HDP Kadın Meclisi: Rojbin'e yapılan işkence kadın mücadelesinedir

  • 16:18 27 Haziran 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - HDP Kadın Meclisi,  TJA aktivisti Sevil Rojbin Çetin'in dün akşam saatlerinde özel harekat polisleri tarafından evinde üç buçuk saat boyuna işkenceye maruz bırakılmasına tepki göstererek, işkencenin kadın mücadelesine yapıldığını belirtti.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, HDP Yerel Yönetimler Komisyonu üyesi ve Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Sevil Rojbin Çetin'in dün akşam saatlerinde evine yapılan baskında polisler tarafından üç buçuk saat işkenceye maruz bırakılmasına ilişkin yerel yönetimler binasında basın toplantısı düzenledi.
 
‘Gözaltına eşlik edilmemiş’
 
Toplantıda konuşan HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş, Rojbin'in işkence ile gözaltına alındığını dile getirerek, "Asla normal diyemeyeceğimiz, bir tablo da gözaltı işlemi gerçekleştirdi. Normalde TEM polisi gözaltı işlemine gider. Fakat Rojbin arkadaşımız evine TEM polisleri haricinde özel harekat polisleri eşliğinde bütün binanın etrafı kuşatılarak bu baskın gerçekleşmiştir. TEM polisleri binadaki bütün evlerin kapılarını çalarak kesinlikle dışarı çıkmamalarını, kapılarını açmamalarını hiç bir şekilde dışarı ile iletişim kurmamalarını önce söylemiştir. Bütün komşuları tehdit edilmiştir. Rojbin evde tek başına iken bu baskın gerçekleştirilmiştir.  Bir binanın ikinci katında. Hiç uymadıkları kanunlara göre normalde komşulardan birilerinin mutlaka nezaret etmesi gereken bir arama. Gözaltına hiç kimse eşlik etmemişti" dedi.
 
"Köpekler işkence aracı olarak kullanılmıştır'
 
Kapı açıldıktan sonra iki köpeğin önce içeri girdiğini söyleyen Meral şöyle devam etti: "Bu köpekler bir işkence aracı olarak kullanılmıştır. Diyarbakır Emniyeti köpekleri işkencede kullanmada yeni bir dönem başlatmıştır. Daha önce hatırlanacağız, M.E.C. isimli şüpheli işkence gördüğü ıspatlandıktan sonra bu köpeklerin işkencede kullanıldığını bütün kamuoyu gördü. Polisler köpek saldırısını bilerek organize etmiştir. Evin içinde üç buçuk saat süren bir işkence yapılmıştır. Dün 26 Haziran'dı işkence görenlerle dayanışma günüydü. Türkiye'de AKP iktidarı evlerde işkence dönemine geçmiştir. Rojbin'in dudakları  patlamış, iki bacağında köpek ısırığı, belinde ayakkabı izi, vucudunun her yerinde darp ve cebir izi var. Bizzat fotoğraflarla belgelenmiş bir durumdur."
 
'İşkenceye dair derhal bir açıklama bekliyoruz'
 
İşkenceye dair derhal bir açıklama yapılmasını isteyen Meral, "Bu işlemi yapan kolluk gücü kimse, işkencecilerin derhal görevden alınmasını istiyoruz. Yargı önüne çıkarılmasını istiyoruz. Yetkililere eğer bu işkenceyi siz yaptırmadıysanız, çıkın açıklama yapın. Eğer siz yaptırdıysanız sizin istifa etmeniz gerekiyor. Üç buçuk saat içinde çok ciddi hakaretlere ve cinsiyetçi küfürlere maruz kalmıştır. kendisinin bir süre sonra gözleri bağlanmıştır. Rojbin arkadaşlarımız bu işkencecileri teşhis edebilecek konumdadır. Rojbin direndikçe işkencenin dozunun arttığı da aldığımız bilgiler arasında. Başına silah dayadıklarını bilgisini edindik. Bağırırsan, konuşmazsan ne yapacağımızı biliriz. Hatta şöyle bir cümle kurmuşlar 'Sen beşinci katta olsaydın atlamış olurdun. Böyle bir uygulamaya gerek kalmazdı. Ama alt katta olduğun için atlamıyorsun. Bu nedenle konuşacaktın.'  Atlamanın ne anlama geldiğini de böylece öğrenmiş olduk" diye konuştu.
 
'Bu saldırılar iktidarın kadına yönelik saldırının bir parçasıdır'
 
Ardından konuşan HDP Kadın Meclisi Sözcüsü ve Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, AKP iktidarının kadın düşmanı politikalarını nasıl üst perdeye taşıdığının bir yansıması olduğunu belirtti. Uzun süredir AKP iktidarının kadınlara dönük çok yoğun saldırılar geliştirdiğini ifade eden Ayşe şunları vurguladı: "Köpekli işkence bir yöntem haline geldi. Rojbin arkadaşımız kadına yönelik şiddetle mücadele eden bir arkadaşımı. Edindiğimiz bilgiye göre arkadaşımıza imalı ve dalga geçer biçimde 'bunlar çok dirençli kadınlar. Ne yaparsanız yapın konuşmazlar' diyorlar. Aslında kadın arkadaşlarımızın tavrının ne olduğunu bildiklerini orada da ifade etmişler. Kadın iradesini kırmak için bu tür yaklaşımlar geliştirdiklerini ifade etmişler. Bu saldırılar iktidarın kadınlara yönelik saldırının bir parçasıdır. Bu işkence normalleştirilecek bir durum değildir. Bu günün iktidarının geldiği boyut işkenceyi savunan bir boyuttur. İşkencecilerle ilgili gerekli soruşturmayı başlatması gerekmektedir. Aksi halde kendilerinin istifa etmesi gerekmektedir."
 
'Söyleyecek sözünüz var mı?'
 
AKP Milletvekili Özlem Zengin'in "AKP'den önce kadınların adının olmadığı" sözlerini hatırlatan Ayşe, Özlem'e seslenerek şunları dile getirdi: "Bir kadın üç buçuk saat boyunca her türlü saldırıya, işkenceye maruz kalıyor.  Bunu da kendine 'kadın mücadelesi yürütüyoruz' diyen bir partinin araçsallaştırdığı kolluk kuvvetleri yapıyor. Ben bu kez de AKP'li Özlem Zengin'e sesleniyorum. Söyleyecek bir sözünüz var mı? Kadın mücadelesi yürüten bir kadının yaşadıklarına söyleyecek bir cevabınız var mı? Daha kaç kadın bu işkenceyi görecek. AKP iktidarının polisleri cezasız kalacaklarını bildikleri için bu uygulamalara devam ediyorlar. Bu uygulamaların sonunda terfi alacaklarını bildikleri için bu uygulamaları gerçekleştiriyorlar. Kollektif kadın mücadelesine yapılan bir saldırıdır. Kadın düşmanı AKP iktidarının politikalarının ne boyutta geldiğini herkes görsün."
 
Ayşe, Rojbin'in yanında olduklarını ve olayın takipçisi olacaklarını söyledi.