Hülya Alökmen: Kürt kadınının pes etmesini beklemesinler
- 09:03 6 Temmuz 2020
- Güncel
DİYARBAKIR - Kadınlara yönelik artan operasyonların, kadın mücadelesini kırmak ve gözdağı vermek amacıyla yapıldığını belirten HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Hülya Alökmen, “Bu saldırıları iyi tahlil etmek, ortaya koyduğumuz perspektifin ne kadar doğru olduğunu görmek gerekiyor. Kimse Kürt kadınının pes etmesini beklemesin” dedi.
Kadına yönelik şiddet koronavirüs salgını sürecinde artarken, bu katliamlara karşı kadınlar sokaklarda, sosyal medya hesaplarında seslerini yükselterek mücadele etrafında kenetlendiler. Kadın kazanımlarının da hedef alındığı bu süreçte, Diyarbakır merkezli birçok operasyonda Kürt kadınları gözaltına alınarak tutuklandı. 22 Mayıs’ta Tevgere Jinên Azad (TJA) aktivisleri ve Rosa Kadın Derneği’ne yönelik operasyon, gözaltı ve tutuklamalar Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) yapılan operasyonla devam ederken, TJA aktivisti ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Yerel Yönetimler Komisyonu üyesi Sevil Rojbin Çetin, evine yapılan baskında 3 buçuk saat işkenceye maruz bırakıldı.
‘Kadınlar Rosa’yı başvurabilecekleri yer olarak gördü’
Süreci değerlendiren HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Hülya Alökmen, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ile beraber kadın kurumlarının hedef alındığını, kadınların yerel yönetimlere ve derneklere ulaşamadığını dile getirdi. Ancak 2018 yılında Diyarbakır’da Rosa Kadın Derneği’nin açılmasıyla kadınların, kendini daha rahat ifade etmeye başladığını belirten Hülya, “Ayrıca kadınlar için hukuki ve psikolojik danışmanlık alanı haline geldi. Kadınlar Rosa’yı başvurabilecekleri bir yer olarak gördü” dedi.
‘Yaprak bile kıpırdamazken kadınlar alanlardaydı’
Kadınların tüm engellemelere rağmen her süreçte büyük bir örgütlülük ile alanlarda olduğuna işaret eden Hülya, ‘mor konvoy’, ‘yürüyüş’, ‘mor zincir’ gibi çok sayıda eylem ile ses çıkardığını vurguladı. “Yaprak bile kıpırdamayan zamanlarda, muhalefetin sessiz kaldığı anlarda kadınlar hep sokakta ve alanlardaydı” diyen Hülya, alanlarda hem haklarını istediklerini hem de gasp edilmiş hakları için mücadele ettiklerini dile getirdi. Tüm bunlara karşılık AKP’nin kadına sınırlar çizerek yerini aile ve ev olarak belirlediğini, bu nedenle de kadın lehine olan yasaları işletmediğini vurgulayan Hülya, “Hem yasaları işletmemesi hem de söylemleri ve politikaları ile kadına bakış açısını ortaya koyuyordu” ifadelerini kullandı.
‘Kadınlar yan yana durması dikkatlerini çekti’
İdeolojik bakış açısı ne olursa olsun kadınların erkek şiddeti ve katliamlarına karşı yan yana durmayı başarabilmesinin de sistemin dikkatini çektiğini belirten Hülya, “Sesimizin çıkması, düzeni reddetmemiz, ‘korkmuyoruz, itaat etmiyoruz’ sloganı etrafında birleşmemiz sonucu sistem bizi hedef aldı. Önceki süreçlerdeki operasyonlarda da kadın eşbaşkanlar daha fazla tutuklandı ve ağır cezalarla yargılandılar. Hala da birçoğu tutuklu bulunmakta” dedi.
‘Kimse Kürt kadınının pes etmesini beklemesin’
Kadınların yalnızca gözaltı ve tutuklamalarla değil, her yönden baskıya maruz kaldığını ifade eden Hülya şöyle devam etti: “Kadınların tutuklanması topluma, kadın mücadelesi yürütenlere, kadın mücadelesine inananlara bir mesaj ve bir gözdağıdır. Kadın, sadece kendisi için değil dünyadaki tüm kadınlar için mücadele eder. Dünyanın neresinde olursa olsun bir kadın mücadelesinin diğer kadınları etkilediği gibi sistemin bir kadın üzerine baskı kurması da dünyada kadın mücadelesi yürüten kadınlara verilen bir gözdağıdır. Rosa Kadın Derneği’ne yapılan saldırı sonucu uluslararası çapta bir dayanışma yaşanması sevindiren bir durumdu. DTK’ye yönelik gerçekleşen operasyonda da en çok kadınlar gözaltına alındı ve tutuklandı. Mevzu özelde Kürt Kadın mücadelesine saldırıdır. Bununla birlikte sınırlar da ortadan kaldırıldı. Kobanê’de 3 Kürt siyasetçi kadının katledilmesi kadına yönelik saldırıların boyutunu gösteriyor. Bu saldırıları iyi tahlil etmek gerekiyor. Ortaya koyduğumuz perspektifin ne kadar doğru olduğunu da görmek gerekiyor. Erkek egemen zihniyetinin kendi içindeki örgütlenmesini kırmak için de daha kararlı durmak gerekiyor. Kimse Kürt kadınının pes etmesini beklemesin.”
‘Bir kişi daha eksilmeyeceğiz’
İktidarın kadını ve erkeği kutuplaştırdığını, medyayı çıkarı doğrultusunda kullandığını, toplumu ezen ezilen, Kürt-Türk şeklinde kutuplaştırdığını belirten Hülya, buna karşı tek çarenin hem kadının hem de toplumun daha fazla örgütlenmesi olduğunu söyledi. Hülya, “Yan yana durmayı daha fazla başarmalıyız. İktidar, faşizan sistem kurmaya devam ediyor. Bu da erkek mantığıyla olan bir sistemdir. Sadece kendi oluşturdukları dünyayı var etmeye çalışıyorlar. Tüm muhalif kesimlerin ‘Bir kişi daha eksilmeyeceğiz’ sloganı etrafında birleşerek kimseyi teslim etmemesi gerekiyor” dedi.
‘HDP bir kadın partisidir’
HDP Kadın Meclisi olarak “Kadın mücadelesi her yerde” sloganıyla başlattıkları kampanyayı pandemi sebebi ile zamana yaymak durumunda kaldıklarını ifade eden Hülya, eşbaşkanlık sisteminin ne olduğunu topluma daha fazla anlatabilmek için çalışmalar yürüttüklerini ve yürüteceklerini kaydetti. Hülya, çocuğun istismar faili ile evlendirilmesini öngören yasa tasarısına karşı da daha fazla ses yükseltmeleri gerektiğine işaret ederek, “Tüm bunlara karşı farklı etkinliklerimiz olacaktır. Birtakım çalışmalarımız ertelenmiş olsa da mahalle gezilerimiz ve kadın buluşmalarımız devam edecektir. HDP bir kadın partisidir. Kadınların kendini en iyi ifade edebildiği, kendi haklarına sahip çıkarak mücadele ettiği partidir. Tüm kadınları HDP Kadın Meclisi etrafında kenetlenmeye davet ediyorum” diye aktardı.







