Efrin İnsan Hakları Örgütü'nden 3 yıllık ihlal raporu

  • 17:41 30 Ocak 2021
  • Güncel
 
HABER MERKEZİ - Efrîn İnsan Hakları Örgütü, 3 yıldır Türkiye ve desteklediği grupların denetiminde olan Efrîn’de yaşanan insanlık suçlarına ilişkin rapor açıkladı. 
 
Türkiye ve desteklediği grupların denetiminde bulunan Efrîn’de işlenen insanlık suçlarına dair çalıştay düzenlendi. 2’nci Hukuk Çalıştayı, Mart 2018’den bu yana kentte yaşanan insan hakları ihlalleri raporunun okunması ile başladı. 
 
Raporu paylaşan Efrîn İnsan Hakları Örgütü Başkanı Îbrahîm Şêxo, Türkiye ve desteklediği grupların Efrîn’e yönelik saldırılarına dair bilgileri aktardı. İbrahim saldırılarda her türlü ağır ve gelişmiş silah, tank ve savaş uçağının kullanıldığına dikkat çekerek, saldırılar sonucunda bölgenin altyapısının ve sivil kuruluşların yok edildiğini belirtti. İbrahim, binlerce sivilin katledildiğinin ve yaralandığının, bölgede yüz binlerce kişinin göçertildiğinin ve onlarca katliam yapıldığının altını çizdi.
 
‘On binlerce göçmen Efrin’e yerleşti’
 
Bununla birlikte etnik soykırım yapıldığına da işaret eden İbrahim, “Uluslararası ölçüt, kanun, standartlar ihlal edildi. Efrîn kantonu, Tük devletinin ulusal güvenliğinin korunması, güvenli bölgelerin oluşturulması, Suriyeli göçmen ve mültecilerin yeniden yerleştirilmesi gibi birçok bahane ile işgal edildi. Bilindiği gibi işgalden önce, Efrîn’de sosyal yönetim sistemi oturmuştu. Suriye’nin diğer birçok şehirleri arasında güvenlik ve ekonomik alanda istikrarı olan tek yer Efrîn’di. Suriye’nin diğer bölgelerinden gelen on binlerce göçmen Efrîn’e yerleşmişti” diye kaydetti.
 
Hazırladıkları rapor ile Efrîn’de 3 yılda işlenen insanlık suçlarına dikkat çekmek istediklerini söyleyen İbrahim, raporda yer alan insanlık suçlarının bir kısmının belgelendiğini, büyük bir kısmının da Türkiye ve desteklediği paramiliter grupların gizleme politikaları ve tüm mağdurlara ulaşabilecek bağımsız uluslararası komitelerin bulunmaması nedeniyle hala gizli kaldığını vurguladı. 
 
Şêxo, raporda yer alan şu billgileri paylaştı:
 
 “İşgalci Türk ordusu ve Suriyeli silahlı gruplar, 2018 yılında bölge sakinlerini bilinçli bir şekilde öldürdü ve kaçırdı. Öldürülen ve kaçırılanların sayısı 943 kişiye ulaştı. Bunlardan 76’sı işkence sonucu öldürüldü veya yargılanmadan idam edildi. Suçları da Özerk Yönetim ile olan ilişkileriydi. Kaçırmaların çoğu işgalci Türk devletinin istihbaratının gözetiminde cihatçı gruplar tarafından gerçekleştirildi.
 Onlarca stratejik bölge, sağlık, eğitim ve hizmet kurumları hedef haline getirildi. Efrîn Hastanesi 3 defa bombalandı. Heyva Sor a Kurd’a bağlı ambulanslar hastaneye yaralı götürdüğü zaman hedef haline getirildi. Şera ilçesine bağlı Metina köyündeki su arıtma istasyonu ve Meydanki barajı hedef alındı. İşgalci Türk devleti, bu hedeflerle suyu silah olarak kullanmak ve sivilleri göçertmek istiyordu.
 
