'Tecride karşı onlar içeride biz dışarıda direneceğiz'
- 09:05 2 Aralık 2020
- Güncel
ANKARA - PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde derinleşerek devam eden tecride ve cezaevlerinde başlayan açlık grevlerine ilişkin konuşan HDP Gençlik Meclisi üyesi Newroz Gülen, “Faşizmi yıkacağız, tecridi kıracağız Sayın Abdullah Öcalan’la beraber ülkeye, halklara barışı getireceğiz. Onlar içeride biz dışarıda direneceğiz” dedi.
PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde sürdürülen tecrit derinleşerek devam ediyor. Tüm tutsakların temel anayasal hakkı olan aile ve avukatlarıyla görüştürülmesi engellenerek, ağır tecrit koşulları altında tutulan Abdullah Öcalan için Türkiye, Avrupa ve Ortadoğu’da çeşitli eylem ve etkinlikler düzenleniyor. Öte yandan 27 Kasım’dan itibaren ise cezaevlerinde tutulan siyasi tutsaklar, yaptıkları bir açıklama ile PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin son bulması için süresiz dönüşümlü açlık grevine başladıklarını duyurdu.
8 Kasım 2018’de Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven, bulunduğu Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin son bulması amacıyla süresiz dönüşümsüz açlık grevine başlamıştı. Leyla öncülüğünde başlatılan grev, 1 Mart 2019 itibariyle cezaevlerinde bulunan binlerce siyasi tutsağın da dahil olmasıyla devam etmiş ve Ortadoğu’dan Avrupa’ya kadar çok sayıda insanın destek vermesiyle sürdürülmüştü. Yine Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Dersim Dağ, Tayyip Temel ve Murat Sarısaç’ın da katılımıyla her alana yayılmıştı.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Gençlik Meclisi üyesi Newroz Gülen,tutuklanmadan önce ajansımıza derinleşen tecride ilişkin değerlendirmelerde bulunarak cezaevlerinde başlatılan açlık grevleri için de gereken desteği sağlayacaklarını vurguladı.
‘Gençlik tecridi kırdığı an faşizm yıkılacak’
Tecridin diğer alanlardan farklı bir şekilde gençleri etkilediğini ifade eden Newroz, “Gençlik, Sayın Abdullah Öcalan’ın ‘Genç başladık genç bitireceğiz’ şiarıyla hareket ediyor. Bu düzlemde özellikle tecridin Sayın Abdullah Öcalan şahsında, Kürt halkına ve gençlere yönelik yaptırımı çok daha fazla oluyor. Alanlara çıkılmasına izin verilmiyor, herhangi bir legal faaliyette yer almalarına izin verilmiyor. Sürekli bir baskı, kaçırılma, tehdit, aileye şikâyet, şantaj ve ajanlaştırma gibi birçok politika izleniyor. Bu bağlamda da hem Sayın Abdullah Öcalan hem de gençlik üzerindeki tecridi arttırıyorlar. Çünkü biliyorlar ki gençlik tecridi kırdığı an faşizm yıkılacak, Sayın Abdullah Öcalan özgürlüğüne kavuştuğu an tüm Ortadoğu, Türkiye ve Kürdistan halkına barış gelecek. Kendileri faşist bir diktatörlük olduğu için bunun gerçekleşmesini istemiyorlar. Bu yüzden de gençliğin bu anlamda ses çıkarmasından korkuyorlar. Bu nedenle de tecridi Abdullah Öcalan şahsında gençlere uyguluyorlar” sözlerine yer verdi.
‘Ailelerimizi korkutarak bizi sindirmeye çalışıyorlar’
Özellikle Ankara’da polisler tarafından baskıya maruz bırakıldıklarına dikkat çeken Newroz, polis görünümlü devlet baskısıyla karşı karşıya geldiklerini ifade etti. Vekillerle birlikte Meclis’te düzenlemek istedikleri basın toplantısına dahi engel olmak istendiğine vurgu yapan Newroz sözlerini şöyle sürdürdü: “O kadar korkuyorlar ki seçtiğimiz vekillerle görüşmemize, herhangi bir basın açıklaması yapmamıza dahi izin vermiyorlar. Bizleri sürekli gözaltına almaya çalışıyorlar. Kaç arkadaşımız kaçırıldı, kaçının ‘çocuklarınız kötü yollara düştü, onları farklı alanlara çekmek istiyorlar’ denilerek ailesi arandı. Ailelerimizi korkutarak bizi sindirmeye çalışıyorlar. Bizi sürekli takip ediyor ve tacizde bulunuyorlar. Gençliği yıldırmaya çalışıyorlar. Yıldıramadıklarını tutukluyorlar. Sadece Türkiye ve Ankara’da değil, Kürdistan’da çok daha kötü şeyler yaşanıyor. Öldürülen veya haber alamadığımız arkadaşlarımız oluyor. Tecrit öyle bir boyuta geldi ki karşısında söz söylemek bile mümkün olmuyor.”
