‘Dilgeş havalandırmayı balkon, koğuşu oyun alanı sanıyordu’
- 09:02 2 Temmuz 2020
- Güncel
DİYARBAKIR - Çocuğu Dilgeş ile cezaevine konulan ve kamuoyunun tepkisiyle tahliye edilen Gönül Aslan, “Dilgeş havalandırmayı balkon, koğuşu oyun alanı sanıyordu” diyerek çocuklarıyla birlikte tutuklanan Eylem Oyunlu için de çağrıda bulundu.
Diyarbakır Bağlar Belediye Meclis üyesi Gönül Aslan, 22 Mayıs’ta Rosa Kadın Derneği’ne yönelik gerçekleşen operasyon kapsamında böbrek hastası olan 2 buçuk yaşındaki oğlu Dilgeş ile gözaltına alınmış ardından ise çıkarıldığı mahkemece 9 kişi ile birlikte tutuklanmıştı. Gönül, kamuoyundan gelen büyük tepkilerin ardından Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nden tahliye edildi.
Gönül, cezaevinde yaşadıkları sorunları ve Dilgeş’in durumunu ajansımıza anlattı.
‘Dilgeş cezaevini oyun sandı’
Cezaevine ilk gittiği anı anlatan Gönül, Dilgeş’in çok küçük olduğu için cezaevinin ne olduğunu anlayamadığını ifade etti. Dilgeş’in cezaevini ilk önce oyun alanı olarak gördüğünü kaydeden Gönül, Dilgeş’in cezaevi içerisinde oyun oynayabileceği, koşabileceği, çocukluğunu yaşayabileceği bir alan olmadığını bunun da onu çok zorladığını aktardı.
‘Dilgeş kafasını kırdı, bacağını incitti’
4 kişilik koğuşlarda kaldıklarını söyleyen Gönül, “Alan çok dar ve koğuşun içi de boş olduğu için sesler yankı yapıyordu. Dilgeş de seslerden çok rahatsız oluyordu. Cezaevine ilk girdiğimizde Dilgeş’in kalemini aldılar. Dilgeş kalemi için saatlerce ağladı. Daha sonra yasak olduğunu ve vermeyeceklerini söylediler. Koğuşa gittiğimiz gibi Dilgeş kafasını çarptı ve kırdı. Daha sonrasında ise yere düşerek bacağını incitti. Cezaevinin ne olduğunu anlayana kadar bu şekilde kazalar geçirdi. Cezaevi koşullarında ona yedirebileceğim hiçbir şey yoktu. Haftada bir gün kantinden liste yapıp alışveriş yapabiliyorduk. Kantin alışverişi yapmak için kantin gününün gelmesini beklemek zorunda kalıyorduk” sözleriyle yaşadığı zorlukları dile getirdi.
‘Dilgeş havalandırmayı balkon olarak görüyordu’
“Dilgeş havalandırmayı balkon olarak görüyordu” diyen Gönül, havalandırmaya sınırlı çıkabildikleri için Dilgeş’in sinirlendiğini söyledi. Gönül, gardiyanların koğuşa geldiği zaman Dilgeş’in onlara saldırdığını ve kapılara vurduğunu ifade ederek, “Dilgeş her sabah havalandırma kapısında ‘balkon kapısının’ açılmasını bekliyordu ve kapıyı kapatmaya gelen gardiyanlara ‘balkonumuzu kapatmayın’ diyordu. Gardiyanlar beni, çocuğuma bakmam gerektiği konusunda uyarıyorlardı. Elimizde olmayan bir durumdu bu. Çocuğa bazı şeylerin yasak olduğunu, dışarı çıkmaması gerektiğini anlatamıyorduk. Bu yüzden çok sıkıntı yaşadık. Sadece kendi çocuğumun değil, bütün çocukların yaşadığı ortak sıkıntılardır bunlar” dedi.
