TJA’lılar: Direnişimizi Newroz ruhuyla alanlara taşıyacağız

  • 09:06 18 Mart 2021
  • Güncel
 
Safiye Alağaş
 
DİYARBAKIR - Newroz'a hazırlanan TJA’lılar, "Zılgıtlarımız bir sevinç değil, zılgıtımız içimizdeki yangındır. İçimizdeki öfkedir, isyandır. Direnişimizi Newroz ateşiyle, ruhuyla alanlara taşıyacağız" dedi. 
 
21 Mart Newroz Bayramına sayılı günler kala birçok yerde hazırlıklar devam ediyor. Bölgede 14 merkezde “Newroz ateşiyle direnelim özgürleşelim" şiarıyla gerçekleştirilecek olan Newroz kutlamalarının bir adresi de Diyarbakır olacak. Siyasi partilerin, derneklerin, STÖ’lerinin kendi pankartı ile katılacağı Diyarbakır Newrozu’na ilişkin deklarasyonun imzacılarından Tevgera Jinên Azad (TJA) da “Kadın kırımına karşı yaşamı, tecride karşı özgürlüğü savunuyoruz” şiarıyla alanlarda yerini alacak. 
 
'Özgürlüğü ve direnişi haykıracağız'
 
Köylerde, mahallelerde Newroz ateşini yakmaya başladıklarını söyleyen TJA aktivisti Jale Okan, 8 Mart'ta olduğu gibi Newroz'da da kadınlar olarak alanları renklendireceklerini belirtti. Geçtiğimiz yıl pandemiden kaynaklı Newroz'un kutlanamamasının Kürtlerde burukluğa yol açtığını dile getiren Jale, "İnanıyorum bu Newroz çok güzel geçecek. Çünkü halkta da bunun sıcaklığını görüyoruz. Mahallelerde, köylerde, sokaklarda Newroz sevinci ve coşkusunu görüyoruz. Özellikle de kadınlar Newroz'u çok güzel bir şekilde karşılayacak. Newroz alanı Kürt halkı ve kadınlar için özgürlük ve direnişin alanıdır. Biz Kürt halkı ve kadınlar olarak hem özgürlüğü hem de direnişi haykıracağız" dedi.
 
'Newroz'u direniş ruhu ile kutlayacağız'
 
TJA aktivisti Songül Kapancı ise Newroz'un Ortadoğu halkları için çok önemli olduğunu ancak Kürtler için ise daha büyük bir anlam taşıdığını dile getirerek, Newroz'un ezilen halklar için özgürlüğü temsil ettiğinin altını çizdi. Newroz'un sıradan bir bayram olmadığına dikkat çeken Songül, "Newroz direnişin ruhudur. Başkaldırının ruhudur. Uzun yıllardan beri hep kutluyoruz. Yasaklandığı yıllarda bile hep kutladık. Newroz'u kutlamaktan vazgeçmeyeceğiz. Kürtler için çok önemli bir gündür. Sömürüye, zulme, baskıya karşı bir başkaldırıdır. Alanlarda çalışma yürütürken insanlar Newroz kutlamasının olup olmayacağını soruyor. 8 Mart bizim için ön açıcı oldu. Büyük bir coşku ile kutladık. Şimdi Newroz kutlayacağız. Direniş ruhuyla kutlayacağız" diye kaydetti.
 
'Zılgıtımız içimizdeki öfkenin dışa vurumudur'
 
Pandemiden dolayı halkın daha çok eve kapatıldığını vurgulayan Songül şöyle devam etti: "Evin içine kapatılan kadınlar her şeye cevap olmaya çalıştı. Bu nedenle Newroz kadınlar için çok önemli. Biz Newroz'u sadece gidip halay çekmek olarak görmüyoruz. Newroz, kadınların öfkesini dışa akıtma halidir. Renklerimizle, yöresel kıyafetlerimizle, coşkumuzla bütün kadınlar olarak orada olacağız. Zılgıtlarımızla orada olacağız. Aslında zılgıtlarımız bir sevinç değil, zılgıtımız içimizdeki yangındır. İçimizdeki öfkedir, isyandır. Bir yıllık süreç kadınlar için kolay olmadı, direndiler. Bu direnişi de Newroz ateşiyle ruhuyla alanlara taşıyacağız."
 
'2013 yılındaki ruhla kutlayalım'
 
Başta kadınlar olmak üzere herkesi Newroz alanında buluşmaya çağıran Songül, "İsyanımızla, öfkemizle, özgürlük tutkumuzla alanlarda olalım. 2013 yılı Newroz'unda sayın Öcalan'ın mektubu okundu. Eğer o ruhla devam etseydi bugün her şey daha güzel olurdu. Ancak devlet bunu sürdürmek istemedi ve çok insan yaşamını yitirdi. Biz Newroz'u 2013 ruhu ile kutlamak istiyoruz. Yaşamını yitiren insanların öfkesi ve sesi olmak istiyoruz. Tertip komitesinin hazırlıkları ve örgütlenme çalışması devam ediyor. Alandaki güvenliğimizi de sağlayacağız. Halkımız coşkuyla, sevinçle alanlara gelsinler. Bütün kadınlar, yöresel kıyafetleriyle alanlara gelsin. Çünkü yöresel kıyafetlerimiz bizim kimliğimiz rengimizdir. Kadın özgür olursa toplum özgür olur. Ne olursa Newroz'umuzu kutlayacağız" diye konuştu.