Siyasi parti ve kurumlardan tecrit açıklaması

  • 19:13 5 Temmuz 2020
  • Güncel
İSTANBUL - Siyasi parti ve sivil toplum örgütleri, yaptıkları ortak açıklama ile İmralı tecridi ve cezaevlerindeki hak ihlallerine dikkat çekti. Açıklamada,  “Tecrit, evrensel insan hakları hukukuna aykırıdır” denildi.
 
Marmara Tutuklu Yakınlarıyla Dayanışma Derneği (MATUHAY-DER), Anadolu Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY DER), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Tevgera Jinên Azad (TJA) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP), İstanbul’da yaptıkları ortak açıklama ile PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde devam eden tecrit koşulları ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekti. 
 
Beyoğlu’nda bulunan HDP İl Örgütü binası önünde yapılan açıklama öncesi bina çevresi polis tarafında ablukaya alındı. 
 
Polis engeli
 
Açıklama yapmak üzere binadan dışarı çıkan parti yöneticileri ve ilgili dernek yöneticileri, polis engeli ile karşılaştı. İçeriğini gerekçe göstererek dışarıda açıklama yapılmasına izin verilmeyeceğini belirten polis yetkilileri ile HDP’li yöneticiler arasında yapılan uzun görüşmeler sonucunda kararlılık gösterilmesi üzerine açıklama yapılmasına izin verilmek zorunda kalındı.
 
Üzerinde “Zindandaki direnişin dışarıda sesi olacağız”,“Tecrit insanlık suçudur”, “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın”, “İnsan haklarını savunuyoruz” ve “Tutsaklar koronavirüs tehlikesi altında” dövizleri taşıyan kitle, “Bijî berxwedana zindana”, “İnfazda eşitlik sağlansın” ve “Hasta tutsaklar onurumuzdur” sloganları atıldı. 
 
Açıklama için hazırık yapıldığı sırada polisin sık sık müdahale anonsu geçmesi nedeniyle kitle, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganları atarak polise tepki gösterdi.
 
Açıklamada ilk sözü alan MATUHAY-DER Eşbaşkanı Hüsnü Taş, karşılaştıkları polis ablukasını kınadı. Sonrasında konuşan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Erdal Avcı da, İmralı Cezaevi’nde bulunan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit politikaları üzerinde durdu.
 
‘Ayrımcı politikalardan vazgeçilmeli’
 
HDK Eş Sözcüsü İdil Uğurlu ise, konuşmasında “Siyasi tutsaklar üzerindeki baskının kaldırılması gerekiyor. Hapishanedeki ağırlaştırılmış tecrit koşullarının kaldırılması ve ayrımcı infaz yasasının Anayasa Mahkemesi tarafından geri çekilmelidir. Dünyanın her yerinde infaz yasası tüm mahkumlara ayırt edilmeksizin uygulanır ama Türkiye’de bunun tam tersi oluyor. İktidar ayrımcı politikalardan vazgeçilmeli. Başta Öcalan olmak üzerine tutsaklar üzerindeki tecrit kaldırılmalı” diye konuştu.
 
Yapılan konuşmaların ardından ortak basın metnini MATUHAY-DER Yöneticisi Cihan Kartal okudu. 
 
‘Salgın tehlikesiyle yüz yüze’
 
Cihan , pandemi koşullarında dünyanın birçok ülkesinde cezaevlerinde tahliyelerin gerçekleştiğini ancak Türkiye’de siyasi tutukluların salgın tehlikesi ile yüz yüze bırakıldığını ifade etti. İmralı Cezaevi’nde bulunan PKK Lideri Abdullah Öcalan başta olmak üzere diğer cezaevlerinde tecrit koşullarının ağırlaştığını söyleyen Cihan ,“Ada cezaevinde tutulan Sayın Öcalan ve aynı cezaevinde hükümlü olan Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş, yaş ve kronik rahatsızlıkları dolayısıyla koronavirüs salgını karşısında doğrudan tehdit altındalar. Bu ölümcül tehdit sebebiyle ve gerekse de yasalardan kaynaklı temel haklarından yoksun bırakılmaları, iktidarın siyasilere yönelik keyfi uygulamalarının göstergesidir. Sayın Öcalan’ın ailesiyle yapmış olduğu son telefon görüşmesinde; 'şu anda durumumuz iyidir, ancak sonrasında ne olur bilemiyorum’ demiş, sağlık durumlarına dönük olası risklere işaret etmiştir. Yine bu süreç içerisinde İmralı tecridi diğer cezaevlerinde de uygulamaya konulmuştur” dedi.
 
Çağrıda bulunuldu
 
AKP ve MHP iktidarının pandemiyi fırsata çevirerek Abdullah Öcalan ve diğer siyasi tutuklulara dönük tecrit koşullarını ağırlaştırdığını vurgulayan Cihan , açıklamayı yapan yapılar olarak Hükümete “Bu hukuksuzluğa derhal son verin. Bu tecrit, evrensel insan hakları hukukuna aykırıdır ve ülkeyi kaosa sürüklediğini bildirmek isteriz” çağrısında bulunduklarını kaydetti. 
 
Açıklama, sonrasında alkış ve sloganlarla son buldu.