‘Tutuklular tecrit ve ağır işkence uygulamalarına maruz bırakılıyor’

  • 15:07 23 Ekim 2020
  • Güncel
İSTANBUL - İHD İstanbul Şubesi’nin “Marmara Bölgesi Hapishaneleri 3 Aylık Hak İhlalleri Raporu”nda tutsakların tecrit ve ağır işkence uygulamalarına maruz bırakıldığına dikkat çekilerek, yapılan 85 başvuru sonucunda toplam 786 ihlal tespit edildiği kaydedildi.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Temmuz-Ağustos-Eylül 2020 dönemini  kapsayan “Marmara Bölgesi Hapishaneleri 3 Aylık Hak İhlalleri Raporu”nu şube binasında düzenlediği  basın toplantısında kamuoyu ile paylaştı. Toplantıya İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri ile dernek yöneticileri katıldı.
 
Raporun içeriğiyle ilgili bilgi veren İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, 3 aylık zaman diliminde şubelerine 22 farklı cezaevinden başvuru yapıldığını belirtirken, en fazla başvurunun Kandıra 1 ve 2 Nolu F Tipi, Tekirdağ 1 ve 2 Nolu F Tipi, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü ve Cezaevi’nden geldiğini ifade etti.
 
Tutsaklar ‘tecrit’ altında
 
Raporda tutsakların, iletişim hakkı, yeterli ve sağlıklı beslenme ve temiz suya erişim hakkına ulaşımının engellenmesinin yanı sıra, keyfi disiplin cezaları, haksız tutukluluk, infazda ayrımcılık gibi hak ihlalleriyle “tecrit” edildiklerine dikkat çekildi.
 
‘Karantina adı altında hücreye koyma uygulamaları var’
 
Raporda ayrıca Covid-19’a karşı tedbirler kapsamında cezaevlerinde önlemlerin alınmadığı kolonya, maske ve eldivenin parayla satılması ve karantina adı altında hücreye koyma uygulamalarına ilişkin  başvuruların yüksek olduğu kaydedildi.
 
Cezaevlerinde tehdit, darp, kötü muamele, işkence iddialarının ise her geçen gün daha da arttığına dikkat çekilen raporda, bu alanda yaşanan hak ihlallerine ilişkin şu bilgilere yer verildi:
 
“* Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nden 21.07.2020 tarihinde mektupla başvuru yapan Hüseyin Halil; ‘İki ay önce Sincan’dan buraya sürgün edildik ve bir yığın sorunlarla karşılaştık. İlk girişte çıplak arama dayatıldı. Kabul etmediklerinden dolayı bazı arkadaşlarım darp edildi ve işkence yapıldı. Bazı memurlar ortamı sürekli gerginleştiriyorlar. Üç kişi yerine altı kişi kalıyoruz. Sandalyeler yok, ayakta yemek yiyoruz. En kötüsü ise tam bir tecridin içindeyiz’ dedi.
 
* 19.09.2020 tarihinde derneğimize gelerek yazılı başvuruda bulunan A. Y. ‘Kırşehir E Tipi Kapalı cezaevinde üç buçuk yıldır tutuklu bulunan Çetin Yıldız ve arkadaşları, Cezaevinde sürekli hak ihlallerine, darp, işkence, kötü muamele ve siyasi baskılara maruz kaldıkları  ve son olarak 12 Mayıs tarihinde ayakta sayım dayatmasını kabul etmedikleri için tekli hücrelere koyuldular. Akabinde 19 Mayısta açlık grevine başladılar. Bu süreçte de aynı muamelelere maruz kaldılar. Açlık grevinin 122. gününde 15.09.2020 tarihinde 4 kişi; Çetin Yıldız, Fırat Altun, Ömer Bedi, Müjdat Korhan Tarsus 2 Nolu T Tipi cezaevine,  4 kişi; Cumali Yıldırım, Emrah Kına, Ali Saday ve Feyyaz Gülsoy Kayseri Bünyan cezaevine,  3 kişi; Ömer Bayat, İmam Buz, Mehmet Can Yiğiner Konya Ereğli Cezaevine kaba dayak, hakaret ve işkence ile sürgün edilmişler. Vardıkları cezaevlerinde aynı şekilde işkenceye, hakarete, çıplak aramaya maruz kalmışlar…’dedi.
 
* 03.07.2020 tarihinde derneğimize gelerek yazılı başvuruda bulunan S. İ. : ‘Oğlum Ekim Polat Akhisar T Tipi hapishanesinde bulunuyor, adli mahkûmlara Ekim’in devlet düşmanı olduğu ve istediklerini yapabilecekleri söylenmiş, bunu öldürün deniyor. İlaçları verilmiyor. Kantin ihtiyaçları su dâhil verilmiyor. Hastane sevki yapılmıyor. Hücreden çıkarılırken elle taciz ediliyor. Benim bilmediğim daha birçok şey var. ‘Anne burada çok kötü şeyler oluyor’ dedi bana’ demiştir.
 
* 03.07.2020 tarihinde derneğimize gelerek yazılı başvuruda bulunan A. Z. K. : ‘Oğlum Ekrem Karabulut Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Hapishanesinde kalıyor, müebbet hapis cezası aldı. Vasisi benim. Ben cezaevine gittiğimde müdürle görüşmek istemiştim, görüştürmediler. Oğlumun yazdığı dilekçeler verilmiyormuş. Başgardiyan oğluma eziyet ediyor. Yanına FETÖ’cüleri koyuyorlar, birbirlerini öldürsünler diye. Oğlumu içeride hem mahpuslar hem gardiyanlar dövüyor. Başgardiyan küfür ediyormuş, “burada böyle öleceksin” diye küfür ediyormuş’ demiştir.”
 
‘Sağlık ve tedavi hakkına erişim sorunu yaşanıyor’
 
Komisyona yapılan tüm başvurularda sağlık ve tedavi hakkına erişimde yaşanan sorunlara değinildiğinin belirtildiği raporda, pandemi sürecinin sorunları daha da ağırlaştırdığına dikkat çekildi. Raporda söz konusu duruma ilişkin şu sorunlar paylaşıldı: “Hastaneye sevk taleplerinin hiç ya da geciktirilerek karşılanması, hapishane revirinde uzman hekim bulunmaması, hücre tipi ring araçları ile hastaneye sevk, kelepçeli muayene ve tedaviye zorlanma, muayene odasında asker bulunması, ilaçların düzenli olarak verilmemesi, hastanelerin mahpus koğuşlarının olumsuz koşulları, ağır hasta mahpuslar bakımından Adli Tıp Kurumu’nun olumsuz raporları, diyet beslenme taleplerinin karşılanmaması gibi süreğen sorunlara pandemi sürecinde yenileri eklenmiştir. Tedaviye erişimin tamamen durdurulması ve karantina uygulaması  ile ortaya çıkan sonuç, özellikle ağır ve kronik hastalığı olan mahpuslar bakımından yaşam hakkı ihlallerine zemin hazırlamaktadır.”
 
‘İhlaller yükselteceğimiz sesle engellenir’
 
Raporun son kısmında “Biliyoruz ki; hapishanelerde yaşanan hak ihlalleri dışarıda yükselteceğimiz sesle engellenir. Bu nedenle; hazırladığımız rapor ihlallerin önlenmesi için yetkilileri uyarmak yanında, hapishanelerde yaşanan devasa sorunlara ilişkin duyarlılık ve mahpuslarla dayanışma çağrımızdır” ifadelerine yer verildi.