Ulusal birlik açıklaması: Kürtler arası çatışmaya izin vermeyeceğiz

  • 15:08 18 Kasım 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - Federe Kürdistan Bölgesi’nde yaşanan gelişmelere ilişkin yapılan ortak açıklamada konuşan DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, “Yaşanan anlaşmazlıklar ve sorunları gidermenin yolu; diyalog ve müzakeredir. Büyük kaybettirecek iç çatışmalar karşısında keskin bir tutum aldığımızı halkımıza ilan ediyoruz. Kazanan halkımızın meşru ve haklı mücadelesi; kaybeden ise işgalcilik ve onun zihniyeti olacaktır” diyerek Kürtler arası çatışmaya izin vermeyeceklerinin vurgusunu yaptı.
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) öncülüğünde, Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Tevgera Jinên Azad (TJA), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve kentte bulunan bazı Kürt partilerinin de desteğiyle Federe Kürdistan Bölgesi’nde yaşanan gelişmelere ilişkin basın açıklaması yapıldı. Haftalar öncesinden duyurusu yapılan basın açıklamasının Yenişehir ilçesi Ofis semtinde bulunan Sanat Sokağı’nda yapılması planlanırken, Ofis semtinin bazı cadde ve sokakları ile Sanat Sokağı sabahın erken saatlerinden itibaren polisler tarafından ablukaya alındı. Açıklamanın yapılacağı saate yakın ise yüzlerce çevik kuvvet polisi ile Sanat Sokağı giriş ve çıkışlara tamamen kapatıldı.
 
Polis engeli protesto edildi
 
Açıklama yapmak üzere gelen milletvekilleri ve yurttaşlar Sanat Sokağı’na alınmayarak uzaklaştırılmaya çalışıldı. Farklı noktalarda gruplar halinde bekleyen yurttaşlara polis sık sık “dağılın, izin verilmeyecek” uyarısında bulundu. Açıklamaya katılmak üzere gelen DBP Eş Genel Başkanları Saliha Aydeniz ile Keskin Bayındır, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, DTK Eşbaşkanları Leyla Güven ve Berdan Öztürk, HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, HDP Sözcüsü Ebru Günay, TJA Sözcüsü Ayşe Gökkan ve tüm bölge milletvekilleri polislerle uzun süre tartışma yürüttü. Bekleyen kitle ise “Bijî berxwedan”, “Bimre xiyanet”, “Berxwedan jiyane” ve “Bijî yekîtiya Kurda” sloganları atarak polislerin engellemesini protesto etti.
 
Sloganlar eşliğinde yürüdüler
 
Barış Anneleri Meclisi’nin de katıldığı eylemde partililerin hazırlamış olduğu çok sayıda döviz, lolipop, pankartlara “yasal olmadığı” gerekçesiyle el koyulurken, bekleyen kitle daha sonra gruplar halinde Ofis semtinde bulunan Hazal Parkı’na geçti. Açıklama yapmakta ısrar eden siyasi parti temsilcileri ise “Bu hukuksuzluk böyle devam etmeyecek. Siz halkın iradesini engelleyemezsiniz, bu sokaklar da bizimdir, bu alanlar da” diyerek yürüyüş halinde Hazal Parkı’na geçti. Yürüyüş sırasında sık sık, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Bijî berxwedana Kurdan” ve “Jin, jiyan azadî” sloganları attı. Yüzlerce polisin ablukası altında parka gelen temsilciler ve kitle, burada da yine yüzlerce polisin ablukası altında basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklama sırasında üzerinde 4 dilde “Dem dema yekîtiya netewiyê û azadiyê ye/ Ulusal birlik ve özgürlük zamanı” yazılı pankart ve “Em yekin ne 4 perçe ne”, “Yekitî serkeftinê tîne” yazılı dövizler taşındı. Açıklamaya çok sayıda yurttaş da katılarak destek verdi. 
 
Açıklama metninin Türkçesini DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz okurken, Kürtçesini ise HDP Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş okudu.
 
‘Kürtleri karşı karşıya getirme politikaları derinleşmiştir’
 
Saliha, son dönemlerde Federe Kürdistan Bölgesi’nde Kürt güçleri, arasında yaşanan gerginliğin ve bu gerginliği derinleştiren açıklama ile tutumların yurtsever Kürt halkının endişe ve kaygılarını derinleştirdiğini belirtti. Dünya ve bölge dengelerinin yeniden değiştiği böylesine hassas ve kırılgan bir süreçte Kürtler arası gerginliğin Kürt halkının geleceğini, özgürlük ve eşitlik hayallerini büyük oranda tehlikeye attığını kaydeden Saliha, “Uluslararası siyasi güç dengelerinin yeniden şekillendiği böylesi bir dönemde Kürt halkının özgürlük-eşitlik taleplerini hayata geçirmenin koşulları her zamankinden fazladır. Bu koşullar ve Kürt halkının on yıllarca ortaya çıkardığı mücadele deneyimi de gösteriyor ki Kürtler özgürlüğün son raddesine ulaşmıştır. Böylesi tarihi bir dönemde, işgalci bölgesel güçlerin; Kürtleri karşı karşıya getirme, kuşatma politikaları derinleşmiştir” dedi. 
 
