‘Barış mücadelesi veren annenin yeri cezaevi mi?’

  • 09:06 1 Temmuz 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - Barış Anneleri Meclisi Üyesi  Makbule Özbek'in tutuklanmasına tepki gösteren Havva Kıran, " Makbule anne ömrünü barışa adadı. Ölümlerin önünü alabilmek için barış mücadelesi veren bir kadın. Bu kutsal mücadeleyi veren annenin yeri cezaevi mi? " diyerek tepki gösterdi.
 
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) faaliyetlerine katılan, DTK bünyesindeki kuruluşlarda görev alan kişilere yönelik başlatılan soruşturma kapsamında 26 Haziran tarihinde ev baskınları yapıldı. Ev baskınlarında aralarında sivil toplum örgütleri üyeleri, DTK Divan üyeleri, TJA aktivistileri, Rosa Kadın Derneği üyesi, Barış Anneleri Makbule Özbek, ev hapsinde bulunan ve yerine kayyım atanan Silvan Belediyesi Eşbaşkanı Naşide Toprak’ın bulunduğu 44 kişi gözaltına alındı.
 
72 yaşındaki Makbule Özbek tutuklandı
 
Aynı gün DTK’ye de baskın yapan polisler, 7 saate yakın arama yaptı. Arama sırasında DTK’nin resmi evraklarına, pankart ve tabelalarına el konulurken, kurum binası ise mühürlenerek kapatıldı. Gözaltında tutulan kişiler ise dün adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen 44 kişiden 22 kişi adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılırken, 22 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında yıllardır barış mücadelesi yürüten ve kuruluşundan bu yana Barış Anneleri Meclisi İnisiyatifi üyesi olan Makbule Özbek de bulunuyor. 72 yaşında olan Makbule’nin, birçok hastalığı olmasına rağmen tutuklanması ise tepki topladı.
 
Barış Anneleri Meclisi Üyesi ve sözcüsü Havva Kıran, Makbule Özbek'in tutuklanmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
 
'Bu çelişki nedir?'
 
Türkiye'de pandemi sürecinden geçildiğini ve alınan tedbirlerin yetersiz olduğunu belirten Havva, tedbirler kapsamında 65 yaş üstünün sokağa çıkmasının yasaklandığı günlerde de Barış Anneleri Meclisi üyelerinin gözaltına alındığını hatırlattı. İktidarın keyfiyetçi davrandığına işaret eden Havva, “Sürekli sosyal mesafeye dikkat edilsin deniliyor.  Fakat ne yazık ki bir süre önce siyasi bir operasyon başlatıldı.  Bende gözaltına alındım. Barış Annesi olarak gözaltın alındım. Her gün televizyonlara çıkıp önlemler alınması çağrısında bulunuyorsunuz. Peki  bu çelişki nedir? Sosyal mesafe önlemler deyip sonrada evleri basıyorsunuz. 70-80 yaşındaki anneleri gözaltına alınıyorsunuz. Nerede kaldı sosyal mesafe uyarıları. Söylemler ve pratik arasında büyük bir çelişki var. Tekrardan cezaevlerini doldurdular. Çeteleri, hırsızları, esrarcıları serbest bırakarak cezaevlerini boşalttılar. Haksızlığa hayır diyen insanları tutuklayıp cezaevine atıyorlar" sözlerine yer verdi.
 
'Makbule anne derhal serbest bırakılsın'
 
Makbule'nin 72 yaşında olduğunu hatırlatan Havva, 4-5 gündür gözaltında tutulduğunu söyledi. Havva, Makbule’nin birçok hastalığa olduğunu da  dikkat çekerek, bu durumda cezaevinde kalmasının vicdanları zedeleyeceğini vurguladı. Havva, Makbule’nin gözaltına alınmadan bir gün önce hastaneye gittiğini de dile getirerek, “İlaçlar kullanıyor. Makbule anne ömrünü barışa adadı. Ölümlerin önünü alabilmek için barış mücadelesi veren bir kadın. Bu kutsal mücadeleyi veren annenin yeri cezaevi mi? Onun gözaltına dahi alınmaması gerekiyor. Yaşı ilerlemiş bir annedir. Bu salgın sürecinde tutuklandı.  Bu süreçte insanları neden tutukluyorlar. Eğer barış mücadelesi veren bir annenin yeri cezaevidir deniliyorsa biz bunu kabul etmiyoruz. Biz Makbule annenin serbest bırakılmasını istiyoruz. Makbule anne ne yapmıştı. Tankla topla nereye saldırdı. 3-4 aydır evinden dahi çıkmıyordu. Barış anneleri olarak bunu kabul etmiyoruz” diye ifade etti.
 
