Pınar’ın davası için dayanışma çağrısı: Fail haklı çıkarılmak isteniyor
- 09:20 3 Ocak 2021
- Güncel
Melike Aydın
MUĞLA - Pınar Gültekin’i katleden faillere gerekli cezanın verilmesi için yarın görülecek duruşmayı takip edeceklerini söyleyen kadınlar, Pınar’ın ailesinin yanında olacakları mesajı verdi. Failin haklı çıkarılmaya çalışıldığına işaret eden kadınlar, davayı sahiplenme çağrısı yaptı.
Muğla’da 16 Temmuz 2020’de kaybolan, 21 Temmuz 2020’de ise cenazesi bulunan Pınar Gültekin’i katleden Cemal Metin Avcı ve ona yardım eden kardeşi Mertcan Avcı’nın yargılandığı davanın ikinci duruşması yarın Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Yargılama sürerken failin annesi, babası ve bir yakını için “delilleri yok etme, gizleme ve değiştirme” suçlamasından verilen takipsizlik kararına karşı ailenin Adalet Bakanlığı’na yaptığı itiraz sonucu Bakanlık, takipsizlik kararı veren Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı bozmasını istemişti. Son olarak da Pınar’ın babası Sıddık Gültekin, davadan vazgeçmesi için CHP’li milletvekili Süleyman Girgin’in kendisini aradığını ifade etmişti.
Verilen takipsizlik kararı ve failden yana girişimlere, Muğla’da dava öncesi Pınar’ın katledilmesi ve delillerin yok edilmesi ile ilgili durumdan çok Pınar’ın hayatının konuşulmasına karşı kadınlar, davayı sahipleneceklerini vurguladı.
‘Neredeyse fail haklı çıkarılacak’
Yaşanan kadın katliamlarının Muğla’da okuyan kadınlarda travmatik etkiler yarattığını belirten Üniversiteli Genç Kadınlar’dan Yaren Tekin, Pınar’ın faili hakkındaki davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını dile getirdi. Ortaya atılan iddialarla failin neredeyse haklı çıkarılacağını, katledilen Pınar’ın suçlanır duruma getirildiğini söyleyen Yaren, “Adliyenin önünde olabildiğince sesimizi çıkaracağız. Sadece Muğla’daki üniversiteli kadınlar değil, dışında olan kadınları da davaya bekliyoruz. Üstü örtülmeye çalışılan bir dava. Duruşma salonuna alınmasak da orada olacağız” dedi.
‘Pınar’ın ailesinin yanında olacağız’
Bireysel ve grup olarak cinsiyete dayalı ayrımcılığa ve şiddete maruz kalan yurttaşlara danışmanlık ve dayanışma sağlamak amacıyla geçtiğimiz Perşembe günü kurulan Muğla Kadın Dayanışma ve Danışma Derneği üyesi Esra Namazcı, derneğin Muğla’da artan kadın katliamlarının yarattığı zorunluluktan kurulduğunu ifade etti. Pınar’ın ve Zeynep Şenpınar gibi genç öğrenci kadınların hedef alınmasının tedirginlik yarattığını kaydeden Esra, “Pınar’ın ikinci davası görülecek. İlkinde fail ‘panik atağım vardı’ gibi her kadın cinayetlerinde yapılanları yaptı. Kadınlar olarak dışarıda Pınar’ın ailesinin yanında olduğumuzu göstereceğiz. Pınar’ı karalama, katili aklama çabası var. Buna müsaade etmeyeceğiz. Babanın açıklamalarını bekliyoruz. Bu olay yayıldıktan sonra siyasi ve normal kesimlerde aileyi zan altında bırakan açıklamalar yapanlar oldu. Burada acılı bir aile var, buna saygı duyulması gerekiyor” şeklinde konuştu.
