Ankaralı Boğaziçililer: Kayyım gidene kadar eylemler sürecek
- 10:57 7 Ocak 2021
- Güncel
ANKARA - Boğaziçi Üniversitesi'ne atanan kayyıma tepki gösteren Ankaralı Boğaziçili öğrenciler, üniversitelerin özerk olması gerektiğini ifade ederek, üniversitenin her yanını saran polislerin üniversiteyi serbest bırakması gerektiğini kaydetti. Öğrenciler amaçlarına ulaşana kadar eylemlerine devam edeceklerini söyledi.
Ülkede 2016 yılında ilan edilen ve 2 yıl süren Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamaları aradan geçen 3 yıla rağmen sürdürülmeye devam ediyor. OHAL sürecinde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yetkilerini genişleterek kendisine “kayyım atama yetkisi” tanıdı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) yönetiminde bulunan belediyelerle başlatılan kayyım atamaları, bugün sivil toplum örgütünden üniversitelere kadar tüm alanlara sirayet etti.
Geçtiğimiz günlerde Meclis Genel Kurulu’ndan geçen “Kitle İmha Silahlarının Finansmanının Önlenmesine Dair Kanun Teklifi”nin ardından Sivil Toplum Örgütlerine de kayyım atama yetkisi sunuldu. Kayyımın hedef aldığı alanlardan biri de üniversiteler.
2 Ocak’ta Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında AKP’li Cumhurbaşkanı, Boğaziçi Üniversitesi’ne Melih Bulu, Beykoz Üniversitesi’ne Mehmet Durman, Pamukkale Üniversitesi’ne Ahmet Kutluhan, Antalya Bilim Üniversitesi’ne İsmail Yüksek ve Çağ Üniversitesi’ne Ünal Ay’ı kayyım rektör olarak atadı. Son atamalarla birlikte ODTÜ, Boğaziçi ve Ankara Üniversitesi gibi Türkiye’nin sembol üniversiteleri başta olmak üzere 4 yıl içerisinde çok sayıda üniversiteye kayyım atanmış oldu.
Atanan kayyımlara ilişkin Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri üniversitede protesto eylemlerine başladı. Gerçekleşen eylemlerde çok sayıda öğrenci polis tarafından darp edilerek gözaltına alındı. Günlerdir devam eden eylemlere birçok kentten destek geldi. Ankaralı Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri de İstanbul’da eylemde olan arkadaşlarına destek oluyor.
‘Üniversiteler özerk olmalı’
Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Elif Güleroğlu, 2016 yılına kadar Boğaziçi’nin geleneğinin, kendi istediği rektörü atamak olduğu vurgulayarak, bu durumun 2016 yılının ardından değiştiğini ifade etti. Kendi seçtikleri rektörün rektör olarak gelmesini istediklerini kaydeden Elif, bunun sadece Boğaziçi’nin sorunu olmadığını belirtti. Bütün üniversitelerin özerk olması gerektiğinin altını çizen Elif, “Kayyım rektör atamaları hiçbir üniversitede yapılmamalı. Üniversiteleri yönetmek üniversitenin kendi iradesine bırakılmalı” sözlerine yer verdi.
‘Arkadaşlarımız çok sert tepkilerle karşılaştılar’
İstanbul’da eylemde olan arkadaşlarına destek olmak ve kayyım rektörü protesto etmek amacıyla dün gerçekleştirmek istedikleri eylemin engellenmesine tepki gösteren Elif, “Biz çok barışçıl bir eylem yapmak üzere toplanmıştık. Bir arbede ve olay çıkmaması için çabaladık ve polise de bunu ifade ettik. Sosyal mesafe kurallarına uyacağımızı ve kitap okuyacağımızı belirttik ama buna kesinlikle izin vermediler. Hatta çoğu arkadaşımız çok sert tepkilerle karşılaştılar. 2 arkadaşımız polisler tarafından gözaltına alındı. Daha başlayamadan bir baskı ile karşılaştık. İstediğimizi alana kadar eylemimize devam edeceğiz. Tüm kamuoyunun da üniversitelerin özerk olmasının ne kadar önemli olduğunu bilmesi gerekir. Bunu herkese anlatmaya çalışıyoruz ve herkesin de desteğini bekliyoruz. Çünkü bu bütün ülkenin problemi” diyerek destek çağrısında bulundu.
‘Bu sadece Boğaziç’nin problemi değil’
Yine Boğaziçi Üniversitesi’nin öğrencisi olan Cansu Koçak, atanan kayyımla üniversitenin demokratik ve bilimsel ortamının bozulduğunu ve tehlikeye girdiğini düşündüklerini söyledi. Kayyımın seçimle gelmesi gerektiğini ifade eden Cansu, özerk, barışçıl Boğaziçi ortamının korunması gerektiğine dikkat çekti. Cansu, “Bunun sadece Boğaziçi’nin problemi olmadığının farkındayız. Buna karşı çıkan bütün üniversitelerle birlikte ve yan yanayız. Onların da mücadelesini destekliyoruz ve onlarla birlikte devam edeceğiz. Şu an üniversitemizin hem girişinde hem de içinde çok sayıda polis var ve bu şartlar altında güvenli olduğumuzu düşünmüyoruz. Polislerin bir an önce okulumuzu serbest bırakmasını ve seçimle gelen, barışçıl bir ortamda eğitim hakkımıza devam etmek istiyoruz” şeklinde konuşarak okullarının serbest bırakılması gerektiğini belirtti.
‘Eylemler kayyım gidene kadar sürecek’
Cansu, kayyım atanmasının adil olmayan bir uygulama olduğunun farkında olduklarına işaret ederek, buna tepki verenlerin sadece kendileri olmadığını aktardı. Herkesin uygulamalara karşı çıkmasıyla baskı gerçekleştirildiğini sözlerine ekleyen Cansu şöyle konuştu: “Bütün akademisyenlerimiz ve öğrencilerle birlikte buna karşı çıkmamız bunun ne kadar ciddi bir problem olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Türkiye'nin dört bir yanında Boğaziçili öğrenciler var. Ve başka üniversitelerden öğrenciler de var. Biz her yerden bu eylemleri sürdürmeye devam edeceğiz. Bu eylemler kayyım gidene kadar sürecek. Arkadaşlarımızın yanındayız ve her zaman destekleyeceğiz. Üniversiteler özerk olmalıdır, kayyımla değil seçimle atanan rektör istiyoruz.”







