Miraç’ın kaybolduğu gün köyden ayrılan araç kime ait?
- 10:13 15 Ağustos 2020
- Güncel
DİYARBAKIR - 31 Temmuz’dan bu yana kayıp olan 3 yaşındaki Miraç Çiçek’in arama çalışmalarında şüpheli bir aracın tespit edildiği öğrenilirken, aracın kime ait olduğu henüz bilinmiyor. Anne Firdevs Çiçek, “15 gün oldu artık dayanamıyorum. Ne olur gören duyan haber versin” diyerek çağrıda bulundu.
Diyarbakır’ın Dicle ilçesine bağlı Kelekçi köyüne bayram ziyareti için ailesi ile birlikte giden 3 yaşındaki Miraç Çiçek’ten 31 Temmuz tarihinden bu yana haber alınamıyor. Evin önünde oyun oynarken şüpheli bir şekilde kaybolan Miraç için jandarma ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından arama çalışmaları başlatılmıştı. Köyde suda ve karada yapılan arama çalışmalarının sonuçsuz kalması üzerine 13 Ağustos'ta iki gün süreyle çalışmanın durdurulduğu duyuruldu.
Arama çalışmaları hiçbir sonuç vermezken, köylülerden birinin tanıklığı ile Miraç’ın kaybolduğu saatlerde köyden şüpheli bir aracın çıkış yaptığı öğrenildi. Şüpheli aracın beyaz renkte olduğu kaydedilirken, aracın kime ait olduğu hakkında ise henüz bir bilgiye ulaşılmadığı belirtildi. Ters manevra yaparak köyden uzaklaştığı iddia edilen araca ilişkin araştırmalar devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde ise olaya ilişkin 6 kişi gözaltına alınmış fakat gizlilik kararı nedeniyle gözaltına alınan kişilerin kim olduğu öğrenilememişti.
‘Artık dayanamıyorum’
Günlerdir Miraç’tan gelecek bir haberi bekleyen annesi Firdevs Çiçek, Miraç'ın bir an önce bulunmasını istedi. Çocuğundan söz ederken duygusal anlar yaşayan Firdevs, “Miraç’a ne olduğu konusunda herhangi bir fikrimiz yok. Çalışmalar devam ediyordu ancak perşembe günü akşam saatlerinde çalışmalar durdurulmuş. Çalışmaların durdurulmasını istemiyorum. Kimseden hiçbir şey istemiyorum. Ben sadece Miraç’ımı istiyorum. 15 gündür ondan hiçbir haber alamıyorum. Kardeşleri de Miraç’ı sorup duruyor. Tüm yetkililere sesleniyorum; Bana Miraç’ımı bulun. Başına bir şey gelmiş olsaydı muhakkak bulunurdu. Köyün yolları kötü fazla uzaklaşamazdı Miraç. Dilim varmıyor söylemeye ama ölmüş olsaydı bile bir yerlerden mutlaka çıkardı. 15 gün oldu ve ben artık dayanamıyorum. Gören, duyan, bilen kim varsa bana Miraç’ımı getirsinler, başka da bir şey istemiyorum” şeklinde konuştu.
‘3 yaşındaki bir çocuktan ne istiyorsunuz’
İlk üç gün boyunca köyde bir yerlerde kaybolduğu düşüncesinde olduklarını, kaçırılma şüphesini düşünmediklerini kaydeden Firdevs, üçüncü günün ardından ise her ihtimali göz önünde bulundurmaya başladıklarını ifade etti. Firdevs, “Eğer kaçırılmışsa kaçıran kişiye sesleniyorum: 3 yaşındaki bir çocuktan ne istiyorsunuz? Lütfen oğlumu bana geri getirin. O bensiz yapamaz” diye seslendi.
‘Bize bilgi verilmiyor’
Miraç’ın babası Remzi Çiçek ise “15 gündür ne bir haber alabildik ne de bir ize rastladık. Perişan bir haldeyiz. Tüm Türkiye’ye sesleniyorum: Gören, duyan biri varsa bize söylesinler. Soruşturmada herhangi bir gelişmenin olup olmadığını bilmiyorum. Bizimle herhangi bir şey paylaşılmadı. Sadece perşembe akşamı jandarmalar bize bir çocuk fotoğrafı gösterdiler. Baktığımız fotoğraf Miraç değildi. Kaçan araç büyük bir şüphe uyandırıyor. Şu an o araç soruşturuluyor. Tahminimce bize gösterilen çocuk fotoğrafı, aracın içinden mobese kayıtlarına takılan bir fotoğraftı.”
Şüpheli beyaz araç
Kaçan şüpheli beyaz araçla ilgili konuşan Remzi, şunları söyledi: “Kaçan beyaz araba, bizim köylülerden birinin siyah asra aracına sürtmüş ve kaçmış. Biz bunu bayramın ikinci günü öğrendik. Başka bir köylü de aracın ters manevra yaparak köyden çıktığını görmüş. O kişi neredeyse duvarla araba arasında ezilecekmiş. Tabii o sırada kimse Miraç’ın kaybolduğunu bilmiyor. Şu an en büyük şüpheyi o araç çekiyor. Dün jandarma ile görüştüğümüzde, bize askerlerin kişisel ihtiyaçlarını karşılamaları için arama çalışmalarına iki gün ara vereceklerini söylediler. Soruşturma kapsamında 6 kişinin gözaltına alındığını basından gördüm ve bunu jandarmaya söyledim ancak bana bilgi vermediler. Nerde alındıklarına, kim olduklarına dair hiçbir bilgi verilmedi. Tüm aile ve köyün ifadesi alındı. Bizim kimseyle bir alıp veremediğimiz yok, borcumuz yok. Gün geçtikçe aklıma türlü türlü şey geliyor.”