‘Sömürü düzeninin kuşatması altında direnmektedir’
 
Halkın geçmişte de Kürt güçleri- siyasi yapıları arasında yaşanan çatışmaların bedelini ağır bir şekilde ödediğini söyleyen Saliha, “Geçmiş tarih boyunca Kürtler arası çatışmanın kazananı işgalciler; kaybedeni ise bütün Kürt halkı olmuştur. Tarihsel arka planın güncelliğini koruduğu bu dönemde halkımız bir kez daha bu utancı kader gibi kabullenmeyecek ve buna karşı mücadele edecektir. İşgalci-emperyalist güçler 3. Dünya savaşını Kürdistan topraklarında vermekte, tüm güçler hesaplarını bu merkez üzerinde kurmaktadır. Bundandır ki Kürt halkı ağır bir baskı ve sömürü düzenin kuşatması altında direnmektedir. Karanlık bir dönemin kaderi de; özgürlük-aydınlık dolu geleceğinin başlangıcı da Kürt halkının direnişi ve Kürt güçlerinin bu haklı-meşru dava ekseninde hareket etmesine bağlıdır” diye belirtti.
 
‘Tüm güçler Kürt halkının çizdiği ölçüde hareket etmeli’
 
Saliha devamında şu ifadelere dikkat çekti: “Bu ağır koşullar altında direnen halkımız; Tüm güçlerin siyaseten nasıl hareket etmesi gerektiğinin ölçüsünü oluşturmuştur. Tüm güçlerden beklentimiz; Kürt halkının çizdiği bu ölçüde hareket etmek olmalıdır. Bir kez daha belirtelim ki, Kürt halkının özgürlüğü, geleceği, haklı davası için mücadele eden her güç, tüm Kürdistan’da haklı mücadelenin meşru öncü güçleridir. Bu nedenle Kürdistan’da mücadele eden hiçbir güç işgalci olarak tanımlanmamalıdır. Hiç kimse Kürt halkının geleceğini, yayılmacı devletlerin vaatlerine havale etmemelidir. Buna karşı tarihin önümüze koyduğu yegâne görev yayılmacı-işgalci güçlere karşı ortak tutum almaktır. Kürtlerin her bir siyasi rengi onun zenginliğidir. Kürt davasının ve özgürlük mücadelesinin gücüdür. Örgütsel yapılarda farklılıkların olması doğaldır.
 
Kürtler arası çatışmaya izin vermeyeceğiz
 
Yaşanan anlaşmazlıklar ve sorunları gidermenin yolu; diyalog ve müzakeredir. Kürtler iç sorunlarını da bölgesel meseleleri de konuşarak çözebilecek olgunluğa, deneyime kavuşmuştur. Sorunları çözmenin yolu ortak zeminleri yaratmak, ulusal birliği oluşturmak ve bu temelde halkımızın çıkarlarını öncelemektir. Kürt halkı adına hareket eden, hiçbir güç halkımızın geleceğini, özgürlük hayallerini ve bin bir bedel ile yarattığı kazanımlarını, tehlikeye atma hakkına sahip değildir. Bütün Kürt örgütlerini, şahsiyetlerini, aydınlarını, demokratik kitle örgütlerini, yüreğinde halkının özgürlük talebini taşıyan her bir bireyi bu hassasiyetin ağırlığı ve bilinciyle hareket etmeye çağırıyoruz. DBP olarak, bizim önceliğimiz halkımızın kazanımlarıdır.  Bu vesile ile büyük kaybettirecek iç çatışmalar karşısında keskin bir tutum aldığımızı halkımıza ilan ediyoruz. Her şeyden önce biz Kürt kadınları, bir kez daha Kürtler arası çatışmaya asla izin vermeyeceğimizi belirtiyoruz.
 
Kaybeden işgalcilik ve onun zihniyeti olacaktır
 
Bu talihsizliğe, kadersizliğe, tarihin tekerrür etmesine izin vermeyeceğiz.  Ulusal birlik mücadelesini büyüterek sorunların çözümü için her kesimle görüşmeyi ve müzakere koşullarını yaratmayı görev biliyoruz. Bu bilinç ile Kürdistani tüm çevre ve dinamikleri süreci büyütme sorumluluğuyla duruş sergilemeye ve rol almaya çağırıyoruz. Halkımızın büyük bir duyarlılıkla yeniden Kürtler arası çatışmaya onay vermeyeceğine ve karşısında duracağına yürekten inanıyoruz. Bu inançla başaracağımıza dair en ufak bir tereddüdümüz yoktur. Kazanan halkımızın meşru ve haklı mücadelesi; kaybeden ise işgalcilik ve onun zihniyeti olacaktır.”
 
Açıklama kitlenin "Bijî Serok Apo", "Bijî yekîtiya Kurda", "Bimre xiyanet", "Bê Serok jiyan nabe" sloganları ile sonlandı.