KHK’lilerin eylemi ‘Yaşamımızı savunuyoruz’ sloganıyla gerçekleşti

  • 19:42 18 Kasım 2020
  • Güncel
İZMİR - KHK’li kamu emekçilerinin 148’inci oturma eylemi KESK Kadın Meclisi öncülüğünde “Yaşamımızı savunuyoruz” sloganıyla gerçekleştirildi.
 
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işlerinden atılan kamu emekçilerinin 148’inci hafta oturma eylemi bu hafta 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubeler Platformu Kadın Meclisi tarafından “Yaşamımızı Savunuyoruz” sloganı ile Karşıyaka İskelesi karşısında düzenlendi. “Yaşamımızı savunuyoruz” ve “Oturma eylemimiz 148 haftasında” yazılı pankartın açıldığı eylemde, “KHK’lar gidecek biz kalacağız”, “Erkek adalet değil gerçek adalet”, “Jin jiyan azadî”, “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları atıldı. Basın açıklamasını Eğitim Sen 2 Nolu Şube Kadın Sekreteri Zeliha Danyeli, SES İzmir Şubesi Eşbaşkanı Nursel Yücesoy ve Tarım Orkam Sen İzmir Şube Kadın Sekreteri Sibel Çelik ortak okudu.
 
Açıklamada öne çıkan başlıklar şu şekilde yer aldı:
 
OECD ülkeleri arasında kadına yönelik şiddette Türkiye ilk sırada
 
“Dünya genelinde her gün en az 137 kadın, en yakınındaki erkekler tarafından öldürülüyor! İsyandayız çünkü; her üç kadından biri yakın aile fertlerinden biri ya da eski eşi tarafından fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kalıyor! İsyandayız çünkü; her yıl 12 milyon kız çocuğu zorla evlendiriliyor ve milyonlarca kadın sıradanlaştırılan erkek şiddeti tehdidiyle yaşamaya zorlanmaya devam ediyor! OECD ülkeleri içinde kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri sıralamasında birinci durumda olan ülkemizde erkek şiddeti her gün daha da vahşileşirken kadınlara, LGBTİ+lara yönelik şiddette ve çocuk istismarında cezasızlık özel bir politika olarak uygulanıyor.
 
İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı yasa yok edilmek isteniyor
 
Kadınları şiddete karşı koruyan yasalar esnetiliyor, sığınma evlerine erişim zorlaştırılıyor. Kayyumlar marifetiyle gasp edilen belediyelerin kadın birimleri kapatılıyor. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 gibi yaşam güvencemiz sayılabilecek kazanımlarımız yok edilmek isteniyor. Kadın cinayetlerinin yüzde 59' u eski koca/koca, yüzde 20' si erkek akraba, yüzde 16' sı eski sevgili/sevgili tarafından işlenirken şiddete karşı savunmasız bırakılmamız için nafaka hakkının gaspı, arabuluculuk gibi hazırlıklarla boşanmaların önlenmesinin hesapları yapılıyor.
 
Pandemi sürecinde işini kaybeden kadınların oranı yüzde 32 arttı
 
BM verilerine göre Türkiye' de pandemi sürecinde erkeklere göre işini kaybeden kadınların oranı yüzde 32 daha fazla oldu. Kadınların ücretsiz izin kullanım oranı erkeklerden yüzde 42, ev içi iş yükü artışı ise yüzde 65 daha fazla. Sağlık alanı başta olmak üzere pandeminin etkilediği kadın emeğinin yoğun olduğu sektörlerde ağır iş yükü altında çalışmak zorunda kalan kadınlar bakım hizmetlerinin paylaşılmasını önceleyen sosyal devlet sorumluluklarının yerine getirilmemesi nedeniyle hem evde hem işte bitmeyen mesai içerisinde tükeniyor.
 
Cinsiyetçi iş bölümü ve güvencesiz çalışma belirginleşiyor
 
Sokaklardayız çünkü; bakım sorumluluklarıyla birlikte ev içinde artan iş yükü cinsiyetçi iş bölümünü belirginleştirirken kadınları koruyan ve güçlendiren uygulamalar yerine esnek çalışma modeliyle bizi düşük ücretlerle güvencesiz, örgütsüz çalıştırmanın, ücretli-ücretsiz emeğimizi daha da değersizleştirmenin yolları aranıyor. Yaşadığımız bu deneyimler haklarımıza, kazanımlarımıza ve mücadelemize her zaman olduğundan daha çok sahip çıkmamız gerektiğini gösteriyor. Emeğimiz, bedenimiz ve kimliğimiz üzerindeki binlerce yıllık erkek egemen sömürü düzenine karşı sokaklardayız! Sermayeye, ranta, savaşa aktarılan bütçe hakkımıza sahip çıkmak için sokaklardayız.”
 
Basın açıklamasının ardından oturma eylemi sloganlarla sona erdi.