HDP’li kadınlar hedefte: Geri adım atmıyoruz
- 09:04 19 Mart 2021
- Güncel
Nişmiye Güler
İSTANBUL - HDP İstanbul Kadın Meclisi Sözcüsü Beser Çelik, kendilerine dönük taciz ve tehditlerin sürdüğünü belirterek, “Biz ne olursa olsun alanda, sahada olmaya devam edeceğiz” diyerek mücadele etmekte kararlı olduklarını söyledi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Kadın Meclisi üyeleri son dönemde kimliği belirsiz kişi veya kişilerce taciz ve tehdit edilip fiziki takibe maruz kalıyor. HDP’li kadınlar İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’ne geçtiğimiz hafta başvuruda bulunurken, Cumhuriyet Başsavcılığı’na da şikayet dilekçesi sundu.
‘Sahada kadınlar hedef alınıyor’
HDP İstanbul Kadın Meclisi Sözcüsü Beser Çelik, partilerine dönük son dönemde ciddi bir saldırının söz konusu olduğunu ve bunun yansımasının da partide çalışan kadınlarda açığa çıktığını söyledi. Pandemide kadına yönelik erkek şiddetinin artığına dikkat çeken Beser, bu süreçte çıkarılan infaz yasası ile dışarıda taciz, tecavüz faillerinin kol gezmesinin önünün açıldığını belirtti. Beser, “Sahada kadınlar olduğu için her zaman ki gibi kadınlar hedef alınmış Özellikle kadın kurumları hedef alınmış. Niye? Çünkü kadınların kendi renklerini, duygularını orada ifade etme, örgütlülük gücünü yansıtmasının önünü kesen bir yaklaşım biçimidir” dedi.
‘Bir buçuk yıldır taciz söz konusu’
Yaklaşık bir buçuk yıldır HDP’nin resmi üyesi olduğunu belirten Beser, zaman zaman tacize maruz kaldığını fakat son süreçte bunun daha da sistematikleştiğini söyledi. Gençlik Meclisi üyelerinin daha önce birçok kez kaçırılıp tehdit edildiğini ve ajanlaştırılmaya çalışıldığını hatırlatan Beser, “Bu artık parti içinde aktif olarak çalışan kadın arkadaşlara dönük yapılmaya başlandı. Bize dönük de şöyle bir durum gelişti; sosyal medya hesaplarımızdan bana, kadın koordinasyonumuzdan Aysun arkadaşa ve Parti Meclisi üyemiz Esengül Demir’e aynı hesaplardan çeşitli mesajlar atıldı. İşte tanışmak istediğini söylüyor. Ama kim olduğunu sorduğumuzda somut bir isim vermiyor. Özellikle duygusal anlamda mesajların yazılması söz konusuydu. Son süreçte artık rahatsız edecek boyuta ulaştı” ifadelerini kullandı.
‘Benim şahsımda İstanbul’daki kadınlara yönelmedir’
Özellikle HDP’ye yönelimin nedenini, kadın özgürlükçü politikaya, sahada ve yerelde açığa çıkarmasına bağlayan Beser, “Çünkü biz kadınlar eşit yaşamı savunuyoruz. Sözümüzü her alanda her sahada söylemek istiyoruz. Yaşamın her alanında eşit temsiliyeti savunuyoruz. Mor çizgimiz dediğimiz eşbaşkanlık sistemi noktasında HDP olarak bunu çok ciddi anlamda savunan bir yerdeyiz. Diğer kadın kurumlarıyla da ortaklaşan bir yerdeyiz. Kadınlarla beraber yürüdüğümüz için HDP’yi hedef aldılar. Bu saldırı sadece bana yönelik değil. HDP’nin resmi yöneticisi ve aynı zamanda HDP İstanbul Kadın Meclisi Sözcülüğünü yapıyorum. Benim şahsımda İstanbul’daki diğer kadınlara yönelmedir bu. HDP’yi kapatmaya yönelik bir argüman geliştirilirken aynı zamanda HDP’deki kadın arkadaşlara bu kadar ciddi bir yaklaşım sergileniyorsa birbirinden bağımsız ele alamayız. Şu an çok sayıda kadın arkadaşımız, il eşbaşkanımız ev ve ilçe hapsindeler. Şiddet failleri için getirilen elektronik kelepçeler kadın katliamları olmaması içindi ama ne yazık ki kadın arkadaşlarımızın ayağında bu elektronik kelepçeler. Yani bunda kadınlara dönük ciddi bir yönelmenin olduğunu herkes görebilir” diye belirtti.
