Hatice Tusu’nun oğlu: İnsanlar katlediliyor birileri altında sebep arıyor

  • 09:04 25 Ekim 2020
  • Güncel
Melike Aydın
 
AYDIN - Suat Aksoy’un katlettiği emekli hemşire Hatice Tusu’nun oğlu Taylan Öner, "Bu ülkeye emek vermiş, vergisini vermiş insanlar katlediliyor ve birileri altında sebepler arıyor. Buna politikacılar da gazeteciler de dahil. Bu ahlaksızlıktan ve bu utançtan bir an önce kurtulmamız lazım” dedi. 
 
Aydın’ın Didim ilçesinde 10 Ekim günü kaybolan ve 14 Ekim’de katledilmiş halde bulunan emekli hemşire Hatice Tusu’nun faili Suat Aksoy isimli erkek, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan soruşturma kapsamında tutuklandı. 
 
Hatice’nin katledilmesi ve sonrasında yaşananlara ilişkin oğlu Taylan Öner ajansımıza konuştu. 
 
‘İnsanlar katlediliyor, birileri altında sebep arıyor’
 
Sözlerine annesinin katledilmesine dair medyada yer alan haberlerin veriliş tarzına dikkat çekerek başlayan Taylan, “Bu ülkeye emek vermiş vergi vermiş insanlar katlediliyor ve altında sebepler arıyor birileri. Buna politikacılar dahil. Buna gazeteciler çeşitli meslek grupları dahil. Bu ahlaksızlıktan bu utançtan bir an önce kurtulmamız lazım. Yıldan yıla bizi dönüştürdüler. Türkiye 2013’ten itibaren travmalarla geçiriyor günlerini. O yüzden bir takım medya kuruluşlarına ne olursa olsun göz atmıyorum televizyon da takip etmiyorum. Ama bu süreçte bizimle birlikte olduğunu hissettiğim yayın organları vardı ve hassasiyet gözeterek yaptılar bunu. Sağ olsunlar. Bunları görmek istemediğim için takip etmedim. Medyada bu tarz kadının şahsi kimliğini eleştiren haberler varsa hepsini Allah ıslah etsin…”
 
‘Hakkında uzaklaştırma kararı vardı’
 
Hatice’nin kaybolduğu 10 Ekim akşamından sonraki gün kimseye vermemesi nedeniyle şüphelendiklerini ve emniyete kayıp ihbarı bildiriminde bulunduklarını söyleyen Taylan, Hatice’yi, gidebileceği koylarda aramaya başladıklarını dile getirdi. Hatice’nin evine yakın bir yerde arabasını bulduklarını, olay yeri ekiplerinin incelemeye başlamasının ardından sürecin geliştiğini kaydeden Taylan, annesi Hatice’yi katleden  Suat Aksoy hakkında uzaklaştırma kararı olduğunu hatırlattı. Taylan, “Daha öncesinde de eve hırsız gibi girdiği olaylar var. Uzaklaştırma kararı ondan sonra alındı. Sonrasında da bir takım ihbarlar olmuş. Komşulardan biri bir araç ihbarında bulunmuş. Oradan geri dönüş alamadık” sözlerini kullandı. 
 
‘İhmal ülkenin en üst kademelerinden başlıyor’
 
Hatice’nin, Suat Aksoy’dan ayrıldıktan sonra failin belli belirsiz aralıklarla taciz etmeye başladığını kaydeden Taylan, annesinin katledilmesine varacak boyuta kadar yaşananları şu sözlerle anlattı: “Burada bir ihmalden bahsedeceksek ülkenin en üst kademelerinden başlamak gerek. Şu birimdeki şu şahıs demek çok yanlış. Tepeden tırnağa kurumsal bir sorun. Ülkenin en tepesinden ele alınması gerekiyor. Kimseyi itham edemiyorum. Birtakım politikacıların ağzında kadınlara dair tırnak içinde ‘hafifletici’ sebepler var. ‘Alkol alıyordu gülüyordu’ falan. Oradan başlamalıyız. Buradaki sıradan emniyet birimlerinin tabi ki sorumluluk alması gerekir. Alttaki çalışanlara üsttekilerin fikri sirayet eder. Mesleki deneyimlerim o yönde. Biz de inisiyatif almak pek öğretilebilmiş insanlar değiliz toplum olarak. Birisi inisiyatif alır gerisi onu takip eder. O yüzden itham edemiyorum. Çünkü öyle bir bilinç yok. Karşınızda yargılayabileceğiniz ‘arkadaş sen bunu neden böyle görmedin’ diyebileceğiniz bir bilinç yok. O yüzden kimseyi itham edemiyorum. Bu şahıs ihmalkâr diyemiyorum. Tepeden gelen bir şey.”
 
‘Kadına yönelik şiddet kronikleşmiş bir sorun’
 
Kadına yönelik şiddetin Türkiye’nin kronikleşmiş bir sorunu olduğunu ifade eden Taylan şöyle devam etti: “Öncesinde de takip ediyordum. Çünkü biz böyle büyüdük. İnsanları ağaçları severek. Türkiye maalesef katliamlar ülkesi olmuş durumda. Evet, şahsı annemden uzak tutmak için çabalamıştım, kardeşim de annem de gösterdi bu çabayı. Bu kadar ileri gidebileceğini tahmin etmiyorduk. Bunu da bir şeye sığdıramıyorum. Bizde böyle bir kötülük yok.”