‘Tecrit, halkı hiçbir şey yapamaz duruma getirmektir’
“Tecrit, halkı hiçbir şey yapamaz duruma getirmektir” diyen Newroz, devletin pandemiyi kullanarak cezaevindeki tecrit koşullarının derinleştirildiğine işaret etti. Newroz, halkın derin bir ekonomik krizle boğuştuğunu da sözlerine ekleyerek, pandemiyle beraber halka yaptırımların uygulanmaya başlandığını dile getirdi. Newroz, “Pandemi bahanesiyle halkı eve hapsediyorlar, toplanmalarına izin vermiyorlar ya da müdahale ediyorlar. Onlarca polis bir kişiye sosyal mesafeyi ihlal ettiği gerekçesiyle saldırarak gözaltına alıyor. Pandemi sadece bir bahane asıl yapmak istedikleri şey toplumun tamamına tecrit uygulamak” şeklinde konuştu.
‘Faşizmi yıkacağız, tecridi kıracağız’
PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin barışa yönelik bir tecrit olduğunu belirten Newroz şöyle devam etti: “Çünkü Sayın Abdullah Öcalan barışın çözümüdür. Sayın Abdullah Öcalan’a tecrit uygulanarak ülkelerin ve halkların savaş içerisinde olması amaçlanıyor. Son dönemde artan KDP ile Türkiye arasındaki ilişkilerin ne boyutta olduğunu, Şengal halkı, Ezidi halkına yapılan bu fermanlardan, katliamlardan, soykırımlardan görebiliyoruz. Barışın ve çözümün asıl odağı Sayın Abdullah Öcalan’dır. Bu yüzden de Sayın Abdullah Öcalan şahsında tüm Türkiye, Kürdistan ve Ortadoğu halklarına bir tecrit uygulanıyor ve bu tecridi de savaşla derinleştirmek istiyorlar. Türkiye’de gençlikle, Kürdistan’da bütün halk ile Ortadoğu’da da Êzidi ve Kürt halkı ile bunu yapmak istiyorlar. Bu saldırıları işbirlikçilerle yapıyorlar ama biz gençlik olarak da Kürt halkı olarak da direnen bütün halklar olarak da tecridin karşısındayız. Her zaman dediğimiz gibi ‘Faşizmi yıkacağız, tecridi kıracağız Sayın Abdullah Öcalan’la beraber ülkeye, halklara barışı getireceğiz’.”
‘Kürtler hala katledilirken Kürt sorunun çözümünden bahsedilemez’
İktidarın ‘Kürt sorunu yoktur” söylemlerine değinen Newroz, ancak Kürt illerinde hala Kürt kadınlarının tecavüze uğradığı zaman faillerin sırf asker oldukları için serbest bırakıldığına dikkati çekti. Newroz, “Küçücük çocuklar tanklar ve TOMA’larla ezildiği zaman failler serbest bırakılıyor. Onlar için evet, bir Kürt sorunu yok. Onlar sorunu her zaman şiddetle, halkı kırıma uğratarak çözmek istiyorlar. Devletin, üzerimizde yapmak istediği şey, özel savaş tekniklerini kullanarak, halkımızı ve kültürümüzü kırıma uğratmak. İktidar her ne kadar ‘biz çözümün muhatabıyız’ dese de biz bunu geçmişte gördük. İktidar, Sayın Abdullah Öcalan ve Kürt halkının barışa olan inancını, güvenini kullanmak istiyor. Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılarak, mutabakat yolunun açılmasını istiyoruz. Ancak iktidarın söylemlerinin, MHP ile ittifakını sağlamlaştırmak ve oy kaybını azaltmaya yönelik olduğunu düşünüyoruz. İktidarın söylemlerini samimi bulmuyoruz, ‘Kürt Sorunu çözüldü’ diye bir şey yok. Bu ülkede hala Kürtler katlediliyorken, kimse Kürt sorununun çözümünden bahsedemez” diyerek iktidara eleştirilerde bulundu.
‘Onlar içeride biz dışarıda direneceğiz’
Tutsakların tecridi kırmak amacıyla başatlıkları eylemi de değerlendiren Newroz şöyle konuştu: “Dostlarımız ve yoldaşlarımız her zaman dışarıdaki yoldaşlarına güvenerek, içerde açlık grevine girmişlerdir. Bizim dışarıdaki yoldaşları olarak yapmamız gereken eyleme destek vermektir. Sokakta olmamız gerekiyorsa sokakta olacağız. Basın açıklaması yapmamız gerekiyorsa basın açıklaması yaparak ama her daim morallerini diri tutarak onlara destek vereceğiz. Konjonktüre uygun bir şekilde davranmak gerekiyor. Her zaman yoldaşlarımızın yanında olacağız. Onlar içeride biz dışarıda direneceğiz ve faşizmi yıkacağız, tecridi kıracağız.”