‘Devlet ile yol yöntemler aynı’
Bu yönelimi yapanların direkt “devletim, polisim” demediğini fakat yol yöntem olarak devlet argümanlarını kullandığının altını çizen Beser, şöyle devam etti: “Gelen kişiler sivil olabilir. Ama birbirinden çok farklı değerlendirmek mümkün değil. Çünkü özellikle bir kurum temsiliyeti üzerinden hedef alınıyorsanız, özellikle devletin hedef gösterdiği bir biçimiyle hedef alınmamızın nedeni net ve somuttur. Tüm bunlarla birlikte sizi hedef alırken aynı zamanda sizin çevrenizdekileri de hedef alıyorlar. Benim bütün sosyal medya hesaplarıma girmeleri, rehberimdeki kişileri arayıp tehdit etmeleri, bilinmeyen hesaplar üzerinden tehdit mesajları göndermeleri hem sizi yalnızlaştırmaya çalışan bir yanı, diğer taraftan kadın kimliğimizden dolayı ahlaki olarak tartıştıran, gündemleştirme gibi birçok yol yöntem deneniyor. Bunların yabancısı değiliz. Fiziksel takipte bulunmaları, otobüs durağında bile çok rahat bir şekilde yanınıza gelip bizi taciz etmeleri birbirinden bağımsız değil. Sıradan bir insanın bu kadar rahat yaklaşmasını normal bulmuyorum.”
‘Taciz devam ediyor’
Tacizlerin halen devam ettiğini belirten Beser, çevresindeki insanlar üzerinden iletişim kurulma çabası içinde olunduğunu dile getirdi. Beser, İHD’ye yaptıkları başvuru ve yaptıkları açıklama sonrası tacizlerin azaldığını ifade ederek, “Devam eden yanları var. Sadece direkt bir yönelme yok. Biz bu anlayış ve yaklaşımları biliyoruz. Yaşamın her alanında erkek egemen anlayışla hem erkek devlet sistemle mücadele ettik, ediyoruz. Bu kadar yönelmelerinin nedeni de bu erkek egemen anlayışı kabul etmememiz. Yine sözümüzü söylemeye devam edeceğiz. Alanlarda olacağız. Birçok arkadaşımız da bu tacizlere maruz kalıyor. Fakat toplumsal yaklaşımlardan dolayı bunu açıkça söyleyemiyor. Ama arkadaşlarımızın bu tacizi ifşa etmesi gerekiyor. Çünkü yapılmadığında birçok kadın arkadaşımız bu duygudan dolayı kendini geri çekmek durumunda kalıyor. Ama biz ne olursa olsun alanda, sahada olmaya devam edeceğiz. Kadınların örgütlü duruşu bu anlayışın da üstesinden gelecek.
‘Suç duyurusunda bir gelişme yaşanmadı’
Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptıkları suç duyurusunda henüz bir gelişme yaşanmadığı bilgisini de veren Beser, henüz takip aşamasında olduğunu söyledi. Beser son olarak da kadınlara HDP Kadın Meclisi etrafında kenetlenme çağrısı yaparak, “Birbirimizden güç alacağımızı, birbirimize güç vereceğimizi, birbirimizin sesi olacağımızı vurgulamak istiyorum. Biz kadınlar ister ailede ister dışarıda bu erkek anlayışa karşı sesimizi birleştirmemiz gerekiyor.









