‘Devlet bize Kürt olduğumuz için saldırıyor’

  • 09:01 28 Ekim 2020
  • Güncel
ŞIRNAK - Çocukları Kürt özgürlük mücadelesine katılan Hatice Tatlı, “Devlet bize Kürt olduğumuz için saldırıyor. Bizi  ajanlaştırmaya çalışıyor. MİT ve ajan olmayacağız” dedi. 
 
AKP - MHP'nin Kürtlere yönelik baskı ve tehdit politikaları artarak devam ediyor. Özellikle bölge illerinde yürütülen bu politikalar, ev baskınlarından tutuklamalara, tehdit ve hakaretlere varan boyutlarla kendini açığa çıkarıyor. Çocukları PKK’ye katılmış veya cezaevinde olan ailelere yönelik gerçekleşen politikalar ise her geçen gün ağırlaşıyor. Baskıların arttığı bölge illerinden olan Şırnak’ta da çocukları PKK’ye katılan aileler, devletin baskılarına maruz bırakılıyor.
 
 2 çocuğu peş peşe PKK’ye katıldı
 
Şırnak’ın İdil ilçesinde yaşayan Hatice Tatlı (70), devlet tarafından rahatsız edilen ve çeşitli politikalarla baskıya maruz kalan annelerden biri. Bir çocuğunu çatışma ortamında yitiren, bir çocuğu PKK’de olan ve bir çocuğu da cezaevinde bulunan Hatice, çocuklarının kararlarından dolayı devletin baskılarına maruz kalıyor. Kızı Negrin Tatlı, Kürtlere yönelik gerçekleşen devlet baskılarından dolayı 2012 yılında PKK’ye katılan Hatice, askere gitmesi gereken oğlunun da askere gitmeyi reddederek kardeşinin ardından PKK yolunu tuttuğunu dile getirdi.  Hatice, oğlunun “Ben askere gitmeyeceğim” diyerek PKK’ye katıldığını söyledi.
 
‘Çocuklarımın acısı yüreğimdeyken üstüne devlet baskısı ekleniyor’
 
Hatice, ailesinden çok sayıda kişinin baskılardan dolayı PKK’ye katıldığını ifade ederek, kızının da 2017 yılında Türkiye tarafından Kuzey Suriye’nin Efrin kentinde başlatılan saldırı sürecinde yaşamını yitirdiğini söyledi. Hatice, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Kızım şehit düştü, bir oğlum dağda, bir oğlum da zindanda. Yanımda olan bir oğlum da geçirdiği bir trafik kazasıyla yaşamını yitirdi. Çocuklarımın acısı yüreğimdeyken bir de üstüne devlet baskısı ekleniyor. Geçenlerde gecenin bir yarısı hepimiz uykudayken evimizi bastılar ve her yeri darmadağın ettiler. Eve geldiklerinde dağda olan oğlumu kastederek ‘Ayhan nerede’ diye sordular. Ben de ‘Onun nerede olduğunu biliyorsunuz neden soruyorsunuz?’ diyerek tepki gösterdim. Evi saatlerce didik didik aradılar. Oğlumun nerede olduğunu bildikleri halde rahatsızlık vermek için evimizi basıp oğlumu sordular.”
 
‘Ne devlet bizimle dost olur ne de biz devletle’
 
“Ne devlet bizimle dost olur ne de biz devletle” sözleriyle devletin kendilerine düşmanca tavırlar sergilediğine dikkat çeken Hatice, “Devlet bize Kürt olduğumuz için saldırıyor. Çocuklarımız PKK’ye katılıyor diye saldırıyor. İki parmağımızı kaldırmamız dahi suç sayılıyor. Ne istiyorlar bizden? Onların istedikleri gibi olmayacağız. Onların istediğini yapmayacağız. İstediklerini elde edemeyecekler. Bizi ajanlaştırmaya çalışıyorlar. Ona MİT ve ajan olmayacağız. Çocuklarımızla onurluyuz. Onlarla başımız dik. Bizim kanımızda hainlik yoktur. Çocuklarım da halkına hainlik yapmaz. Sadece benim çocuklarım değil onlar gibi binlercesi var dağlarda. Hepsi bizim çocuklarımız. Baskılara asla boyun eğmeyeceğiz” sözleriyle mücadele edeceklerine işaret etti.  
 
 ‘Pandemi koşulları zorlaştırdı’
 
Cezaevinde bulunan oğlu Sait Tatlı’nın koşullarına da değinen Hatice, aylardır zor koşullar altında cezaevinde olduğuna işaret etti. Pandemi ile birlikte cezaevlerinde derinleşen sorunlara dikkat çeken Hatice, “Oğlum aylardır cezaevinde. Dışarıda onu bekleyen çocukları var. Aylardır çocukları onu göremiyor. Pandemi koşulları ile cezaevleri daha kötü bir hal aldı. Hak ihlalleri arttı ve bizler görüşe gidemiyoruz” diye konuştu.