DTK: Tüm Kürtler AKP’nin gerçek yüzünü görmelidir
- 10:24 15 Haziran 2020
- Güncel
DİYARBAKIR - Maxmur, Şengal ve Kandil’e yönelik yapılan hava saldırısına ilişkin yazılı açıklama yapan DTK, AKP'nin kaos, gerilim ve savaş istediğinin altını çizerek, “Tüm Kürtler AKP'nin gerçek yüzünü görmeli ve ona göre konum almalıdır. AKP'nin Kürt halkı üzerinde, içeride ve dışarıda uyguladığı faşizm karşısında sessiz kalmamaya davet ediyoruz” dedi.
Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait savaş uçakları saat 00.00 itibarıyla Şehit Rüstem Cudi (Maxmur) Kampı, Şengal ve Kandil’e saldırı gerçekleştirdi. Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Demokratik Toplum Kongresi (DTK), “AKP'nin savaş ve ölümü makinesi haline geldiği, kendini ayakta tutmak için her türlü çirkefliği yapabileceği bir kez daha ortaya çıkmıştır” diye belirtti.
DTK, “Binlerce insanın yaşadığı Maxmur Kampı, Türkiye'nin baskılarından dolayı Irak Kürdistan'ına geçmek zorunda kalan Türkiyeli Kürtler'in yaşadığı bir kamptır” diyerek, her gün eriyen AKP’nin, Kürtlere saldırmayı yine bir kurtuluş olarak seçtiğini vurguladı.
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
“Haziran yenilgisinden beri savaşla ayakta kalan AKP bu seçeneğinden dolayı da kaybedeceği kesindir. Bütün mesele Kürtlere biraz daha vurarak kendilerini yargılanmaktan kurtarmaktır. Türkiye halkları AKP'nin savaşın arkasına gizlenen bireysel çıkarları görmelidir. Savaş bir bahanedir. Bir diğer mesele HDP'nin demokrasi yürüyüşünü boşa çıkarma ve provoke etme isteğidir. Yürüyüşün başladığı güne denk getirilmesi kimin savaştan ve ölümden, kim barıştan ve yaşamdan yana olduğunu göstermektedir.
‘Kürtlerin Kürdistan’da vazgeçemeyeceği hakları var’
Bu anlamda ne pahasına olursa olsun HDP'nin Demokrasi yürüyüşü amacına ulaşana kadar sürmelidir. Tarih tekerrür ediyor. Yıllardır aynı tekniklerle aynı sonuçlar alınmaya çalışılıyor. Fakat dönüp dolaşıp aynı noktaya geliniyor. Kürt halkının dört parça Kürdistan'da asla vazgeçemeyeceği hakları var. Yıllardır bu hakların verilmemesi için her türlü çirkin yola başvuruluyor. Ancak yıllardır devam eden savaş gerçeği bu hakları daha da evrensel bir noktaya taşıdı. Bu bağlamda AKP'nin savaş ve ölümü makinesi haline geldiği, kendini ayakta tutmak için her türlü çirkefliği yapabileceği bir kez daha ortaya çıkmıştır. BM statüsünde olan mülteci kamplarını ve sivil yerleşim yerlerini bombalamak suçtur. Fakat AKP açısından Türkiye'nin ilerde uluslararası kamuoyundan ne ile suçlanacağının hiçbir önemi yoktur. AKP için önemli olan bir gün daha ömrünü uzatabilmektir.
‘AKP’nin istediği kaos, gerilim ve savaştır’
Tüm dünya halklarını, Demokratik kitle örgütlerini ve uluslararası kamuoyunu AKP'nin Kürt halkı üzerinde içerde ve dışarıda uyguladığı faşizm karşısında sessiz kalmamaya davet ediyoruz. Kürt halkı bu savaş ve faşizm çığırtkanlığına karşı birliğini oluşturmalı ve sesini demokratik ve meşru yollardan yükseltmelidir. AKP'nin istediği kaos, gerilim ve savaştır. Tüm Kürtler AKP'nin gerçek yüzünü görmeli ve ona göre konum almalıdır. Ona karşı biz de Kürt halkının siyasi taleplerini gerçekleşmesi için savaş çığırtkanlığına karşı barış ve demokrasi talebinden asla vazgeçmeyeceğiz.”







