklerinin altını çizen Feride, “Kadına yönelik şiddet engellenmesin, kadınlar şiddetten korunmasın, bu şiddettin failleri ceza almasın isteyen erkekler tarafından yükseltilen bu tepki, yasa yapıcılar, yöneticiler tarafından ne yazık ki ciddiye alınıyor. Kadınları koruma yükümlülüğü olanlar tam tersine ‘kadına yönelik şiddet yasası kalksın’ diyen şiddet uygulayıcı erkekler dikkate alınarak ‘bu sözleşmeyi biz imzalarken okumamıştık’ gibi tuhaf söylemlerde bulunuyorlar. Ne İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesini ne çocuk istismarı faillerini affeden bir yasa tasarısı hiçbir kadın için kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
 
‘Akıl tutulması’
 
Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Süreya Kılınç ise, TV programlarında kendilerini din ve bilim insanı olarak tanıtan kişilerce her gün eril zihniyetin savunuculuğunun yapıldığına dikkat çekti. Süreya, “Meseleler ülkesi” olarak nitelendirdiği Türkiye’de çözüm bekleyen ekonomik ve sosyal sorunlar konuşulmazken, sürekli çocuk haklarının, kadın kazanımlarının dillendirilerek hedef gösterilmeye çalışıldığını ifade etti. 
 
Koronavirüsten dolayı herkes hayatta kalma mücadelesi verirken Türkiye’de istismar yasasının tartışıldığını ifade eden Süreya, “Bu süreci fırsat bilerek çıkarmayı düşünüyorlar. Bu ülkenin başka bir derdi yok mu? Ülke aç, yoksul, işsiz. Genç işsizlik almış başını gidiyor. Ekonomiden tutun da sağlığa kadar tüm alanlar çözüm bekliyor. Ama nedense bu iktidar kafayı kadın kazanımlarına ve çocuk haklarına takmış durumda. Çocuk istismarı faillerine dönük af tasarısının gündeme getirilmesi dahi akıl tutulması. Kadın örgütleri olarak bu konunun takipçisiyiz, izin vermeyeceğiz” diye konuştu.