Kadınlar ‘Kadın Üniversitesi’ istemiyor: Mücadele edeceğiz

  • 09:04 17 Şubat 2021
  • Güncel
 
ANKARA - Kadın üniversitesine dair ilk adım atıldı. AKP iktidarının kurduğu "kadın üniversitesi"ne karşı olduklarını belirten üniversite öğrencileri, kampüslerin kadınlar için güvenli alanlar haline gelene kadar mücadele edeceklerini belirterek,tüm kadınları sokaklara çağırdı.
 
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Japonya’daki kadın üniversitesine yaptığı ziyaretin ardından “Ülkemde de bunun adımını atacağız” diyerek işaret ettiği kadın üniversiteleri için harekete geçildi. Kadın üniversitesi için kurulan vakfın merkezi Hatay olarak seçilirken yöneticileri arasında eski Bakanlar ve yakınları yer aldı. Kadınlar ve öğrenciler 2 yılın ardından tekrar gündeme taşınan konuya tepkili. Kadın üniversitelerine “hayır” diyen kadınlar çeşitli eylem ve etkinliklerle itirazlarını yükseltiyor.
 
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri Esma Çağlak ile Nisan Çıra, kadın üniversitelerine yönelik itirazlarını dile getirerek, eylemlerin öncülüğünü üstlenen kadınlara yönelik baskıların artmasına tepki gösterdi.
 
‘Her eylemin öncüsü kadınlar’
 
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Esma Çağlak, toplumsal muhalefetin gerçekleştirdiği eylemlerde dahi kadınların ön planda olmasının tesadüfi bir durum olmadığını belirtti. AKP ve Tayyip Erdoğan rejiminin kendini kadın düşmanlığı üzerinden inşa ettiğini kaydeden Esma, attıkları her adımın kadınların hayatına ve yaşam hakkına değen bir yerde durduğunun altını çizdi. Pandemiyle birlikte bu durumun daha da katlanılmaz bir duruma geldiğine işaret eden Esma, “Son 5 yılda yaşananlar, yasa değişiklikleri, İstanbul Sözleşmesi’nin gündeme getirilmesiyle kadınlar bu rejimle sürekli karşı karşıya geldi. Kadınların her eylemde neden öncü olduğunu anlayabiliyoruz. Tek adam rejimine en çok kadınlar direniyor. Buna karşı nasıl direnileceğini, nerde nasıl bir adım atılacağını, hangi politik söylemi söyleyince onu boşa düşüreceğini çok iyi biliyorlar” sözlerine yer verdi.
 
‘Üniversiteler kadınların özerk alanları’
 
Boğaziçi direnişlerine dikkat çeken Esma, farklı algılarla Boğaziçi eylemlerine katılanların kutuplaştırılmaya çalışıldığını ifade etti. Öğrencilerin direnişleriyle iktidar saldırılarını aştığını kaydeden Esma, direnişin en önünde LGBTİ+’lar ile kadınlar olduğunu söyledi. Esma, kadınların eylem ve politik pratiklerinin bunlarla birlikte görünür olduğunu belirtti. Geçen sene kurulacağı ifade edilen kadın üniversitesinin bugünlerde tekrardan gündeme taşınmasının da rastlantı olmadığını sözlerine ekleyen Esma, “İktidarın kadın hareketi ve özellikle genç kadın kitlesi üzerindeki saldırıları son 5 yılda daha fazla yoğunlaştı. Tabi bu saldırılar üniversiteyle bütünlüklü ilerliyor. Üniversiteler, genç kadınların aileden koptuğu, biraz daha bağımsızlaştığı bir alan. Kendi özerk alanını bir nebze de olsa kurabildiği bir alan. Bunu AKP iktidarı da çok iyi bildiği için üniversiteleri kullanarak kadınların hayatını denetim altına almaya çalışıyor” şeklinde konuştu.
 
