‘Baskıya dayalı yönetme tarzı işkenceyi artırıyor’

  • 13:51 29 Haziran 2020
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Sevil Rojbin Çetin'e yönelik işkenceye karşı birçok kentte yapılan açıklamalarda, “Ülkemizde işkence olaylarının bu kadar sık gündeme gelmesi baskı ve kontrole dayalı yönetme tarzından kaynaklıdır” denildi.
 
Diyarbakır'da 26 Haziran günü evine yapılan baskında gözaltına alınan Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu üyesi, Edremit Belediyesi önceki dönem Eşbaşkanı ve Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Sevil Rojbin Çetin’e yapılan köpekli ve fiziki işkenceye tepkiler sürüyor.
 
Van
 
Van’da bulunan 9 sivil toplum kuruluşu (STK), Rojbin için ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. Van Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu'nda yapılan açıklamaya Van Barosu, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği(ÖHD) Van Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) temsilcileri, Van-Hakkari Tabip Odası temsilcileri, İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi, Halkların Demokratik Partisi(HDP) yöneticileri, Demokratik Bölgeler Partisi(DBP) yöneticileri, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, Van Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) temsilcileri ve STAR Kadın Derneği üyeleri katıldı.
 
‘İşkence edildiği açıkça ortadadır’
 
STK’ler adına ortak açıklama yapan Van Barosu Yönetim Kurulu üyesi Hamza Çiftçi, özel harekât ve TEM şube polisleri tarafından Rojbin’e köpeklerle işkence edildiğini hatırlatarak, cinsel taciz, hakaretlere maruz kaldığını söyledi. Hamza, “Hemen ifade etmeliyiz ki, işkenceciler hakkında soruşturma başlatılması gerekirken, işkence suçu açığa çıkaran avukat hakkında soruşturma başlatılmış olmasını kabul edilemez buluyoruz. Rojbin’e insan onuruyla bağdaşmayan muameleler ve işkence yapıldığı açıkça ortadır. Bizler hiç bıkmadan yeniliyoruz ki ülkemizde işkence olaylarının bu kadar sık gündeme gelmesi baskı ve kontrole dayalı yönetme tarzının sonucu ve işkence yapan memurların korunması ve cezasız bırakılmasından kaynaklanmaktadır. Bu durumu mevcut olayımızda işkenceciler hakkında değil de işkenceyi ortaya çıkaran avukat hakkında soruşturma başlatılmasından da anlayabiliriz. Fakat unutulmamalıdır ki ulusal ve uluslararası mevzuatta işkence suçu zamanaşımına uğrayan bir suç değildir” dedi.
 
Ağrı
 
Tevgera Jinên Azad (TJA) ve Hakların Demokratik Partisi (HDP) Ağrı Kadın Meclisi de Sevil Rojbin Çetin’in evine yapılan baskında işkenceye maruz bırakılmasını protesto etmek amacıyla açıklama yaptı. HDP Ağrı il binası önünde yapılan açıklamaya İl Eşbaşkanı Perihan Turan, Patnos Belediye Eşbaşkanı Müşerref Geçer, Diyadin Belediye Eşbaşkanı Betül Yaşar, HDP Parti Meclisi üyesi Hatice Akdağ  ile birçok kadın katıldı. Açıklama sırasında polis valiliğin 15 günlük etkinlik yasaklarını göstererek açıklamanın dışarıda yapılamayacağını bildirdi, polisin engellemesine rağmen kadınlar açıklamalarını yaptı. “İstismara, infaza, kayyuma karşı biz varız. Kadın mücadelesi her yerde” yazılı pankartın taşındığı açıklamayı İl Eşbaşkanı Perihan Turan okudu.
 
‘Baskı kadın mücadelesine yöneliktir’
 
Sevil Rojbin’e yönelik yapılan işkenceye dikkat çeken Perihan, “Ekonominin toplum sağlığına kadar ülkenin tüm meselelerini güvenlik sorunu haline getiren mevcut siyasal iktidarın baskı ve kontrole dayalı yönetme biçimiyle günümüzde tüm ülke adeta işkence mekanı haline getirilmiştir. Özellikle son zamanlarda bölgemizde kadın aktivistlerine yönelik ciddi bir baskı ve şiddet özel bir politika olarak uygulanmaktadır. Bu baskılar aynı zamanda kadın muhalefetine ve kadın mücadelesine yöneliktir” dedi.
 
“Yaşatılan bu korkunç işkenceye rağmen Rojbin hala gözaltında tutuluyor olmasıyla işkence hala devam ediyor” ifadelerini kullanan Perihan, “Derin ruhsal travmalar yaratabilecek böylesine insanlık dışı bir işkenceden sonra kanser hastası Sevil Rojbin bir an önce serbest bırakılmalıdır” vurgusu yaptı.
 
‘Polis görevden alınmalıdır’
 
İşkenceyi belgeleyen avukatın ifadeye çağrıldığını anımsatan Perihan, “Görevini yapan avukata değil, mesleğini kötüye kullanan, Rojbin’e bu işkenceyi yapan kişiler hakkında soruşturma başlatılmalıdır, derhal görevden alınmalıdırlar. Çünkü kolluk güçlerinin bu kadar pervasızca ve çekinmeden işkence yöntemine başvurmaları cezasızlık politikaların sonucudur. Söz konusu işkence hiçbir koşulda kabul edilemez. İşkencenin boyutu Rojbin’in yaşamına kast eden niteliktedir. Bu işkence sevil Rojbin’in şahsında tüm kadınlara yapılmıştır. Kadın mücadelesi yürüten kadınlara gözdağı niteliğindedir” diye konuştu.
 
Perihan, HDP Kadın Meclisi ve TJA olarak işkenceyi asla  kabul etmediklerini ve failler cezalandırılıncaya kadar mücadelelerinin süreceğinin altını çizdi. Açıklama alkışlarla son buldu. 
 
Urfa
 
HDP Urfa Kadın Meclisi ve Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri, Rojbin Çetin'e uygulanan işkenceyi protesto etti. Parti binasında yapılan toplantıda konuşan HDP Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü, 1980 yılında Diyarbakır Zindanı’nda Esad Oktay Yıldırım’ın köpekli saldırılarını hatırlatarak, “Bugün bir kez daha köpekli saldırı Diyarbakır’da ortaya çıktı” dedi. 
 
Saldırılarla kadın mücadelesinin hedef alındığını söyleyen Ayşe, "Bu sistem saldırılarıyla Kürt halkının kazanımlarını tasfiye etmek istiyor. Hedeflerinde kadın mücadelesi var. Boyun eğmemizi istiyorlar. Ama biz buradan bir kez daha söylüyoruz. Ne yaparsanız yapın sizin karşınızda Kürt kadınları ve Kürt halkı olarak boyun eğmeyeceğiz” diye ifade etti.