700 kişi işkenceye uğradı
 
2019 yılında insan kaçırma ve fidye isteme olaylarının sayısı 6 bini aştı. 500 kişinin ailesinden fidye parası istendi ve 330 kişinin akıbeti bilinmiyor. Belgelere göre 700 kişi işkenceye uğradı. Kadınlar ve çocukların kaçırılıp onlara işkence edilmesinin ardından görüntüleri ailelerine yollandı ve fidye istendi. İstenilen fidye parası bazen 100 bin doları aştı. 54 kişi işkence sonucu öldürüldü. 41 kişi ise işgalci Türk devleti ve çetelerinin bombardımanı sonucu katledildi. Bombardıman sonucu 2 gazeteci öldü ve 670 sivil de yaralandı. Mayın ve patlamalar sonucu ise bin 730 sivil yaralandı.
 
128 kadın yaralandı, 60 çocuk tecavüze uğradı
 
2 Aralık 2019’da Til Rifet (Halep’in 35 km kuzeyinde) işgalci Türk devleti ve çeteleri tarafından bombalandı. Bombardımanda Efrînli ailelerin olduğu yerler hedef alındı. Bombardıman sonucu 8’i çocuk olmak üzere 10 kişi şehit düştü, 9’u çocuk olmak üzere 17 kişi ağır yaralandı.
 
İşgalci Türk devleti ve çeteleri Efrîn bölgesinde kadınlara yönelik kaçırma, tecavüz, katletme gibi suçlar işleyerek Efrîn halkının bölgeyi terk etmesini amaçlıyorlar. 2018 yılından 2019 yılına kadar 40 kadın katledildi, 128 kadın yaralandı, küçük yaşlardaki 60 kız çocuğu tecavüze uğradı. Bu kadınlardan 5’i intihar ederken, 270’i de kaçırıldı.
 
9’u kadın 58 kişi katledildi, 987 kişi kaçırıldı
 
58 kişi katledildi. Bunların 9’u kadın. 987 kişi kaçırıldı. Sivil bölgelerde 39 patlama gerçekleşti. Bunların sonucunda 170 ölü ve yaralı var. 2020 yılında 35 kadın da kaçırıldı. Aralarında engelli ve çocukların da olduğu 67 kadına tecavüz edildi. Yaşları küçük olan 5 kız çocuğu silah zoruyla çetelerle evlendirildi. Bunların dışında işgalci Türk devletinin bilgisi dahilinde erkeklere de cinsel şiddet uygulandığı belgelendi.
 
Efrîn’de yaşayan Alevi ve Êzidîler kültür ve inanç değişikliğine zorlandı. Yerlerinden göçertildi. Efrîn’de 23 Êzidî köyü var. Suriye savaşı başlamadan önce bu köylerin nüfusu 25 bin idi. Cihadist çetelerin saldırıları başladıktan sonar bunların bir kısmı Avrupa’ya göçtü. İşgalci Türk devleti ve çetelerinin Efrîn işgalinden sonra kalan yurttaşların hepsi köylerinden ayrılmak zorunda kaldı.  Çoğunluğunu yaşlıların oluşturduğu 7 bin kişi kaldı.
 
10 bin dönüm arazi yaktılar
 
Çete grupları insanlığa karşı suç işlediler. Korku siyaseti uyguladılar. Diğer dinden olanlara zorla islam dinini, oruç, namaz, dini eğitim devrelerini zorunlu kıldılar. Tarihi din merkezlerini ahırlara çevirdiler. Binaları yıktılar. Efrîn’deki hiçbir canlı bu katliamdan yara almadan kurtulamadı. Her şeyi kendilerine helal kıldılar. Her hakkı kendilerinde gördüler. 300 bin büyük zeytin ağacını, 150 bin diğer ağaçları kestiler. 11 bin ağaç yaktılar. 10 bin dönüm arazi yaktılar.”