Ankara Kadın Platformu’ndan çağrı: Sesimize ses katın
- 14:21 18 Kasım 2020
- Güncel
ANKARA - Ankara Kadın Platformu, "Sesimize ses katın" diyerek kadınları, 25 Kasım’da Çankaya Belediyesi önünde düzenleyecekleri eyleme katılması için çağrı yaptı.
Ankara Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü vesilesiyle gerçekleştirecekleri eyleme ilişkin Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası'nda (SES) basın toplantısı gerçekleştirdi. Açıklamanın yapıldığı salona, “Sesimiz yankılansın. Emeğimizden, kimliğimizden, birbirimizden, mücadelemizden, sokaklardan vazgeçmiyoruz. 25 Kasım Çarşamba günü saat 18.00’de Çankaya Belediyesi önünde buluşuyoruz” yazılı pankart asıldı.
‘Kadınlar bedenleri ve yaşamları için mücadele ediyor’
Platform adına açıklama metnini okuyan Fatma Kılıçarslan, Dominik Cumhuriyeti’nde katledilen Mirabel kardeşleri hatırlatarak, “Diktatörlüğe karşı direnen ve katledilen Mirabel Kardeşler ölümlerinin 60’ıncı yılında bıraktıkları mirasla tüm dünya kadınlarının mücadelesine ilham olmaya devam ediyor. Yaşadığımız coğrafyada tarih boyunca etrafımızı kuşatan erkek şiddeti şuan da AKP iktidarının kadın düşmanı politikalarıyla artarak devam ediyor. Kadına yönelik şiddet sonucu gelişen cezasızlık politikalarına karşı, mücadelemizin kazanımlarından olan İstanbul Sözleşmesine yönelik saldırılara karşı, kadınları aile kurumunun içine hapsetmeye çalışan yasalara karşı, mücadele eden biz kadınların sesi de gittikçe büyüyor. Türkiye’nin dört bir yanından Rojava’ya, Arjantin’den İran’a, Hindistan’dan Polonya’ya kadınlar; emekleri, bedenleri ve yaşamları için mücadele ediyor” dedi.
‘AKP iktidarı ile birlikte erkek şiddeti artarak devam ediyor’
Son bir hafta içerisinde 12 kadının erkek şiddeti sonucu katledildiğinin altını çizen Fatma, erkek egemen devletin, tüm organlarını katletmek ve katilleri korumak için seferber ettiğini dile getirdi. Buna karşı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanın da ‘kadın cinayetlerinin abartıldığını’ iddia ettiğini ifade eden Fatma, “Erkek egemen sistemin sürdürücüsü olan AKP iktidarı ile birlikte erkek şiddeti artarak bir yönetim biçimi olarak kampüslerde, hastanelerde, adliye koridorlarında, iş yerlerinde ve yaşadığımız evlerde kullanılmaya devam ediyor. İstanbul Sözleşmesi’nin devlete verdiği yükümlülüklerin takipçisiyiz! Devlet İstanbul sözleşmesini etkin bir şekilde uygulamıyorken, İstanbul sözleşmesinden çekilmeyi gündemine alıyor. İstanbul Sözleşmesinin tartışılır hale gelmesi kadın katillerini cesaretlendirerek kadın katliamlarının önünü açıyor” diye konuştu.
İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanmamasının sonucunda erkek şiddeti ile katledilen kadınları hatırlatarak konuşmasına devam eden Fatma, devlet koruması altındaki faillerin cezasız kalmaması için sokaklarda mücadelelerini büyüttüklerini kaydetti. Pandemi ile birlikte toplumsal cinsiyet temelli eşitsizlik ve aile içi şiddetin daha fazla arttığını görünürlüğünün ise azaldığını belirten Fatma, “İşten çıkarmalar başlayınca işten ilk çıkarılanlar yine kadınlar oluyor. Kadınlarla erkekler arasındaki gelir eşitsizliği büyüyor. Ekonomik krizin yükünün biz kadınlara yüklenmesine izin vermeyeceğiz. Mülteci kadınlar göç yolunda yaşadıkları taciz, tecavüzler yetmezmiş gibi bir de geldikleri yerlerde ırkçılıkla karşı karşıya kalıyor. Geri gönderme merkezlerinin insanlık dışı koşullarında tutulan kadınlar, merkezlerde bulunan görevlilerin taciz ve tecavüzlerine maruz kalıyor” sözlerine yer verdi.
‘Kürt halkına karşı özel savaş uygulanıyor’
LGBTİ+ haklarının da görmezden gelindiğine işaret eden Fatma, devlet yetkililerinin LGBTİ+ lara yönelik nefret söylemleriyle onları hedef haline getirdiğini söyledi. Fatma açıklamasına şu sözlerle devam etti: “Emperyalist güçler tarafından tüm dünyaya yayılmaya çalışılan paylaşım savaşı, özellikle Ortadoğu’da giderek derinleşiyor. Yaratılan savaş politikalarına karşı kadınların barış mücadeleleri de büyüyor. İçerde ve dışarıda savaş naraları atan iktidar, Kürt halkına karşı uyguladığı özel savaş politikalarıyla taciz, tecavüz ve çocuk istismarının Kürdistan’da devlet eliyle yapıldığını gösteriyor. Kürt kadınlarının iradesi eş başkanlık sistemi, saldırılarla teslim alınmaya çalışılıyor. Türkiye ve Kürdistan'da erkek egemen devlete karşı özgürlük mücadelesi veren kadınlar katlediliyor ve savaş devlet tarafından kadın bedenleri parçalanarak, işkence edilerek, sokak ortasında sergilenerek sürdürülüyor.”
‘Ankaralı kadınları sesimize ses katmaya çağırıyoruz’
“Kadın katilleri elini kolunu sallayarak gezerken ‘yaşamak istiyoruz’ diyen kadınların suçlu muamelesi gördüğü bu günlerde yapılan bunca baskı bizi mücadelemizden vazgeçirmiyor” diyen Fatma, “Baskılar bizleri daha kararlı, daha güçlü hale getiriyor. Mücadelemizden bir adım dahi geri adım atmıyor, her geçen gün mücadelemizi büyütüyoruz. Katledilen kadınların isyanıyla daha çok sokakta olmaya devam ediyoruz. Sokaklarında güvende gezdiğimiz kentleri mücadelemizle yaratacağız. Kadınların hayatlarını; dinle, adetle, gelenekle kuşatan şiddeti meşrulaştıran bütün tarikatlara, kişilere karşı isyandayız! Nevin’in cesaretiyle, Flormar işçisi kadın direnişçilerin kararlılığıyla, tüm Dünya’ya yayılan Las Tesis’in coşkusuyla özgürlük mücadelemizi büyütmek için 25 Kasım’da sokaklardayız! Kendimizi, birbirimizi, yaşam alanlarımızı savunmak için 25 Kasım'da saat 18.00’de kadınlarla hep birlikte Çankaya Belediyesi önünde buluşuyoruz. Bütün Ankaralı kadınları sesimize ses katmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.







