Sokağın sesi: Yargıya güvenmiyoruz
- 09:02 19 Kasım 2020
- Güncel
VAN - Kadına yönelik işlenen suçların cezasız kaldığına dikkat çeken Van’da yaşayan kadınlar, yargıya güvenmediklerini dile getirerek, kadına yönelik suçlara karşı toplumsal mücadelenin yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Ülkede cezasızlık politikalarından kaynaklı her ay 20’yi aşkın kadın en yakını olan erkekler tarafından katlediliyor. Sadece son 10 günde 15 kadın en yakını olan erkekler tarafından katledildi. Kadına yönelik suçlarda artış yaşanırken, failler ise aramızda yaşıyor. Mahkemelerde yargılanan faillere ise “iyi hal” ödülleri veriliyor. Toplumun ve kadın örgütlerinin kanısı bu durumun şiddete meyilli kişileri cesaretlendirdiği, yargıya güveni de kırdığı yönünde. Konuya ilişkin Van’da yaşayan kadınlara mikrofon uzattık.
'Faillerin yargılanmaması adalettin olmadığının göstergesidir'
“Adalete güvenmiyorum” diyen Büşra Karataş, kadın katliamı faillerinin dışarıda rahatça dolaştığını söyledi. Faillerin yargılanmamasının adaletin olmadığının göstergesi olduğunu belirten Büşra, “Yargı çok rahat davranıyor. Kadınları koruyacak kanunlar var ama uygulamada sıkıntı yaşanıyor. Çok fazla iyi hal indirimleri yapılıyor” dedi.
'Kadınlar susmamalı’
Kadın katliamlarında yaşanan artışa dikkat çeken Gülçin Asiloğlu, erkeğin teklifini reddeden kadını katletme hakkını kendinde gördüğüne işaret etti. Gülçin, “Biri sizi istemiyorsa bunu kavramalısınız. Toplumda kadınlar bastırılıyor, erkekler daha çok konuşuyor, üstünlük sağlıyor. Üstünlüğü sağlamakla birlikte kırıp parçalıyor. Kadınlar susuyor. Kadınlar susmamalı, kendini korumalı. Yargıya güvenmiyorum çünkü adaletsizlik çok fazla. Adalet diye bir kavram yok” diye belirtti.
'Türkiye'de adalet diye bir şey hiç olmadı'
Kadın katliamlarının Türkiye genelinde artığını söyleyen Esra Asiloğlu, toplumun kadına şiddete yöneldiğini ifade etti. Esra, “Toplumun sevgi ve güvenle yetiştirilmesi gerekiyor. Bu toplumda erkekler bunu yapmıyor, şiddete yöneliyor. Yargı haksız tarafı değil haklı tarafı yargılıyor. Şiddete maruz bırakılan bir kadının daima haklı bulunması gerekiyor ama böyle olmuyor. Türkiye’de adalet diye bir şey yok hiçbir zaman da olmadı” ifadelerini kullandı.
‘Toplumsal bir mücadele olmalı'
Kadın katliamlarına ilişkin tepkilerin sadece internet paylaşımlarıyla sınırlı kaldığını ifade eden İrem Birlik de “Kadınlar için bir şey yapılacaksa hep birlikte yapılması gerekiyor. Bu durum kadınlar açısından kötü. Bu gün benim, arkadaşımın ya da başka birinin başına gelebilir. Kadın cinayetlerinin süreklileşmesi çok kötü. Failler yargılanıyor ama gerekli cezayı almıyor. Kadınlar birbirinin arkasında durmalı ama bir tek kadınların mücadele edeceği bir durum değil” diyerek topyekun bir mücadele olması gerektiğine işaret etti.
'Şiddete engel olanlar cezalandırılıyor'
İsmini vermek istemeyen bir kadında, Türkiye’de güvende olmadığını belirtti. Yurttaş, “Adalete kesinlikle güvenmiyorum. Kadir Seker bir kadını şiddetten koruduğu için cezalandırıldı. Kadir Şeker’in ceza alması topluma da etki ediyor. Ben bu gün sokağın ortasında şiddet görsem kim müdahale edecek. En ufak bir olay bile cezasız kaldığında toplumda bir cesaretlenme oluşuyor. Kadın cinayetleri erkek zihniyetine empoze olmuş bir durumda. Bilinçlenmek güçlenmek gerekiyor. Devlet mercilerinde de belirli ve keskin cezaların verilmesi gerekiyor. Bu durum aynı şekilde çocuk istismarları için de geçerli” dedi.