‘İlaçlarını bir hafta sonra alabildim”
Gönül, Dilgeş’in rahatsız olduğu için haftada bir gün revire çıkması gerektiğini dile getirerek, yazdıkları dilekçelere rağmen revire çıkamadıklarını kaydetti. İdarenin kendisine, hastaneye durumu daha ağır olanların öncelikli alındığını söylediğini belirten Gönül, şöyle devam etti: “Bize öyle söylenmesine rağmen öncelikli hasta alındığını görmedik hiç. Kapıda rahatsızlığı sorup beklememizi söylüyorlardı. Dilgeş’in iki defa ateşi çıktı. İlaç getirdiler, onları kullandım ama ona rağmen revire çıkarmadılar. Bize, ‘istiyorsanız ambulans çağıralım, hastaneye götürelim’ dediler. Ancak hastaneye gidiş gelişten sonra tek kişilik hücrede 14 gün boyunca karantinada kalacağımızı söylediler. 4 kişilik koğuşta bile çocuğu durduramıyorken tek kişilik hücrede nasıl kalacaktık? Orada Dilgeş’i durduramazdım bu nedenle de hastaneye gitmeyi ben kabul etmedim. Dilgeş’in kullanması gereken ilaçları var. İlaçlarını ilk günden vermeleri gerekirken bir hafta sonrasında alabildim. Rahatsızlandığı zaman hemen önlem alınmıyor. Revire çıkmak için bir hafta beklemek zorunda kalıyorduk.”
‘Polis aracı görünce korkuyor’
Cezaevinden çıkmış olmalarına rağmen Dilgeş’in cezaevi etkilerini hala üzerinde taşıdığını ifade eden Gönül, “Tek başına koridora bile çıkamıyor. Arabalara binince tek başına kalma korkusu yaşıyor. Polis aracı görünce bizi tekrar alacaklarını düşündüğü için korkuyor. Sadece Dilgeş değil, dışarıdaki çocuğum için de çok zor bir durumdu. Dilgeş önceden çok sakin bir çocuktu ama cezaevinden sonra sık sık ağlamaya başladı. Rahatsızlığından dolayı vücudunda lekeler çıkmaya başladı. Yemek yemede sıkıntı yaşıyor. En azından şu anda istediğim zaman hastaneye götürebiliyorum ve gıda alternatifini oluşturabiliyorum. Cezaevinde kaldığım süre boyunca oğluma sadece çay ve ekmek yedirebiliyordum” dedi.
‘Eylem Oyunlu ve tüm kadınlar serbest bırakılmalı’
Tutuklu bulunduğu süre zarfında kendisine dayanışma ve destek mesajları gönderen herkese teşekkür eden Gönül, dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Cezaevine 2 buçuk yaşındaki çocuğu ve yeni doğmuş bebeğiyle giren Eylem Oyunlu’nun durumunu da hatırlatan Gönül, “Dayanışma bizim için çok önemli. Dayanışma ve destekler sayesinde tahliye edildik. Eylem Oyunlu başta olmak üzere cezaevinde çocuğuyla kalan tüm kadınların derhal bırakılması gerekiyor. Bunun için de kamuoyunun oluşması gerekiyor. Çocuklarının cezaevinde kalması anneler açısından da çok kötü bir durum. Bu kabul edilecek bir durum değil. Eylem Oyunlu emziren bir anne. Stres yapıldı mı süt de kesilebiliyor. Cezaevi koşullarında süt bulmak ise oldukça zor. Hem psikolojik açıdan hem de çocukların geleceği açısından çok kötü durum. Cezaevi çocukların kalabileceği bir ortam değil. Çocuklarıyla cezaevinde kalan tüm kadınların cezasının ya ev hapsine dönüştürülmesi ya cezalarının ertelenmesi ya da yeni bir yasal düzenlemenin çıkarılması gerekiyor. Cezaevinde bulunan tüm hasta tutsakların da bir an önce serbest bırakılarak tedavi koşullarının yaratılmasını istiyoruz” diye konuştu.







