‘Kadın dayanışması derneklere kayyım atamalarla bitmez’

  • 09:05 7 Ocak 2021
  • Güncel
Hikmet Tunç
 
VAN - STÖ’lere kayyım atamanın önünü açan kanun teklifi ile kadınların sesinin kısılmasının amaçlandığına dikkat çeken Star Kadın Derneği üyesi Emine Bozkurt, kadın dayanışmasının kayyımlarla bitmeyeceğini söyledi. 
 
AKP-MHP iktidarının her geçen gün muhalif kesimlere yönelik baskılarına yenileri ekleniyor. Bu baskılara son olarak sivil toplum örgütlerine (STÖ) yönelik “kayyım” atamanın önünün açan yasa oldu. 16 Aralık’ta Meclis Başkanlığı’na sunulan ve 18-19 Aralık’ta Meclis Adalet Komisyonu’nda kabul edilerek Meclis Genel Kurulu’nun gündemine taşınan, “Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi”nin ilk bölümü Meclis’te kabul edildi. 
 
Söz konusu kanun teklifine ise Türkiye ve bölge kentlerinde tepkiyle karşılandı. STÖ’ler teklifin geri çekilmesi için çağrılarını yinelemeye devam ediyor. 
 
Star Kadın Derneği üyesi Emine Bozkurt, kanun teklifine ilişkin ajansımıza değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘Kadınlar bir kez daha mağdur edilecek’
 
Bir yıl önce İçişleri Bakanlığı genelgesi ile belediyelere atanan kayyımlarla ve Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan kadın örgütlerine karşı alternatif olmak amacıyla Star Kadın Derneği’ni kurduklarını belirten Emine, üyelerinin daha çok kapatılan kadın kurumları, kayyım atanan belediyelerde kadın politikalar müdürlüğü bünyesinde çalışan kadınlardan ve ayrıca KHK ile ihraç edilen kadınların bir araya gelerek oluşturduğu bir dernek olduğunu söyledi. Emine, “Kadınlar kayyımlarla bir kez daha mağdur edilecek” diyerek tepkisini dile getirdi. 
 
‘Kadınlar tarafından sahiplenildik’
 
Geçtiğimiz yıldan bu yana pandemiden dolayı çalışmalarının da olumsuz bir şekilde etkilendiğini ifade eden Emine, kısıtlı imkanlara rağmen, kadın dayanışmasını büyüttüklerini ve bir yıllık süreçte özelde kadınlar tarafından derneklerinin sahiplenildiğini kaydetti. Emine, “Derneğimize sadece kadına yönelik şiddet başvurusu gelmedi. Boşanmak isteyen ve destek bekleyen, cinsel istismara maruz kalan çocukların aileleri de başvurdu. Bunların yanı sıra kimi zaman sadece sohbet etmek isteyen ve bizi tanımak isteyen birçok yurttaş da kapımızı çaldı” diye belirtti.
 
‘Yüzlerce gönüllü kadınla çalışıyoruz’
 
Derneğin kuruluşundan bu yana yüzlerce gönüllü kadınla birlikte çalışmalarını yürüttüklerini dile getiren Emine, “Şu ana kadar birçok başvuru aldık. Fakat hukuki boyutta da gönüllü avukatlarımızın müdahil oldukları davalarla birlikte toplam yirmi başvurumuz bulunmakta. Aynı zamanda yine gönüllü psikologlarımızla birlikte şiddet mağduru kadınların tedavileri de karşılanıyor” sözlerini kullandı.
 
‘Toplum baskısı yüzünden kadınlar boşanamıyor’
 
Derneğe başvuran erkek şiddetine maruz bırakılmış B.T.’yi örnek olarak gösteren Emine, B.’ye izlemesi gereken yol ve yöntemleri anlatarak yardımcı olduklarını kaydetti. Emine, B.’yi şu sözlerle anlattı: “B.T., bize sosyal medya aracılığıyla ulaşan bir kadın. Yıllarca eşinin sistematik şiddetine maruz kalan B.T., buna karşı boşanmak istediği ve boşanma konusunda dayanışma istediği için bize başvurmuştu. Boşanmak bir hak iken özellikle bölgede sanki bir ‘utançmış’ gibi kadını evlendiği erkek ölümüne de olsa evliliğe mahkum eden bir boyuttadır. Maalesef kadınlar şiddet gördüğü ya da sevmediği bir erkekten boşanamıyor. Bizler de başvuru üzerine psikolojik tedavinin yanı sıra hukuki anlamda da gönüllü avukatlarımızı devreye koyarak B.T.’ye destek sunduk. Sonuna kadar da desteklerimizi sürdüreceğiz.”
 
‘Toplumun sesinin kısılması amaçlanıyor’
 
Dernekleri hedef alan teklif ile toplumun sesinin kısılmasının amaçlandığını vurgulayan Emine, “Toplumda farklılıkların düşüncelerini ifade etme şeklinin dahi soruşturma konusu yapılarak hakkında onlarca yıl ceza isteniyor. Dolayısıyla derneğimizde de neredeyse tüm arkadaşlarımız ya ihraç edilmiş, ya da kapatılan bir kurumdan gelip yeniden çalışmaya başlamış kadınlardan oluşuyor. Kapatılması söz konusu olduğunda aynı şekilde kadınlar yaşamın dışına atılacaktır. Kadın dayanışması kayyım atamasıyla bitecek ya da kurumlara mahkum edilecek bir çalışma değildir. Her koşulda bir arada bunun adı (dernek olmaz platform olur aktivistlik) olur, mücadelemize devam edeceğiz” dedi.