‘Kadın düşmanlığını doruk noktasında yaşıyoruz’
 
İktidarın, Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı (KYK) yurtlarında müdürler üzerinden kadınların giriş çıkış saatlerini kontrol etmek gibi uygulamalarla denetim mekanizması kurmak istediklerini söyleyen Esma, üniversitelerdeki kadınların bilgi üretim sürecine sınırlı katılmasının sağlanması için bunu engelleyici, erkek figürlerinin ortaya çıkarılmaya çalışıldığının altını çizdi. Esma, “Genç kadınlar hala denetlenemiyor ki kadın üniversitelerine ihtiyaç duyuluyor. Sadece üniversite değil ana okul, ortaokul, lise ve üniversite olarak bütünlüklü bir şekilde kadınların oraya girdiği ve oradan mezun olduğu bir alan. Belli sektörlere göre, cinsiyetlendirilmiş sektörlere göre bölümlerin açıldığı üniversiteler bunlar. Kadın düşmanlığını doruk noktasında yaşıyoruz. İktidarın erkeklik krizi içinde olduğunu görüyoruz. Kadın üniversitelerini de bunu denetlemek ve kendi kadın kadrosunu yaratmak amacıyla açtığını düşünüyorum.  Kadın Üniversitesinin Hatay’da açılması veya yönetim kurulunun eski AKP Bakanlarından oluşması sermaye ve iktidarın ne kadar işbirliği içinde kadınların hayatlarını denetlediğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.
 
‘Kampanyanın çıkış eylemini yaptık’
 
Üniversiteli kadınlar olarak bütün üniversite topluluklarına ve kadın örgütlerine çağrı yaptıklarını hatırlatan Esma, “Makbul kadın kalıbına sığmadığımızı kadınlar olarak da buna karşı mücadele etmemiz gerektiğine dair ‘Kadın Üniversitesi İstemiyoruz’ diye bir kampanya başlatmıştık. Geçtiğimiz haftalarda bunun çıkış eylemini yapmıştık. Bu süreçte de Boğaziçi direnişiyle beraber demokratik bir üniversitenin vazgeçilmezi için yürüttüğümüz bir kampanya var” dedi. 
 
‘Güvenli alan soyut alana kapatmak değil’
 
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Nisan Çıra ise AKP’nin belli dönemlerde İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasından bahsettiğine vurgu yaparak bunun sonucunda kitlesinden kopmalar olduğunu gördüklerini kaydetti. Kadın üniversiteleriyle heteroseksist, ırkçı ve şoven duyguların yaratılmak istendiğini aktaran Nisan, “AKP ve Erdoğan kadınların güvenli alanlarını inşa etmek için kurulduklarını iddia ediyorlar ama kadınların güvenli alanlarını inşa etmek, onları toplumsal alandan soyutlayacak bir alana kapatmak değildir” diye belirtti.
 
‘Kadın üniversitelerine karşıyız’
 
“Üniversitelerde şu anda cinsiyetçilik üretiliyor” diyen Nisan, bu durumun engellenmesi için üniversitelerin kadınlar için güvenli hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Kadınların direniş gösterirken,  karşılarında polisin bulunmaması gerektiğini ifade eden Nisan, “Kadın üniversitelerini tercih etmeyen kadınlar ilerde şu sözlere maruz kalacaklar: ‘Sen tacize uğradın o zaman neden karma üniversiteleri tercih ettin? Kadın üniversitelerini tercih etseydin.’ Kadın üniversitelerinin tercih edilmesinin kadınlara bırakılmış bir tercih olduğunu söylüyorlar ancak tamamen yalan. Çünkü kadınlar sadece üniversitede değil, sokakta değil, ailelerinde de baskı görüyorlar. Kadınlar bu konuda kendi kararlarını veremeyecekler. Ya ailesi tarafından direkt baskı uygulanacak ya da psikolojik, ekonomik hatta fiziksel şiddetle kadınların karma üniversitelere gitmeleri engellenecek. Bunun için de kadın üniversitelerine karşıyız” sözlerine işaret etti.
 
‘Kadınları sokaklara davet ediyoruz’
 
Makbul kadın sınırlarına uymadıklarını söyleyen Nisan şöyle devam etti: “Kadın toplulukları olarak, LGBTİ+ toplulukları olarak kadınları direnişe çağırıyoruz. Çünkü  kadın üniversiteleri demek kadınların daha da güvensiz alanlarda yaşaması demek. Bundan dolayı bütün kadınları sokaklarda, AKP’nin bizi atmak istediği, bizi hiçbir şekilde barındırmak istemediği sokaklara davet ediyoruz.”