‘Abdullah Öcalan şahsında Ortadoğu halklarına tecrit uygulanıyor’
- 09:03 15 Ağustos 2020
- Güncel
Dîcle Demhat
KOBANÊ - Hegemon güçlerin PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fikirlerini tehdit olarak gördüğünü söyleyen Kobanê Kantonu Halk Belediyesi Yönetim üyesi Fidan Dilan, “21 yıldır başta Önderlik olmak üzere Ortadoğu halkı üzerinde tecrit uygulanmaktadır” dedi.
PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrit 21 yıldır devam ediyor. Dönem dönem yapılan eylemler sonucu Abdullah Öcalan ile görüşmelere izin verilirken, son olarak kamuoyunun baskısı sonucu 3 Mart günü kardeşi Mehmet Öcalan ile telefon görüşmesi yapabilmişti. Yaptığı her görüşmede kamuoyuna önemli mesajlar veren Abdullah Öcalan, son görüşmesinde Kürt ulusal birliğinin önemine dikkat çekmiş ve bunun için adımlar atılması çağrısında bulunmuştu. Abdullah Öcalan sağlık durumuna ilişkin ise “Sağlık durumum şuan iyi ama ilerde ne olacağını bilemem” demişti. Bu görüşmeden sonra avukatları ve ailesinin Abdullah Öcalan ile görüşme gerçekleştirmesine izin verilmedi. Geçen hafta Avrupa Konseyi’ne bağlı İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) 2019 yılında İmralı ve Türkiye cezaevlerine yaptığı ziyaretlere ilişkin hazırladığı raporunu kamuoyuyla paylaşmış ve “İmralı’da herhangi bir iyileşme yok, tecrit devam ediyor” diye belirtmişti.
Kobanê Kantonun Halk Belediyesi Yönetim üyesi Fidan Dilan, Abdullah Öcalan’a dönük tecridi ve CPT raporunu ilişkin konuştu.
‘Tecrit Ortadoğulu kadınlara uygulanmakta’
PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin Kürt halkı ve tüm halklar üzerinde uygulandığını belirten Fidan, tecridin insan haklarına aykırı olduğuna işaret etti. Her tutuklunun avukatı ve ailesiyle görüşme hakkının olduğunun altını çizen Fidan, “Fakat şu ana kadar Türkiye tarafından Önderlikle görüşmeler yasaklanmış. CPT ve uluslararası örgütler bu tecride göz yummaktadır. Bu tecrit Ortadoğu’da yaşayan bütün kadınlar üzerinde de uygulanmakta. Kürt halkını kimliksiz ve yurtsuz bırakmak amacıyla Önderlik tutuklandı. Fakat bu tutuklama Kürt halkının mücadelesini yok etmedi. Aksine Önderliğe olan bağlılıkla, Kürt halkının mücadelesi daha da büyüdü. Bütün uluslararası devletler ve CPT bu tecridin ortaklarıdır. Nasıl NATO’nun kararıyla Önderlik tutuklanmışsa, bu tecritten de bütün devletler sorumludur. 22 senedir Önderlik üzerinde ağır bir tecrit uygulanıyor. Önderlik üzerindeki tecridi ağırlaştırmak için Ortadoğu’da durmaksızın bir savaş uygulamaktalar” diye konuştu.
‘Bütün devletler Önderliğin fikrine muhtaçtır’
“Bütün devletler insanlığı bitirmeye çalışırken Önderlik hakikat gerçeğiyle insanlığı yeniden yaratmaya çalışıyor” diyen Fidan, “Özgürlük için savaşan, hakikat arayışçısı insanlar ve özgür bir toplum için çaba harcayan kişiler bir olup bu tecride karşı mücadele edip, tecridi kırmalıyız. Önderlikle görüşme yapılsa mücadelemizde zirveye ulaşabiliriz. Türkiye ve diğer devletler ne zaman dar süreçlerle yüz yüze kalmışlarsa Önderlik ile görüşme yapmışlardır. Hiçbir güç Ortadoğu’yu Önderliksiz yeniden inşa edemez. Önderlik bütün halkları bir tutup öyle yaklaşmakta. Fakat devletler bütün halkları bir tutmadığı için Ortadoğu’da sistemini kuramaz. Onun için başta Türkiye olmak üzere bütün devletler Önderliğin düşünce ve fikrine muhtaçtır” değerlendirmelerinde bulundu.
‘İnsan hakları kurumları tecrit karşısında sessiz’
Fidan, CPT'nin geçtiğimiz günlerde açıklamasına dikkat çekti. CPT’nin dönem dönem değil, her gün Abdullah Öcalan’ın koşullarını takip etmesi gerektiğini söyleyen Fidan, “CPT cezaevinde uygulanan bütün tecrit ve yaşam koşullarından sorumludur” dedi. CPT’nin devletlerin kontrolünde hareket ettiğini dile getiren Fidan, tecrit hala devam ederken CPT raporunun anlamını yitirdiğini belirtti. Fidan, “CPT ve diğer insan hakları kurumları sessiz kalmakta. CPT devletlerarası bir denge politikası yürütmekte. Önderlik üzerindeki tecrit kalmadan, Türkiye’nin işlediği suçların hesabı sorulmadan biz CPT’nin yaptığı açıklamaları yeterli görmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘Mücadele edip tecridi kaldıracağız’
PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplonun tek amacının onu Ortadoğu halkından ayırmak olduğuna işaret eden Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Halkı örgütlemek ve özgür bir toplum için cezaevinde yazdığı savunmalarını halka ulaştırıp yaşamın her alanında yanlarında olduğunu hissettirdi. Önderlik ‘Örgütlülüğün olduğu yerde, özgürlük vardır’ diyor. Önderliğin düşüncesi bizim yaşamda örgütlülüğümüzdür. Önderlik fiziki olarak tutuklu olduğunu fakat düşünce olarak özgür olduğunu dile getiriyor. Önderliğin her düşüncesi bizim yaşam kaynağımızdır. Önderliğin her bir konuşmasında insan kendini yeniden sorgulayıp, kendi özüne dönmekte. Nasıl ki bir çocuk anne sütünü emmeye muhtaçsa biz Kürt halkı olarak da Önderliğin fikir ve düşüncelerine muhtacız. Türk devleti kendi çıkarları için bütün halkların düşmanıdır. Ortadoğu halkı olarak da biz bunun farkındayız. Ve yaşamın her alanında Önderlikle beraber yaşıyoruz, yaşayacağız. Biz kadınlar önderliğe borçluyuz. Onun için mücadelemizi büyütüp, önderlik üzerindeki tecridi kaldıracağız.”







