‘Cezaevindeki sorunlar kronik hale geldi’

  • 09:01 22 Eylül 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerine ilişkin konuşan İHD Diyarbakır Şubesi Cezaevi Komisyonu üyesi avukat Gurbet Yavuz, “Cezaevindeki sorunlar kronik hale gelmiştir. Bu sorunların çözülmesi için cezaevi savcılığı, başsavcılığı vekili ile görüşme gerçekleştireceğiz” dedi.
 
Cezaevlerinde bulunan siyasi tutsaklara dönük baskılar, her geçen gün artarak devam ediyor. Baskılarla sıkça gündeme gelen cezaevlerinden biri de Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi. Baskıya ve işkenceye maruz kalan tutsak kadınlar yaşadıklarını hem aileleri hem de İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi’ne gönderdiği mektuplar aracılığı ile duyurdu. Kendilerine yapılan başvurular ve edinilen bilgiler üzerine cezaevine giderek tutsaklarla görüşen İHD’li avukatlar yaşananları raporlaştırdı. İHD Cezaevi Komisyonu üyesi avukat Gurbet Yavuz, cezaevindeki duruma dair değerlendirmelerde bulundu.
 
‘Sorunun bitmesi için aracı olacağız’
 
Son dönemlerde kadın kapalı cezaevinden kendilerine sık sık mektuplar geldiğini kaydeden Gurbet, bunun üzerine cezaevine ziyarette bulunduklarını söyledi. Yapılan ziyaretlerin ardından rapor hazırladıklarını belirten Gurbet, “Kadın kapalı cezaevinde kronik hale gelen sorunların yanı sıra pandemi sürecinde eklenen bazı problemler var. Bir yıldan fazla bir süredir kadınlar koğuşlarda kameraların bulunmasından son derece rahatsızlar. Ailelerle, resmi makamlar ile görüştük ancak ne yazık ki çözüme dair henüz bir şey bulunamadı. Bu süreçte de yakın zamanda yeniden cezaevi savcılığı, başsavcılığı vekili ile bu konuda bir görüşme gerçekleştireceğiz. Bu sorunun bitmesi için biz de aracı olacağız” ifadelerini kullandı.
 
‘Kürtçe ile ilgili kısıtlamalar var’
 
Sorunlardan birinin de çift kelepçe uygulaması olduğunu dile getiren Gurbet, “Bu da pandemi koşullarında aykırı bir durumdur. Hastaneye sevklerde mahpuslara zaten kelepçe takılıyor. Bunun yanından bir de askerin bileğine takılıyor. Böylece çift kelepçe takılmış oluyor. Sağlık hakkı da ihlal edilmiş oluyor. Bu da mahpusun hareket etmesini kısıtlıyor ki görüntü anlamında da gurur kırıcı bir davranıştır. Bu durumun sağlıklı bir durum olmadığını yetkililerle görüşeceğiz. Bir diğer sorun ise Kürtçe ile ilgili kısıtlamalar. Kürtçe etkinlik, Kürtçe şarkılar söyleyen mahpuslara memurların uyarıları, hakaretleri veya disiplin cezası alma tehditleri olduğunu duyduk. Bu durum tabi ki insan haklarına aykırı olup mahpuslara, bu süreçte diğer zamanlara göre daha toleranslı davranmaları gerekirken tam tersi bir uygulamayla karşı karşıyalar. Bu da Kürtçeye olan tahammülsüzlüğün boyutudur” diyerek disiplin cezası ve tehditlerden vazgeçilmesi gerektiğine dikkat çekti.
 
‘Yemeklerde kıl ve cam çıkıyor’
 
Tutsaklardan edinilen bilgilere göre cezaevleri girişlerinde çıplak arama dayatıldığını öğrendiklerini söyleyen Gurbet, şöyle konuştu: “Bu durumu kabullenmemiz mümkün değil. Bunun güvenlik ile açıklanacak bir tarafı yok. Bir başka sorun da hijyen koşullarının olmadığı. Özellikle temizlik malzemelerinin idare tarafından yeterli verilmediğini ve mahpusların kantinden almak zorunda kaldıklarını, maskelerin sürekli verilmediğini, tek kullanımlık olduğunu söylediler. Bunun yanında yemekle ilgili de büyük sıkıntılar var. Beslenmeye daha dikkat edilmesi gerekilirken gittikçe şartlar kötüleşiyor. Yemeklerde kıl ve cam gibi şeyler çıkıyor. Ayrıca vejetaryen olanların yiyecek tarzına uyan yiyeceklerin verilmediğini, üç öğünde de aynı şeylerin verildiğini, bazen de sebze verilerek bir öğünün geçiştirildiği söylendi. Biz bunun da işkence ve kötü koşula girdiğini söyleyebiliriz.”