Ev-Eksen 10 yıllık hukuk mücadelesini kazandı

  • 13:12 4 Temmuz 2020
  • Güncel
MUĞLA - Ev-Eksen 10 yıllık hukuk mücadelesini kazandı. Emsal nitelikteki karar ile ev-eksenli çalışma işkolu statüsünün tanınmasının yolu açıldı.
 
Ev-Eksenli Çalışanlar Sendikası (Ev-Eksen) Yönetim Kurulu yaklaşık 10 yıldır sürdürdüğü hukuk mücadelesinin sonunda ev-eksenli çalışmanın işkolu statüsünde tanınmasının yolunun açıldığını yazılı açıklama ile duyurdu. Açıklamada, güvencesiz çalışanları örgütleyen tüm emek örgütlenmeleri için ön açıcı bir karar niteliği taşıdığı belirtildi.
 
‘Dava sicil numarası talebiyle açıldı’
 
10 Kasım 2009’da kurulan Ev-eksen’in üye kayıt işlemleri için gerekli olan sicil numarasını vermesi için Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı nezdinde ki tüm girişimlerin sonuçsuz kalmasıyla birlikte, 14 Ekim 2010’da sicil numarası verilmesi talebiyle Bakanlığın olumsuz cevap vermesi üzerine hukuk mücadelesinin başladığı belirtilen açıklamada, Danıştay’ın Ev-Eksen’e sicil numarası verilmesinin ve sendikanın prosedüre uygun şekilde üye yapabilmesinin yolunu açtı. Bu da ev-eksenli çalışmanın işkolu niteliğinin belirlenmesini gerektiriyor.
 
‘Hak mücadelesi için önemli bir kazanım’
 
Ev-Eksen, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından ivedilikle Danıştay kararının gereğini yerine getirmesini talep edileceği belirtilen açıklamada, “Ev-eksenli çalışma ayrı bir işkolu olarak belirlendiğinde, şu anda ülkemizde ev-eksenli çalışanları örgütleyen tek sendika olarak Ev-Eksen’in bu işkolunda faaliyet gösteren bir sendika olduğu tescil edilecektir. Bu da en güvencesiz, en yoksul işçi kesimlerinden biri olan biz ev-eksenli çalışanların hak mücadelesinde çok önemli bir kazanım demek” sözlerine yer verildi.
 
‘Kadının karşılıksız emek sömürüsü ev eksenli çalışmaya yansıyor’
 
Dünyada ve Türkiye’de kadınların çoğunluğunu oluşturduğu ve 3-4 yaşında başlayan ev-eksenli çalışmanın 70’li hatta 80’li yaşlara kadar devam ettiği belirtilen açıklamada, ev-eksenli çalışmanın dünyada ve Türkiye’de düşük ücretlerle, kötü koşullarda çalışılan,esnek çalışma saatlerinin olduğu ve çoğu zaman işsiz kalınması, hiçbir sosyal hakka sahip olunmayan  çalışma biçimi olarak tarif edildi. Kadının karşılıksız emek sömürüsü ile ev-eksenli güvencesiz çalışmanın birbiri ile ilişkili olduğu ifade edilen Açıklamada “İşçi olmanın bir şey, kadın işçi olmanın başka bir şey olduğunun altını çizmek isteriz. Kadınlar, hele de ev-eksenli çalışan kadınlar, daha yoksuluz. ‘İşçinin de işçisi / yoksulun da yoksulu’yuz” sözlerine yer verildi.
 
‘Pandemi koşulları birlik olma ihtiyacını arttırdı’
 
Pandemi koşullarında ücret ya da sosyal hakların adının dahi anılmadığını, ev-eksenli çalışan kadınların durumdan daha olumsuz yönde etkilendiği belirtilen açıklamada, pandemi sürecinde kadına yönelik erkek şiddetinde ciddi artış görüldüğü ifade edildi. Tüm güvencesiz çalışanların hak talebi için birlik olmaya her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğunun altı çizilen açıklamada,  “Çalışma koşullarının düzelmesi, ücretlerin artması, emeklilik başta olmak üzere sosyal güvenlik haklarının sağlanması, sağlık hakkına erişim, karşılıksız kadın emeğinin yerine sosyal hizmet talep edilmesi, çocuk bakımı, yaşlı, hasta, engelli bireylerin bakımının sosyal hizmet olarak sağlanması, kadına yönelik şiddetle mücadele gibi temel konuların tamamı, birlik olmayı, örgütlenmeyi ve mücadele etmeyi gerektiriyorken pandemi koşullarında birlikte mücadeleye duyulan ihtiyaç daha da artmıştır. Şu anda ülkemizde ev-eksenli çalışanları örgütleyen tek sendika olan Ev-Eksen’in önünü açması, ev-eksenli çalışanların örgütlenme mücadelesine ciddi bir ivme sağlaması, başta kadın işçiler olmak üzere tüm emekçiler için önemli bir kazanım olacaktır” sözlerine yer verildi.
 
‘Erkek şiddeti ve savaşa karşı mücadele çağrısı’
 
Tüm emek güçlerini tüm hakların en temelinde yer alan yaşam hakkı için, erkek şiddetine ve savaşa karşı birlikte mücadeleye çağıran açıklamada, emek haklarını genişletmek, herkese sağlık ve eğitim hakkı talep etmek için birlikte mücadele çağrısı yinelendi.