‘CHP’li kadınlara büyük sorumluluk düşüyor’
Dava yerine CHP’li milletvekilleri ile yöneticilerinin tartışılır bir duruma gelinmesinden rahatsızlık duyulduğunu söyleyen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muğla Genç Kadın Koordinasyonu’ndan Leyla Kalın ise failin yalnız olmadığının farkında olduklarına işaret etti. Partisinin cinsiyet eşitsizliğine ilişkin konularda tüzükteki ilgili maddeleri ve disiplin mekanizmalarını işleterek her statüde ihraçların gerçekleştirebildiğini söyleyen Leyla, “Bu noktada CHP’li kadınların statüye bakmaksızın parti iç disiplinini işletmesi gerekiyor. İstanbul Sözleşmesi için Muğla’da CHP’li kadınlarının da içinde olduğu canhıraş çalıştığı bir süreç yaşadık. İstanbul Sözleşmesi kadının beyanı esastır dediğimiz noktadadır. Burada ise babanın söylediği esas alınmalıdır. Bütün partilerin üzerinde olan bir durumdan bahsediyoruz. CHP’li kadın arkadaşlara ciddi sorumluluk düşüyor. Yakın zamanda Muğla CHP içinde gerçekleşen bir taciz de konusu söz konusu oldu. Bu bir erkeklik sorunudur. Biz bunu tüzüğümüzle ve onu uygulayarak aşıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Müdahillik talebinin kabul edilmemesi yasalara aykırı’
Kadın katliamlarının yaşanmasında yasaların uygulanmamasının en büyük etken olduğunu ifade eden Bodrum Kadın Derneği’nden Evrim İnan da Zeynep Şenpınar’ı katleden Ahmet Selim Kemaloğlu davasında olduğu gibi Pınar Gültekin’in faili hakkındaki davada da müdahillik taleplerinin yasalara aykırı şekilde reddedildiğini belirtti. Barolar veya UCİM (Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı İle Mücadele Derneği) gibi kurumların müdahillik talepleri kabul edilirken, sivil toplum kuruluşlarının dışarıda bırakıldığını dile getiren Evrim, “Hiçbir gerekçe sunulmuyor. ‘Suçtan doğrudan etkilenmediniz’ deniyor. Oysa her bir kadının öldürülmesi bizlere de doğrudan zarar veriyor” diye belirtti.
‘Katliama karışanlar siyaseten korunmaya çalışılıyor’
Seküler olarak bilinen Muğla’nın bu unvanı nedeniyle kadına yönelik şiddetin de gözden kaçırılmak istendiğini ifade eden Bodrum Kadın Derneği’nden Şener Macit, “kadın düşmanlığı konusunda yargıda adeta çeteleşmenin gerçekleştiğini” söyledi. Bodrum’da turizmci Ahmet Bayer'in villasında katledilen Aslı Baş’ın davasında sanıkların beraat almasına atıfta bulunan Şener, Pınar’ı katleden erkeğin duruşmasına ilişkin ise şunları kaydetti: “Failin annesi Menteşe’de CHP ilçe yöneticisi. Pınar öldürüldükten hemen sonra istifa etti. Biz de solcu erkekler yapmıyor demiyoruz. Bunu yapan erkekler bu gerici iktidardan güç alıyor. CHP’nin milletvekili para teklif ediyor büyük ihtimalle. Televizyondan CHP’li parti sözcüsü şöyle diyor: ‘Biz arkadaşımıza güveniyoruz.’ Yani o da savunuyor katili. Burada bir sarmal var, bir ittifak var. Bu ittifaka karşı elbette ki biz kadınlar mücadele edeceğiz.”
‘Erkekler kadınlar üzerinden el sıkışıyor’
Bodrum Kadın Derneği’nden Figan Erozan ise Pınar’ın katlediliş şekli nedeniyle toplumda infial yaşandığını, oysa her kadın katliamının infial yaratması gerektiğinin altını çizdi. Bu durumun nedenleri üzerine gidilmesi gerektiğini ifade eden Figan, “Seküler de olsanız İslamcı da olsanız erkekler kadınlar için el sıkışıyor. 6284 sayılı yasa da Belediye Kanunu da yeni değil ama sığınaklar hala yok. Kadına yönelik erkek şiddetinde izlenen politikaların son derece sistematik ve bütüncül olduğunu düşünüyorum. Kadınlar OHAL’e rağmen sokaklara çıktı. Kadın politikalarının erkek siyaseti dönüştürebildiğini düşünüyorum. Tek bir yönden değil bütün erkek siyasetini hedef alır bir yerden söz söylemek gerekiyor” dedi.
‘Pınar’a en ufak saygısızlık yapılmadan faile ceza verilmeli’
Erkek siyasetten bir taleplerinin olmadığını ve yasaları uygulamayan siyasi kadroların bütün muhalefetle birlikte değiştirilmesinden yana olduğunu dile getiren Figan, savaşta öldürülenleri kutsal gören siyasetin kadın katliamını münferit olarak değerlendirdiğini dile getirdi. Figan, şunları belirtti: “Kadınlar bir davaya gözünü diktiğinde orada hukuksuzluğu o kadar rahat yapamıyorlar. Demek ki her kadın bölgesinde hangi kadın örgütü varsa ona gitmeli derhal. Çünkü bir aradayken dönüştürecek ve bize alan açacak. Elimizden geldiğince Pınar’a en ufak saygısızlık yapılmadan faile gerekli cezanın verilmesini istiyoruz. Gelebilecek kadınlar davaya gelsin. Bunu yapanlar kimlerse onlara yüzümüzü dönelim.”