'Ortak ve özgür bir yaşam istiyoruz'
 
AKP’nin “Adaletten yanayız” sözlerini hatırlatan Havva, ancak barış isteyen insanları ise tutukladığının altını çizdi. Barış isteyen bir annenin tutuklandığı bir ülkede hak, hukuk ve adaletten söz edilemeyeceğini söyleyen Havva, şiddet politikaları ile kimsenin başarıya ulaşamayacağını ve şiddetin ancak şiddeti doğurabileceğini kaydetti. Havva, “Bu gün sokaktaki çocuklara şiddet uygulanırsa, o çocuk şiddeti kabul etmez. Evleri bastığınızda evdeki çocukların nasıl etkilendiğini biliyor musunuz? Siz onları korkuttuğunuzu sanıyorsunuz. Ama o çocuklar, o aile içinde öfke büyüyerek yaşamını sürdürüyor. Şiddetle bir yere varılmaz. Kürt halkı uzaydan gelmedi. Bizde bu ülkenin halkıyız. Burada yaşayan bütün halklar gibi bizde toprakların sahibiyiz. Bizler bütün halklar gibi ortak ve özgür bir yaşam istiyoruz. Eşitlik, demokrasi istiyoruz. Saldırılarla bir şey çözülmez. Adalet bakanlığına, Cumhurbaşkanlığına sesleniyorum. Şiddet yanlısı tavırlarından vazgeçsinler.  Bizlerde bu ülkenin yurttaşlarıyız" dedi.
 
'Barış tahtını ele geçirene kadar mücadele edeceğiz'
 
Barış istediklerini ve barış taleplerinden vazgeçmeyeceklerini altını çizen Havva, barış gelmeyene kadar durmayacaklarının altını çizdi. Havva, "Bedeli tutuklanmak, bedeli öldürülmek olsa da biz barış istiyoruz. Anneler olarak biz barış için varız diyoruz. Huzuru barış getirecektir. Bu nedenle barış tahtını ele geçirene kadar mücadele edeceğiz" diyen Havva  "Bütün dünya halkları için ölümler istemiyoruz. Ortadoğu'da kan kaynıyor. Her gün insanlar ölüyor. Nereye kadar böyle sürecek. Polis ve asker anneleri içinde yüreğimiz sızlıyor. Kimse biz annelerin yüreğinin acısını anlayamaz. Anca biz anneler olarak birbirimizin acısını anlayabiliriz. Biz insanlık mücadelesi veriyoruz" dedi.
 
'Bedeli ne olursa olsun mücadele edeceğiz’
 
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir dönem "Annelerin gözyaşlarını dindireceğiz. Cennet annelerin ayaklarının altındadır" sözlerini de hatırlatan Havva, şöyle seslendi: “Sen annelerin gözyaşlarını dindirmedin. Sen Kürt ve Türk annelerinin çocuklarını birbirine öldürttün. Sen anneleri cezaevlerine atıyorsun. Annelerin gözyaşlarını daha çok akmasına neden oldun.  Bugün annelerin acıları daha çok arttı. Ben 65 yaşındayım bu yaşımda 6 kez gözaltına alındım. Biz anneler olarak mücadele etmeye mecburuz. Biz sivil toplum kuruluşuyuz. Biz her yerde görünmek zorundayız. Kanın durması için mücadele etmeye mecburuz. Bedeli ne olursa olsun mücadele edeceğiz.  Kendi rengimizle özgür bir yaşam sürdürmek istiyoruz.”
 
' Kürtleri bitireceğini sanıyorsan yanılıyorsun'
 
Operasyonların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Havva, bir ülkenin halkı sürekli gözaltına alınma ve tutuklanma  endişesiyle yaşıyorsa o ülkede demokrasinin, adaletin kalmadığı anlamına geldiğini söyledi.  Türkiye'nin her yerinde Kürtlere yönelik siyasi operasyonların devam ettiğini vurgulayan Havva şunları dile getirdi: "Bunun kabul edilebilir bir yanı yok. Sen bu şekilde Kürtleri bitireceğini düşünüyorsan yanılıyorsun. Kürtleri bitiremezsin. Şiddetle  öfkeyi biriktiriyorsun. Biz kinin nefretin büyümesini istemiyoruz. Şiddetsiz bir çözümden yanayız."