Ağırlaştırılmış tecride karşı CPT’ye ‘bağımsız ol’ çağrısı
- 09:01 27 Ekim 2020
- Güncel
Dîcle Demhat
KOBANÊ - PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik avukat ve telefon yasakları ile birlikte tecridin de ağırlaştırılarak sürdüğüne işaret eden Kadın Adalet Komisyonu’ndan Felek Yusuf, uluslararası güçlere ve CPT’ye bağımsız olma çağrısı yaptı.
PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit devam ederken, aile ve avukatları ile görüşmesi de engelleniyor. Avukatlar 8 yıl aradan sonra ilk kez 2 Mayıs 2019’da, en son da 7 Ağustos 2019’da görüşebilen Abdullah Öcalan, 27 Şubat günü İmralı Adası’nda çıkan yangın nedeniyle yükselen tepkiler sonucu 4 Mart günü kardeşi Mehmet Öcalan ile görüşme gerçekleştirmişti. İmralı F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı tarafından 7 Eylül’de verilen telefonla görüşme yasağından sonra 23 Eylül’de de Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi ile Bursa 2’nci İnfaz Hakimliği Abdullah Öcalan ve İmralı’da tutulan üç kişi için avukat görüşü yasağı kararı vermişti. Kuzey ve Doğu Suriye Fırat Bölgesi Kadın Adalet Meclisi üyesi Felek Yusuf, Abdullah Öcalan hakkında verilen yasak kararlarını değerlendirdi.
‘Komplo devam ediyor’
Ekim ayının, uluslararası komplonun başladığı 9 Ekim 1998 tarihi nedeniyle ayrı bir öneme sahip olduğunu dile getiren Felek, “1998’de başlayan komplo günümüze kadar devam etmektedir. Ortadoğu’da ve Suriye’de yaşanılan kriz aslında bu komplonun devamıdır. Fakat Reber Apo’nun felsefesi bütün dünyaya yayıldı ve Reber Apo sadece Kürt halkının bir Önderi olarak değil, bütün halkların Önderi oldu. Şu an bile Kürt Halk Önderi sözünü kullandığımızda diğer halklar bizi eleştirip, ‘bütün halkların önderidir’ diyorlar. Reber Apo’yu sahiplenen bu kadar halk varken devletlerin yürüttüğü komplo boşa çıkacaktır” ifadelerini kullandı.
‘6 aylık telefon yasağı kararı yasal değildir’
Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin gün geçtikçe ağırlaştığını ve bunu dünya kamuoyuna kabul ettirmek için her yöntemi denediklerini söyleyen Felek, “Uluslararası yasalara göre her tutuklunun belli hakları vardır. Fakat 22 yıldır Reber Apo bu haklardan mahrum ediliyor. Türkiye’de yaşayan her şeyi bir tarafa bırakalım, sadece tutsaklara yönelik yaptığı kanunsuzluklar ne kadar demokrat olduğunu gösteriyor. Yasaları ayaklar altına alıyor. Özgür düşüncesinden kaynaklı Reber Apo’yu tutukladılar. Her siyasi tutsak gibi onun da TV, aile ile telefon konuşması, avukatları ve ailesiyle görüşme hakkı var. Fakat yıllardır bu hakları Türkiye tarafından elinden alınmış. Bu yasakları yasallaştırmak için de son olarak 6 aylık telefon görüşme yasağını ve 6 aylık avukat görüşme yasağını kararlaştırdılar” dedi
‘Tecride karşı devletler sessiz’
Abdullah Öcalan’ın sağlık ve yaşam koşulları nedeniyle endişe duyduklarını belirten Felek, Türkiye ve uluslararası güçlerin, tecrit uygulayarak Abdullah Öcalan ile halklar arasındaki bağı koparmak istediğini kaydetti. Felek, “Fakat bunda başarılı olamayacaklar. Çünkü Reber Apo’nun felsefesi bütün dünyaya yayılmış. Rojava ve Kuzey ve Doğu Suriye’de olan devrim de Reber Apo’nun felsefesiyle oldu. Bu felsefe temelinde devrim zaferle taçlandırıldı ve bütün dünyaya örnek bir sistem oldu ve hala bu felsefeyle devam etmektedir. Tecride karşı bir sessizlik var. Yaşanan kanunsuzluğa karşı devletler tarafından da bir sessizlik yaşanmakta. Bu sessizliği kınıyoruz. Ortadoğu’daki krizi sadece Reber Apo çözer. Rojava halkı olarak biz Reber Apo’ya borçluyuz ve en kısa zamanda tecridin kalmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
‘CPT tecride karşı iş birliği içinde olmamalı’
Felek, Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi’ne (CPT) de bağımsız hareket etme ve hukuksuzluğa karşı durma çağrısı yaparken, şöyle dedi: “CPT çalışmalarına baktığımızda, CPT devlet çıkarlarına göre hareket etmekte ve cezaevlerinde yaşanan hukuksuzluğa karşı durmamaktadır. İmralı Cezaevi’nde tecridin olduğunu dile getiren CPT, bu tecride karşı herhangi bir şey yapmadı. Bu da gösteriyor ki komployu gerçekleştirenlerin saflarında yer alıyor. İnsan haklarını koruyan bir kurum olarak görünse de CPT, son İmralı görüşmesinde de ortaya çıktığı gibi insan haklarını korumuyor. CPT’ye sesleniyoruz: Tecride karşı gereken neyse yapmalı, sessiz kalmamalıdır.”







